Kategoriler
DERS NOTLARI

SRC Kursu Ders Konuları Neler?

Araç Bilgisi ve Ekonomik Araç Kullanımı

Yolcu ve yük taşımacılığı yapan sürücülerin, kullandıkları taşıtların performansının bilimsel temellerini öğrenmelerini, otomotiv mühendisliğinin temel kavramlarını tanımalarını ve ekonomik araç kullanmalarını sağlamak.

Çalışma ve Dinlenme Süreleri

Karayolu taşımacılığında ücretli olarak ücretli olarak çalışan sürücülerin çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin ilkeler, Uluslar arası Çalışma Örgütünün (İLO) 1979 yılında 153 Nolu Sözleşme ile kabul edildiği sözleşmede belirlenmiştir. Ülkemiz 2003 yılında bu sözleşmeyi yasalarımıza katmıştır.

Davranış Psikolojisi

Genel olarak insan davranışı ve zihinsel süreçler hakkında ve trafik psikolojisi ile sürücü davranışları konusunda genel bir bilgi vermektir.

Düzenli Yolcu Taşımacılığı

Düzenli yolcu taşımacılığı yapan sürücülere, bu tür bir taşımacılığın yasalara uygun olarak nasıl yapılması gerektiği, yolcu hakları, taşımacıların sorumluluk ve yükümlülükleri hakkında bilgi ve beceri kazandırmak.

Gümrük, TIR ve Kaçakçılık Mevzuatı

Sürücüler; gerek Uluslararası, gerekse Yurtiçi taşımacılık yaparken Gümrük işlemleri ile karşılaşabilirler. Bu nedenle gümrüklerde hangi tür işlemlerin yapıldığını, bu işlemleri kimlerin (Eşya sahibi-Taşıyıcı-Acente) yapacağını, ne kadar zamanda bitireceğini bilmek zorundadır.

Bu işlemlerin eksik yapılması veya zamanında bitirilememesi kanuni sorunlara neden olur. Bundan dolayı para veya hapis cezalarına maruz kalabilirsiniz. Dersin amacı, sürücüleri bu konularda bilgilendirmek, işlerinizi kolay ve hızlı yapabilmenize yardımcı olmak, para ve hapis cezalarından uzakta kalmanızı sağlamaktır.

Güvenli Sürüş Teknikleri

Sürücülerin trafikte güvenli sürüş tekniklerinden yararlanarak kendilerini ve araçlarını tehlikeler karşısında güvende tutabilmelerini, yol ve trafik koşullarını en iyi şekilde tutabilmelerini sağlamaktır.

Güzergah ve Geçiş Belgeleri

Karayolu taşımacılığı konusunda yapılan uluslararası sözleşmeler, uluslararası taşımalarda gerekli olan belgeler ile bu belgelerin temini ve yapılacak işlemler hakkında sürücüleri bilgilendirmek.

Harita Okuma Bilgisi

Haritaları kullanan kişiye bilgi vermek, kullanma usullerini öğretmek, harita okumak ve kara yolculuğunda duyulan ihtiyacı karşılamak.

İletişim Teknolojileri

Sürücülere yeni iletişim teknolojileri ve kullanımı hakkında bilgi ve beceri kazandırmak ve bu iletişim teknolojilerinin sürücülere ve firma yetkililerine olan yararlarını ortaya koymaktır.

İlkyardım

Hasta ve yaralıların olayın meydana geldiği yerden, devamlı bakım ve tedavi görecekleri yere götürülünceye kadar geçen süre içerisinde hayat kurtarmak, meydana gelecek zararları önlemek veya en aza indirmek ve hayatı devam ettirmek için acil olarak yapılması gereken işlemler hakkında bilgi ve becerileri sürücülere kazandırmak

Tehlikeli Madde Taşımacılığı

Taşınan tehlikeli maddelerin özellikleri, etkileri ve tarafların sorumlulukları konusunda sürücülere bilgi ve beceri kazandırmak.

Trafik Kazalarının Önlenmesi

Trafik kazalarına sebep olan faktörler ve bu konu ile ilgili Karayolu Trafik Kanunu’ndaki ilgili maddeler, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller ile motorlu araç kazalarının önlenmesi için alınması gereken tedbirler konularında sürücüleri bilgilendirmek.

Trafik Kuralları ve Cezalar

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanunda geçen Trafik Kuralları ile hâlihazırda uygulanan Trafik Cezaları konusunda sürücüleri bilgilendirmek ve trafikteki kusurlu davranışları en aza indirmektir.

Turizm Taşımacılığı

Turizm taşımacılığı yapan sürücülere, bu tür bir taşımacılığın yasalar uygun olarak nasıl yapılması gerektiği, taşımacıların sorumlulukları ve yükümlülükleri hakkında bilgi ve beceri kazandırmak.

Ulaştırma Mevzuatı

Yolcu, yük ve eşya taşımacılığı yapan sürücülere, ulaştırma mevzuatının temel kavramlarını tanıtmak, ulaştırma mevzuatıyla ilgili bilgi kazandırmak ve sürücülerin ulaştırma mevzuatına uygun davranışlar sergilemelerini sağlamaktır.

Yasal Sorumluluklar ve Sigorta

Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamındaki karayolu taşımacılık faaliyetinde bulunacak sürücülere, ilgili mevzuatın sürücüler için getirdiği yasal sorumluluklar ve bu alanda zorunlu olarak yapılması gereken sigortalar hakkında bilgi kazandırmak.

Kategoriler
DERS NOTLARI

DİREKSİYON BİLGİSİ DERSLERİ

Direksiyon dersi teorik bilgileri: Sürücü eğitimi yalnızca sürücü belgesinin verilmesinden önceki süreçte uygulanan bir eğitimden ibaret değildir. Trafik güvenliği konusunda, gerek sürücü gerekse yaya olarak her yaştaki bütün yol kullanıcılarının her zaman bilinçli ve duyarlı olmaları için kesintisiz bir eğitimin verilmesi kaçınılmazdır.

Sürücünün yapması gerekenler

Sürücünün performansını etkileyen faktörler o an bulunduğu ruh hali, fiziksel durumu, ilaç,alkol durumu,hava ve yol koşullarıyla aracın durumudur. Bu faktörler olumlu durumda iken aşağıdaki kişiliğe ve bilgilere sahip olmalıdır.

Doğru bilgiyi saygı,hoşgörü ve gerektiğinde beceri ile uygulayabilen ve kullandığı motorlu araç ile bütünleşmesi gereken kişi olmalıdır. Genel trafik ortamında olabilecek tehlikeleri bilmeli ve önceden sezmeli, onu tehlikelerden koruyacak trafik kurallarını ve yasal düzenlemeleri öğrenmelidir.Yol ve yolcu güvenliğinin tam olarak sağlanabilmesi için kullandığı aracın yapısını, işlevini ve yol güvenliği açısından karşılaşılan her durumda uygun hareket edebilmek için önem arz eden teknik konuları bilmelidir.

Tehlike anlarını ve risk durumlarını zamanında fark edebilmeli ve başvuracağı önlemleri bilmelidir. Genel anlamda trafik güvenliğiyle ilgili pozitif tavırlar geliştirme ve zayıf, korumasız diğer yol kullanıcılarının güvenliğini düşünme eğiliminde olmalıdır.Kontrol panelinde bulunan gösterge ve düğmelerin isimlerini, fonksiyonlarını bilmek ve değerlendirmek durumundadır. Bunun için sürücü adayına kontrol panelindeki göstergeler anlatılmalı ve öğretilmelidir.

Motorun fonksiyonlarını, aracın kontak, gaz, debriyaj, vites özelliklerini, fren sistemlerini öğrenmeli ve aracı sağlıklı ve doğru biçimde kullanabilmelidir.Araçta yasal olarak bulunması gerekli olan donanım ve bazı temel sorunların neden kaynaklanabileceği hakkında bilgili olmalıdır.Araç kullanımından önce kontrol edilmesi gerekli olan parçaları bilmeli ve azami güvenlik sağlanması ile ilgili temel bilgileri öğrenmelidir.

ARABAYI TANIMA

Ayakkabı Seçimi 

Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmamalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır

Aracınızın motoru

Motorun hızlanabilme kabiliyetini iyi ölçün.

  1. Yüklü yüksüz
  2. Yokuş aşağı yokuş yukarı
  3. Klima açık klima kapalı

Farlar, ışıklar, camlar ve silecekler :

  1. Daha önce ve etkili görebilmek için gündüz de kısa farlarınızı yakınız.
  2. Her zaman temiz ve çalışır durumda olmasını sağlayınız.
  3. Karşıdan gelenin farları gözünüzü alırsa sinirlenmeyin ve onunla uğraşmayın.
  4. Aracınızın camları da temiz olmalı, görüşünüzü engelleyecek hiçbir cisim cama yapıştırılmamalı ve asılmamalıdır.
  5. Silecekler görüşün kapanması beklenmeden çalıştırılmalıdır.

Kalorifer , Rezistans

İhtiyacınız olduğunda çalışır durumda olmaları gerekir. Rezistans arka camların buğusunu çözen sistemdir.

İlkyardım çantası , Yangın söndürücü

İlkyardım çantası göstermelik değil , gerçek bir ilk yardım çantası bulundurunuz.

Yangın söndürücü ise güvenilir ve yeterli olmalıdır.

Koltuğun ayarlanması ve koltuk başlığı

Araca sol taraftan binip sürücü yerine oturunuz. Koltuğu ayarlamak için alt yanındaki mandalı yukarı çekerek koltuğu ayarlayınız. Koltuk başlığı arkadan çarpmalarda hayat kurtarır.Her araca iniş binişte koltuk başlığının ayarını kontrol ediniz. Koltuk ayarında ise ;

Direksiyona olan uzaklığınızı omzunuzu koltuk sırtlığından kaldırmadan bileğinizi direksiyonun 12 noktasına değecek şekilde ayarlayınız.

Ayağınız debriyaj pedalına basılı iken gergin olmamalı , dizinizde ki açı direksiyonu tutan kollarınızdaki açıya benzer bir açı oluşturmalıdır. Kol ve bacaklardaki açı birbirine yakın olmalıdır.

Aynaların ayarlanması

Sürücü yerinde yan aynaların ve iç aynaların arkayı doğru gösterip göstermediğini kontrol ediniz. İç ayna elle arka camı olduğu gibi göstermelidir. Dış aynalar mekanik veya elektrik kontrollü olabilir.Ayarlamayı unutmayınız.

Sürücü koltuğuna oturduğunuz an ayarladığınız gözlem aynası,yani iç ayna ile arka camı tamamen görebileceğiniz alan iç ayna görüş sahasıdır.Dış ayna ile görüş sahası,aracın sağ ön ve sol ön camlarının dışına takılı olan aynalarda görüş alanı,sağ dış aynanın sağ tekeri ve sağ arka tamponu,sol dış aynanın da sol arka tekeri ve sol tampon ile arkasından gelecek aracı görebilecek şekilde olmalıdır.

Sol omuz üzerinden görüş sahası sürücünün sol omuzu üzerinden baktığı zaman kendisini geçmekte olduğu araç veya herhangi bir şeyin emniyetli olduğunu görebileceği mesafedir.Sağ omuz üzerinden görüş sahası ise sürücünün kendisini yetiştirmesinde oldukça özen göstermesi gereken tahmin mesafesidir. Çünkü,sürücü bulunduğu yer itibarıyla sağ tarafta geçeceği araca,park ederken yanaşacağı platform veya bankete oldukça uzaktır.

  1. Trafik 360 derecedir.
  2. En geç her 10 saniyede bir aynalarınızı kontrol ediniz.
  3. Şerit değiştirirken kör noktaya mutlaka başınızı çevirip bakınız.

Emniyet kemeri

  1. Emniyet kemeri sürücü koltuğunun solunda topludur.
  2. Maşalı veya sipiralli olan kemeri sol omzunuzda n sağ koltuk altınıza doğru çekerek mandallı kısmı el freni boşluğunda bulunan yuvasına takınız.
  3. El ile çalışıp çalışmadığını kontrol ediniz.
  4. Otomobilin içerisinde bulunan herkesin takmasını sağlayınız.
  5. 50 km hızla meydana gelen çarpışmada, araç içinde bulunan herhangi bir kişinin veya cismin ağırlığının 50 katına ulaşacağını unutmayınız.

Direksiyon Simidi

  1. Araca yön vermeye yarayan direksiyonu iki elle ve 9 – 15 pozisyonunda tutunuz.
  2. Sağa veya sola manevra yaparken avuç içi yöntemini kullanabilirsiniz.
  3. Direksiyonu çevirirken kekeleterek çevirmeyiniz.
  4. Dönüş tamamlandıktan sonra kontrollü bir şekilde elinizi direksiyondan gevşetiniz.
  5. Direksiyon sistemi mekanik, havalı ve hidrolik olabilir.Hidrolik tavsiyemiz.

Fren pedalı ve fren yapma

Fren pedalı aracın hızını azaltmaya ve durmaya yarayan sistemin ayakla kumanda aygıtıdır.Direksiyon çubuğunun hemen sağında döşeme üzerinde bulunur.

  1. Acil durum freni ile kompresyon frenini birbirine karıştırmayınız.
  2. Acil durumda daha kısa mesafede durmak için debriyaj ve frene aynı anda basınız.
  3. İdeal frenaj için en önemli unsurlardan biri algılama süresidir.Bu süre ne kadar kısa olursa,fren mesafesi için daha uzun süre kalacağından daha etkin fren yapılır.Algılama süresini minimuma indirmek için;yola ve araca maksimum konsantrasyon gerekir.

El freni

Duran aracı tespit etmeye yarayan fren sistemini elle kumanda edilen bir aygıttır.Sürücü koltuğunun sağında,vites kutusunun arkasında bulunur.

Gaz pedalı ve gaz verme

Araca istenilen ve vites durumuna göre hız kazandırmaya yarayan,motor düzenine ayakla kumanda edilen aygıttır.Fren pedalının hemen sağında bulunur.

Debriyaj pedalı ve kavrama noktası

Debriyaj pedalı araca ilk hareketi verdirmek ve seyir halinde istenilen vites konumuna geçebilmek üzere vites kutusuna ayakla kumanda edilen bir aygıttır.Kavrama noktası aracı sarsıntısız ilk hareketi ve seyir halinde vites değiştirirken aynı sarsıntısızlığı kazandıran en alt ve en yüksek durum arasındaki mesafe boşluğudur.

Vites kolu ve vitesler

Vites kolu vites kutusundaki dişlilere kumanda eden koldur.Sürücü koltuğunun sağında bulunur.Debriyaj yardımı ile kullanılır.

Birinci vites;her türlü yol koşulunda,kalkışta ve çıkış eğimli bir yolda park halinde kullanılır.

İkinci vites;kalkış sonrasında toparlanma konumudur.

Üçüncü ve sırasıyla daha büyük vitesler aracın ve yolun durumuna göre hız vitesleridir.

Geri vites,geri manevra ve iniş eğimli yolda park halinde kullanılır.

Bakış teknikleri (düz yol,viraj ve geriye)

Düz yolda seyir halinde iken bakışınız;soldaki aynayı,sağdaki aynayı ve iç aynayı görebileceğiniz biçimde ve takip ettiğiniz araç ile karşınızdan gelen aracı iyi izleyebilecek durumda olmalıdır.Sağa virajlarda hafifçe sola,sol virajlarda ise hafifçe sağa doğru eğilerek,virajın durumunu ve viraja karşıdan gelen bir aracın olmadığına hakim olmaya çalışın.

Geriye bakışta ise iki anlamda bakış yapılır.Birincisi arkadan gelen araç olup olmadığının iç aynadan bakışı,ikincisi ise geriye gidiş halinde bakıştır.Geriye gidişlerde,sağ kol sürücü koltuğunun üzerine basar,ayaklar kullanılacak pedalların üzerinde,sol el direksiyon simidinde durur.Beden yaklaşık 90 derecelik bir açıyla sağa döner,baş tamamen arka cama ve camın dışına bakar durumda olur.

Arabayı çalıştırma 

Vites kolu ile vitesi boş durumuna alınız.

Kontak anahtarını yerine sokarak anahtarı ateşleme durumuna getirip hafif gaz veriniz.

Araba ile düz yolda kalkış

Debriyaja iyice basınız,vites kolunu birinci vites yuvasına koyunuz,el frenini bırakınız,motora yeteri kadar gaz vererek ayağınızı debriyaj pedalı üzerinden yavaş yavaş çekiniz.

Araba ile Duruş

Sağ ayak gaz pedalından çekilir,sol ayakla debriyaj pedalına basılır sağ ayakla yavaş yavaş fren pedalına basarak araç durdurulur.

Araba motorunu stop etme

Duruş işlemi yapıldıktan sonra çıkış eğimli bir yolda vitesi birinci vites,iniş eğimli bir yolda ise geri vites konumuna getirin,el frenini çekerek kontak anahtarını STOP (kapalı) duruma çevirin.

Araba ile İnişte ve yokuşta kalkış,duruş,ve aracı emniyete alma

Eğimli bir yolu inerken bu yolu çıkmak için gerekli vitesi kullanınız.Fazla eğimli bir yolu inerken çıkmakta olan araçlara durup yol veriniz.Yokuşta aracı kaldırırken arkaya kaçırmayınız.Bu kalkışta aracı 25 cm den daha fazla arkaya kaçırmak imtihanda hata sayılmaktadır.Aracı geri kaçırmadan yokuşta kaldırmak için şöyle hareket ederiz.

El frenini çekiniz ve aracı birinci vitese takınız.Normalden biraz daha fazla gaz vererek debriyaj pedalı üzerindeki ayağınızı kavrama noktasına kadar kaldırınız.Tam kavrama noktasında durunuz ve el frenini bırakınız.Gazı biraz daha arttırarak ayağınızı yavaşça debriyajdan çekiniz.

Aracın geri kaçmadan sarsıntısızca kalktığını göreceksiniz.Aracınızı iniş eğimli bir yolda durdurmak zorunda iseniz veya park edecekseniz aracınızı, geri vitese alın,el frenini çekin ve ön tekerlekleri sağa doğru çevirin.

Çıkış eğimli bir yolda durmak veya park etmek zorunda iseniz aracınızı birinci vitese alın,el frenini çekin ve ön tekerlekleri kaldırım yönüne sağa doğru çevirin.

Araç Takip Mesafesi

Öndeki aracı takip ederken fazla yaklaşmamak gerekir .Burada amaç öndeki aracın aniden duracağı düşünülerek kaza yapmamak için arada bırakılması gereken mesafe önemlidir.

Öndeki araç hangi nedenle olursa olsun ani durursa ve siz ona arkadan çarparsanız asli kusurlusunuz demektir..Takip mesafesi hızınızın yarısı kadar metre olması veya 88-89 kuralı kadar mesafe olması yeterlidir

Sürüş esnasında vites büyütme

Motoru çalıştırdıktan sonra debriyaj yardımı ile vites kolu birinci vites konumuna getirilir.Sağ ayak hafifçe gaz pedalına basmaktadır.Sol ayak yavaş yavaş debriyaj pedalından kalkarken motorun sesinde bir değişme olacaktır.O an kavrama olayı doğmuş demektir.

  1. Gaz pedalına biraz daha basarak sol ayak debriyajdan çekilir ve araç yürümeye başlar.Bu durumda bir iki araç boyu gidince vites ve debriyaj olayı tekrarlanır.
  2. İkinci daha sonra üçüncü ve diğer ileri viteslere geçilir.
  3. Hız arttıkça motor sesi ile sürücüyü daha büyük vitese geçmeye ikaz eder.
  4. Normal seyir halinde giderken vites büyütmeler 1. 2. 3. 4. 5. ve varsa 6. vites sırasıyla büyütülür.

Sürüş esnasında vites küçültme

Aynı şekilde yavaşlama ve durmaya hazırlanırken ağır ağır fren yardımı ile hız azaltılır ve azalan hız değerinde 5. 4. 3. 2. ve birinci vitese yine sırasıyla geçilir

Araba ile geri geri gitme

Geri gitmek için araç en sağ şeride veya yolun en sağına çekilir.Vites geri vites konumuna getirilir.Ön ve arka trafik kontrol edilir.Bu kontrolu ya arka camdan veya başınızı yan pencereden çıkartarak yapınız.

Geri giderken araçta oturuş pozisyonu çok önemlidir,bu pozisyonu öğreniniz.İmtihanda geriye doğru düz bir gidiş yapmanız istenecektir.(en çok 50 m) Tek yönlü yollarda katiyen geri manevrası yapmayınız,zira yasaktır.Ayrıca tek yönlü yola geri manevrası ile girmek de yasaktır.

Araba ile dönüşler

Her zaman sinyal veriniz, ancak ; size sinyal vermeniz geçiş üstünlüğü sağlamaz.Sinyalinizi verdikten ve trafiği kontrol ettikten sonra manevra yapınız. Başkasının sinyaline asla güvenmeyiniz.

Çok şeritli yollarda dönüşe geçmeden şehir içinde 30 metre, şehir dışında 150 m. önce döneceği yöne göre sinyal verip gerekli şeride geçmek gerekir. Döneceğiniz yere 10 ila 100 metre kala artık şerit değiştirilmez. Sağa dönerken dar , sola dönerken geniş bir kavis ile dönülür.

Sürüş esnasında şerit değiştirme

İki yönlü bir yolda gidiş yönüne göre daima yolu sağından gidilir ve karşılaşmalarda yolun en sağına çekilmek gerekir.Eğer gidişe ayrılan birden fazla yol şeridi varsa,bu şeritlerden en soldaki devamlı olarak işgal edilmez ve daha hızlı araçlara açık bırakılır. Yol ve trafik durumunun kesin geçişe müsait olduğu yerlerde geçiş işareti verilerek geçiş gerçekleştirilir.

Arabayı park etme

Aracı park ederken ön tekerlekleri kaldırıma çevirip el freni ile aracı tespit ediniz.Aracı inişte geri,çıkışta birinci vitese takınız.İki aracın arasına arasına park etmek için daima geri eri giriniz.

Kavşaklarda dikkat etme tekniği

Tali bir yoldan ana yola çıkmadan önce durunuz.Trafiğin çıkışa elverişli olup olmadığını kontrol ediniz.İlk geçiş hakkı olan araçlara bu hakkı tanıyınız.

Araç geçme (sollama) ve yol verme

  1. Araç geçmeye başlamadan önce çıkış sinyali verin.Aynı yönde giden aracı geçmek için gündüz klaksonla gece ışıkla geçiş izin işareti verin.
  2. Geçeceğiniz araca çok yanaşmayın ve geçtikten sonra hemen önüne direksiyon kırmayın.Geçiş yasağı olan hallerde öndeki araç geçilmez.
  3. Öğrenci indirip bindirmekte olan okul taşıtlarını geçmeyiniz.Sizi geçmek isteyen arkadaki aracın görülür veya duyulur işaretini alınca yolun sağına geçin ve mümkün olduğunca hızınızı azaltın.
  4. Beş doğru bir araya gelmeden sollama yapmayınız.(doğru karar,doğru yer,doğru zaman, doğru hız,doğru vites)

Konvoy halinde gidiş

Aracınız ile takip ettiğiniz araç arasında bir başka aracın aranıza girebileceği güvenli bir mesafe bırakın.Aracınızın yükü,tipi ve hızına göre şerit tutun.Sizden daha hızlı giden diğer araçların geçişini engellemeyin.

Geçme yapacağınız zaman,sizden öndeki aracın daha önce geçiş işareti vermiş olması halinde geçişe geçmeyin.

Trafik işaretli yollarda davranış

Kavşaklarda ve yaya geçitlerindeki lambaların yanan renklerine mutlaka uyun.Refüj başlarında yanan ışıklı ok istikametine gidin.Görevli kişiler bazen trafik işaretlerinin aksine yön verebilirler.

Böyle durumlarda trafik sıkışıklığına akıcılık getirmek gerekliliği vardır.Ayrıca görevlilerin tüm tembih ve ihtarlarına mutlaka uyun.

Otoyolda araç sürme

Çok şeritli olan bu yollarda aracınızın hızı ve yapısına uygun şeritten gidiniz.En sol şeridi daima boş bırakınız.Hız sınır tabelaları,virajlar,dikkat vb. tabelaları siz sürücülerin can ve mal güvenliğini korumak amacıyla konulmuştur.Bu işaretlere uyalım.

Gece veya kötü hava şartlarında araç sürme

Gece ışıklarınızı gerektiği gibi kullanın.Islak zeminli bir yolda seyrederken önümüzdeki araç ile mesafe daha uzun olmalıdır.Islak yolda kayganlaşma olacağından fren mesafesi uzar.Yol ve lastikler arasındaki sürtünme azalır.

Öndeki araçlar görüş mesafesini daraltır.Karlı havalardaki araç kullanma hemen hemen aynı özellikleri taşır.Ancak buzlanma daha sık olacağından tedbir olarak aracın durumuna göre ön veya arka tekerleklere zincir takınız.Yağışlı ve kaygan yollarda yol ile lastikler arasında sürtünme az olduğundan ani fren halinde araç savrulur veya kayar.

Bunu önlemek için ani fren yapacak durumlara düşmeyin.Ancak bu durum kaçınılmaz ise ani direkt fren yerine fren pedalına kısa ama seri aralıklarla basın,bu frenleme biçimine pompalama da denilebilir.

  1. Karşıdan gelenin farları gözünüzü alırsa sinirlenmeyin ve onunla uğraşmayın
  2. Yolun sağ tarafında ışıksız bırakılmış ve o an göremediğiniz bir şey varmış gibi hareket edin ve göremediğiniz nesneyi kısa selektör yaparak tespit edin.
  3. Sağ tarafta bir şey yoktur demeyin,mutlaka vardır diye gidin.
  4. Geceleri karşıdan motosiklet gelmez,sol farı yanmayan en büyüğünden hangi araç varsa o gelir.

Sisli hava şartlarında araç sürme

  1. Sisli havada iyi gören değil, daha fazla risk alan sürücüler vardır.
  2. Su zerrecikleri görüşünüzü kısıtlayacağından sileceklerinizi çalıştırınız.
  3. Yolda kayganlık faktörü artacağından takip mesafenizi arttırınız.
  4. Siste önünüzdeki aracı takip etmeyiniz.
  5. Yolun sağında bulunan yol çizgisini,eğer çizgi yoksa;yolun sağ sınırını takip ediniz.

Sürücü Direksiyon Eğitimi Programı Kazanımları

  • Araç kullanmaya hazırlık (ayna,koltuk vs. kontrolü) BİLİYORUM.
  • Aracı çalıştırma, hareket ettirme ve durdurmayı BİLİYORUM.
  • (sekiz) ∞ şeklinin çizdirilmesini BİLİYORUM.
  • İleri ve geri sürüşlerde durup kalkmayı BİLİYORUM.
  • Köşe dönüşlerinde geri sürüş tekniklerini BİLİYORUM.
  • İleri ve geriye doğru slalom sürüş yapmayı BİLİYORUM.
  • Tekerlekleri kilitlemeden fren yapmayı BİLİYORUM.
  • Dar bölgelerden dönüş tekniklerini BİLİYORUM.
  • Kaldırım kenarlarına ileri ve geri park etme tekniklerini BİLİYORUM.
  • Yolun dışına çıkmamayı başarmayı BİLİYORUM .
  • Doğru hız ve pozisyonu tek başına belirlemeyi BİLİYORUM .
  • Şerit değiştirebilmeyi BİLİYORUM .
  • U dönüşü yapabilmeyi BİLİYORUM .
  • Sabit araçları ve yayaları geçebilmeyi BİLİYORUM .
  • Araç akışının olduğu trafikte araçları takip edebilmeyi BİLİYORUM.
  • Sollama yapabilmeyi BİLİYORUM.
  • Kavşaklara yaklaşmayı , kavşaklara girebilmeyi BİLİYORUM .
  • Otoyollarda araç kullanmayı BİLİYORUM.
  • Karanlıkta araç kullanmayı BİLİYORUM.
  • Yoğun trafikte araç kullanmayı BİLİYORUM.
  • Durmayı ve park etmeyi BİLİYORUM.

HAYAT KURTARICI KONTROL (KÖR NOKTA)

  1. Hayat kurtarıcı kontrol bir manevra yapmadan önce beklenmedik bir şey olup olmadığını görmek için omuz üzerinden kör noktalara son bir kez bakmaktır.
  2. Dönerken dönmek istenen yöndeki kör noktaya bakın.
  3. Hayat kurtarıcı kontrol ivme aşamasının ilk bölümüdür. Ne zaman kullanacağınızı doğru yargılamanız gerekir.
  4. Kalabalık kent alanlarında bu kontrol çok önemlidir. Özelliklede soldaki dar bir yola saparken ya da öndeki taşıtı geçerken , arkada olup bitenden eminseniz gözleri önde tutmak daha güvenlidir.
  5. Hayat kurtarıcı kontrolü alternatif bir plana zaman bırakacak kadar erken uygulayın.
  6. Direksiyonu döndürmeye başladıktan sonra omuz üzerinden bakmanın bir anlamı yoktur.

Bir bayan sürücü, yalnızca bayan olduğu için veya diğer sürücüleri rahatsız eden davranışlar nedeniyle taciz edilebilirler. trafiğin akış temposunun çok altında gereğinden daha yavaş gitmek,şerit değiştirirken veya dönüş manevralarında sinyal vermemek,

Kategoriler
DERS NOTLARI

MOTOR BİLGİSİ DERSLERİ

Motorun basitçe tanımı, yakıttan elde ettiği ısı enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinelere motor denir. Motor Çeşitleri 6’ya ayrılır.

1- Zamanlarına Göre 2’ye ayrılır.

  1. Dört zamanlı motorlar
  2. İki zamanlı motorlar

2- Kullanılan Yakıtlara Göre  2’e ayrılır.

  1. Benzinli motorlar
  2. Dizel motorlar
  3. LPG motorlar

3- Yakıtın Yanma Yerine Göre  2’ye ayrılır.

  1. İçten yanmalı motorlar
  2. Dıştan yanmalı motorlar

4- Yapım özelliklerine Göre  4’ye ayrılır.

  1. Sıra tipi
  2. Birbirlerinin karşılarına yatık (Düz, hafif eğik, boksör tipi)
  3. Sıra halinde bir açı ile birleştirilmiş (V tipi)
  4. Daire şeklinde (Yıldız tipi)

5- Silindir Sayılarına Göre  2’ye ayrılır.

  1. Tek silindirli
  2. Çok silindirli

6- Soğutma Sistemlerine Göre  2’ye ayrılır.

  1. Su soğutmalı
  2. Hava soğutmalı

Motorun Parçaları

Enjektör pompası: Dizel motorlarda yakıtı basınçla enjektörlere gönderen parçadır.

Enjektör: Yakıtı toz halinde (pülverize) silindire gönderen parça.

Kam (eksantrik) mili: Krank milinden aldığı hareketle bazı motor sistemlerinin çalışmasını sağlayan parçadır.

Supaplar: Yakıtın silindirlere alınmasını (emme), egzoz gazlarının silindirden atılmasını sağlayan parçadır (egzoz).

 Besleme Pompası: Dizel motorlarda mazotu enjektör pompasına ileten parçadır.

Silindir bloğu, içinde silindirlerin bulunduğu ve motor parçalarını üzerinde taşıyan ana parçadır

Silindir kapağı: Silindir bloğu üzerini kapatan ve yanma odalarını meydana getiren kapaktır.

Karter: Motor yağına depoluk görevi gören, silindir bloğunun altındaki parçadır.

Supap kapağı: Motor üzerindeki supap (külbütör) mekanizmasını dış etkilerden korur.

Radyatör: Soğutma suyunun bulunduğu depo.

Karbüratör: Benzin-hava karışımını sağlayan parça.

Hava Filitresi: Silindirlere giren havayı temizler.

Manifoldlar (emme-egzoz): Hava yakıt karışımını silindirlere, yanmış gazları dışarıya taşıyan borulardır.

Yağ Filitresi: Motor yağı içindeki yabancı maddeleri temizler.

Endüksiyon bobini (Ateşleme): Aküden gelen akımı 15.000-25.000 volta yükselten parçadır.

Buji: Benzin-hava karışımını tutuşturan parçadır.

Konjektör (regülatör): Şarj dinamosunun ürettiği elektriği doğru akıma çeviren ve 12 volt değerinde düzenleyen parçadır.

Enjektör: Dizel motorlarda yakıt püskürten parçadır.

Krank mili: Pistonların bağlı olduğu, motorun çalışması sonucu elde edilen hareketin ve gücün motordan alınmasına yarayan mildir.

Piston: Silindir içerisinde hareket eden ve hareketi krank miline iletmesine yardımcı olan parçadır.

Piston (biyel) kolu: Pistonun doğrusal hareketini krank miline ileten parçadır.

Yağ pompası: Karterdeki yağı basınçla hareketli parçalara gönderir.

Yakıt pompası (benzin otomatiği): Yakıtı basınçla karbüratöre gönderen parça.

Distribütör: Benzinli motorlarda ateşleme sırasına göre bujilere elektrik enerjisi gönderen parçadır.

Marş motoru: Motora ilk hareket veren parçadır. Elektrik enerjisini hareket enerjisine çevirir.

Alternatör (şarj dinamosu): Araç için gerekli elektrik enerjisini üreten parçadır. Hareket enerjisini elektrik enerjisine çevirir.

Su pompası (devirdaim): Suyun silindir içindeki kanallarda dolaşmasını sağlar.

Dört Zamanlı Motorların Çalışma Sıralaması

  1. Zaman : Emme
  2. Zaman : Sıkıştırma
  3. Zaman : Ateşleme (İş)
  4. Zaman : Egzoz

Dört Zamanlı Benzinli Motorların Çalışma Prensipleri

  1. Emme: Yakıt-hava karışımının silindire alınması.
  2. Sıkıştırma: Silindire alınan havanın sıkıştırılması
  3. Ateşleme: Sıkıştırılan yakıt-hava karışımının buji kıvılcımı yardımıyla yakılması.
  4. Egzoz: Silindir içinde kalan artık gazların dışarıya atılması.Dört zamanlı motorlarda pistonun silindir içerisinde dört hareketinden bir iş elde edilir.

Alt Ölü Nokta: Pistonun silindir içerisinde inebileceği en alt noktadır.

Üst Ölü Nokta: Pistonun silindir içerisinde çıkabileceği en üst noktadır,

Motorlar çalışma zamanlarına göre iki ve dört zamanlı olmak üzere ikiye ayrılırlar motorlu araçlarda genelde 4 zamanlı motorlar kullanılmaktadır.

Emme Zamanı: Piston Üst Ölü Nokta‘dan Alt Ölü Nokta‘ya hareket ederken emme subapı açılır ve silindir içerisine benzin hava karışımı dolar. Piston Alt Ölü Nokta‘ya indiğinde emme zamanı biter

Sıkıştırma Zamanı: Pistonun Üst Ölü Nokta’ ya doğru hareket ederken her iki subap kapalıdır ve benzin hava karışımı sıkıştırılmaya başlar. Piston Üst Ölü Nokta’ya geldiğinde Sıkıştırma işlemi biter.

Ateşleme (İş) zamanı: Sıkıştırma sonunda sıcaklılığı ve basıncı artmış olan karışım,buji kıvılcımıyla ateşlenir ve yanma başlar. Yanma sonunda piston hızla aşağıya itilir ve krank mili döndürülür. Piston Alt Ölü Nokta’ya indiğinde iş zamanı biter

Egzoz zamanı: Piston Üst Ölü Nokta’ya çıkarken egzoz subabı açılır ve yanmış gazlar egzozdan dışarı atılır. Bu işlem pistonÜst Ölü Nokta’ya gelene kadar devam der. Bu dört zaman, düzenli olarak aynı şekilde devam eder ve çalışmasını sürdürür. Krank mili dört zamanın sonunda iki tam tur dönmüş olur.

Dört Zamanlı Dizel Motorların Çalışma Prensipleri

  • Emme: Silindire temiz havanın alınması
  • Sıkıştırma: Silindire alınan havanın sıkıştırılması.
  • Ateşleme: Sıkıştırılan havanın üzerine yakıtın enjektörle püskürtülerek yanması.
  • Egzoz: Silindir içinde kalan artık gazların dışarıya atılması.

İki Zamanlı Motorların Çalışma Sıralaması

  • Zaman : Emme – Sıkıştırma
  • Zaman : Ateşleme (İş) – Egzoz

İki Zamanlı Motorların Çalışma Prensipleri

  • Emme-Sıkıştırma: Silindire yakıt-hava karışımının alınması ve sıkıştırılması.
  • Ateşleme-Egzoz: Sıkıştırılan hava-yakıt karışımının ateşlenmesi ve artık gazların dışarıya atılması.

İki zamanlı motorlarda emme ve egzoz supapları yoktur.

Supapların yerine, silindir duvarında açılmış emme ve egzoz çıkışları vardır.Pistonun Üst Ölü Nokta ile Alt Ölü Nokta arasında iki kez hareketi ile Emme – Sıkıştırma- Ateşleme – Egzoz zamanları meydana gelir. Genellikle motosiklet motorları ve küçük su motorları bulunur .Çevrim pistonun iki hareketiyle tamamlanır ve her devirde bir iş elde edilmiş olur.Krank mili bir tur döner.

MOTORUN BELLİ BAŞLI PARÇALARI :

Motorun parçaları içindeki ve dışındaki parçalar diye iki gurupta incelenebilir.İçindeki parçalar asıl görevi yapan parçalardır. Dışındaki parçalarda motorun parçasıdır fakat yardımcı parçalar olarak görev yaparlar.Tercih etmek gerektiğinde içindeki parçalar tercih edilir.

a- Motorun İçindeki parçalar :

  1. Silindir (motor) Bloğu: Motorun ana gövdesini oluşturur. Pistonlara ve krank miline yataklık yapar. İçerisinde silindirler, krank, mili, kam (eksantrik) mili, yağ pompası, dışarısında yakıt pompası, distribütör, yağ filtresi, şarj dinamosu, marş motoru gibi elemanlar bulunur. Motor kulakları vasıtasıyla şasiye bağlanır.Sıcak motora soğuk su,soğuk motora sıcak su konulduğunda silindir bloğu ve silindir kapağı çatlar.
  2. Silindir Kapağı: Silindir bloğunun üzerini kapatır, yanma odalarını oluşturur. Üzerinde bujileri, emme ve egzoz subaplarını, enjektörleri taşır. yanma dolarının çevresinde su ve yağ kanalları vardır.
  3. Karter: Silindir bloğunun al tarafını kapatır. Motor yağına depoluk eder. Altında yağ boşaltma tapası vardır.
  4. Subap (Külbütör) Kapağı: Subap mekanizmasını ve motoru toz, su ve pisliklerden korur . Motor yağı, üzerindeki yağ kapağından konulur
  5. Krank Mili: Pistonlardan gelen doğrusal hareketi dairesel harekete dönüştürür. Krank milinin en ucunda bir dişli ve kasnak bulunur. Dişli kam (eksantrik) miline hareket verir. Kasnak ise su pompası ile alternatöre hareket verir. 4 zaman krank milinin 2 devrinde , iki zaman ise krank milinin 1 devrinde gerçekleşir.
  6. Piston: Silindir içerisindeki hareketlerinden dolayı zamanların meydana gelmesini sağlar.
  7. Piston Kolu: Pistondan aldığı doğrusal hareketi krank miline iletir.
  8. Segmanlar: Pistonlar üzerinde bulunur hareketli parçalar arasında sızdırmazlığı sağlar. Segmanlar veya silindir odası aşındığında motor yağ yakar ve egsozdan mavi duman çıkar.
  9. Kam(Eksantrik): Mili Hareketini krank milinden alır. 4 elemana hareket verir; Subaplara, distribütöre ,yağ pompasına, yakıt pompasına hareket verir.
  10. Subaplar : Emme ve eksoz subapları olmak üzere iki çeşittir. Emme subapları dizel motorlarda sadece havanın, benzinli motorlarda ise benzin hava karışımının silindire girmesini sağlar. Egzoz subapları ise; yanmış gazların silindir dışına çıkmasını sağlar.Subap ayarı motorda yapılan tek ayardır.
  11. Yağ Pompası: Karterdeki yağı alarak yağlanacak motor parçalarına pompalayan elemandır.
  12. Contalar : Sabit parçalar arasında sızdırmazlığı sağlarlar.

b- Motorun Dışındaki parçalar :

Motorun dışındaki parçalar yardım eden sistemlerdir ve yardımına göre isim alır. Ateşleme ,Yakıt, Soğutma, yağlama , Şarj ve marş gibi yardımları yaparlar.

  1. Radyatör: Su soğutma motorlarda soğutma suyuna depoluk eder, sistemde ısınan suyun soğumasına yardımcı olur.
  2. Karbüratör: Motora gerekli olan benzin, hava karışımını şartlara-göre 1/15 (benzin – hava) oranında karıştıran elemandır. Emme manifoldunun üzerinde bulunur.
  3. Hava Filtresi: Dışardan motor içerisine alınacak olan havayı temizleyip karbüratöre veya emme manifolduna gönderen parçadır.
  4. Yağ Filtresi: Motor içerisinde dolaşarak kirlenen yağı temizleyen elemandır.
  5. Manifoltlar (Emme –Egzoz ) emme manifoldu, karbüratöre belli oranda karışmış olan benzin-hava karışımını veya havayı silindirlere dağıtır. Egzoz manifoldu, yanmış sonunda meydana gelen egzoz gazlarını toplayarak egzoz borusuna buradan da yanmış gazların dışarıya atılmasını sağlar
  6. Endüksiyon Bobini: Akümülatörden aldığı 12 voltluk doğru-akımı 15 – 25 bin volta yükselten elemandır.
  7. Buji: Yanma odasına sıkıştırılmış bulunan yakıt – hava karışımını kıvılcımla ateşleyen elemanıdır.
  8. Regülatör (Konjektör): Şarj dinamosunun veya alternatörün Ürettiği akımı ayarlayan elamandır.
  9. Yakıt Pompası (Yakıt Otomatiği): Depodan aldığı yakıtı karbüratöre pompalayan elemandır.
  10. Distribütör: Endüksiyon bobininden aldığı yüksek voltajı ateşlenme sırasına göre bujilere dağıtan elemandır.
  11. Marş Motoru: Motora ilk hareketi veren elektrik motorudur.
  12. Alternatör (Şarj Dinamosu): Araç motoru çalıştığı sürece mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürür. Aracın elektrik ihtiyacını karşılar. Akümülatörü dolduran (şarj) eden elemandır.
  13. Su Pompası (Devirdaim): Radyatördeki soğutma suyunu motordaki su kanallarına pompalayan elemandır.
  14. Enjeksiyon (Mazot) Pompası: Püskürtme sırasına göre enjektörlere mazot pompalayan elemandır.
  15. Enjektör: Mazot pompasından gelen mazotu ısınmış havanın üzerine.püskürten elemandır.

BENZİNLİ VE DİZEL MOTORLARIN ZAMANLARINA GÖRE KARŞILAŞTIRMASI

[mks_col]

[mks_one_third]ZAMAN [/mks_one_third]

[mks_one_third]BENZİNLİ [/mks_one_third]

[mks_one_third]DİZEL[/mks_one_third]

[/mks_col]

[mks_col]

[mks_one_third]Emme [/mks_one_third]

[mks_one_third]Benzin [/mks_one_third]

[mks_one_third]Hava karışımı silindire emilir Sadece hava silindir içine emilir[/mks_one_third]

[/mks_col]

[mks_col]

[mks_one_third]Sıkıştırma [/mks_one_third]

[mks_one_third]Alınan karışım sıkıştırılır [/mks_one_third]

[mks_one_third]Sadece hava sıkıştırılır ve sıkışan hava ısınır.[/mks_one_third]

[/mks_col]

[mks_col]

[mks_one_third]Ateşleme [/mks_one_third]

[mks_one_third]Buji vasıtasıyla yanma olur [/mks_one_third]

[mks_one_third]Enjektörün motorin püskürtmesiyle yanma olur[/mks_one_third]

[/mks_col]

[mks_col]

[mks_one_third]Egzoz [/mks_one_third]

[mks_one_third]Egzoz subabı yanmış gazları tahliye eder[/mks_one_third]

[mks_one_third]Egzoz subabı yanmış gazları tahliye eder[/mks_one_third]

[/mks_col]

MOTORLARIN DIŞINDAKİ ÇALIŞMA SİSTEMLERİ

  • ATEŞLEME SİSTEMİ: Bir motordan beklediğimiz verimi alabilmek için, yakıtın düzgün bir şekilde ateşlenmesi gerekmektedir.Nitekim motordaki verimi tam olarak olabilmek için bu sistemin tam olarak çalışması gerekir.
  • YAKIT SİSTEMİ :Yakıt sisteminin olması gerektiği gibi çalışması motorun yakıt sarfiyatına sebep olmayacağı gibi birde motorda beklenen performansı almamızı sağlayacaktır.
  • YAĞLAMA SİSTEMİ: Birbiri üzerinde çalışan elemanların aşınmasını aşırı ısınmasını önlemek,çalışan elemanların üzerinden kopan parçacıkları taşıyarak optimum çalışma ortamı sağlayan sisteme denir.
  • SOĞUTMA SİSTEMİ: Motorda silindir içinde oluşan ateşleme ve yanma sonucu sıcaklık 1800-2500 C kadar yükselir. Sonuç olarak , bu sıcaklıkta elemanların uzun süreli çalışamayacağını düşünürsek motor içindeki sıcaklığın düşürülmesi gerektiği ortaya çıkacaktır. Soğutma sistemlerinin iki çeşidi vardır.
  1. – Su Soğutmalı
  2. – Hava Soğutmalı
  • MARJ SİSTEMİ: Dizel ve benzinli motorlarda,motorun çalışması için ilk hareketi sağlayan sistemdir.
  • ŞARJ SİSTEMİ: Motor çalıştığı zaman mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren sisteme Şarj Sistemi denir.Motorlu araçlarda elektrik ihtiyacını karşılar ve aküyü şarj eder.

ATEŞLEME SİSTEMİ

Benzinli motorlarda,yanma odasına sıkıştırılmış olan yakıt hava karışımının buji ile ateşlenmesini sağlar

ATEŞLEME SİSTEMİ PARÇALARI

Akümülatör, kontak anahtarı, endüksiyon bobini, distribütör, platin, kondansatör, tevzi makarası ile buji ve buji kablolarından oluşur.

1. Akümülatör (Batarya)

Elektrik enerjisini bünyesinde depo eden ve gerektiğinde bu elektrik enerjisini araçtaki elektrikli alıcılara gönderir. Görevleri;

  1. Marş motorunun çalışması için gereken elektriği vermek
  2. Işık ve özel alıcıları çalıştırmak,

Araçlarda, marş motoru, ateşleme sistemi, aydınlatma sistemi, şarj sistemlerinin elektrik ihtiyacını karşıladığı gibi, korna , klima, silecekler, radyo vb. gibi çeşitli alıcılarında elektrik ihtiyacını karşılar.

  1. Elektrolit: Saf su ve asit karışımından oluşan sıvıdır.
  2. Akü kutup başları: Akünün üzerinde kurşundan yapılmış pozitif (+) ve negatif (-) kutup başları vardır. Pozitif (+) kutup başı daha kalın ve hafif kahverengi renktedir.

AKÜMÜLATÖRÜN BAKIM VE BASİT ARIZALARI

  1. Elektrolit seviyesi plakaların 1 cm üzerinde olacak şekilde saf su ile tamamlanır.
  2. Kutup başları oksitlenmiş ise, sıcak su dökülerek ve zımpara yapılarak temizlenmelidir. Sonra kablolar akünün kutup başlarına sıkıca takılmalıdır.
  3. Akümülatörün üzerinde toz ve pisliklerin birikmesine izin verilmeden sık sık temizlenmelidir. Bu pislikler akünün deşarj (boşalması) olmasına neden olacaktır. Bu temizlik ılık su ve temiz bir bezle yapılmalıdır.
  4. Araç üzerinde Elektrik kaynağı yapılacaksa akü kutup başları sökülmelidir. Aksi takdirde şarj dinamosu (alternatör) arızalanır.
  5. Akünün kutup başları ters bağlanmaması gerekir. Aksi halde Konjektör (regülatör).arızalanır.
  6. Kışın akümülatörün donmaması için akü tam şarj edilmelidir.
  7. Akünün iki kutup başı herhangi bir metalle birbirine değdirildiğinde kısa devre yaparak patlar.
  8. Akü bakımında akü eleman kapaklarının kapalı, üzerindeki hava alma deliklerinin açık olduğuna dikkat edilmelidir. Her hangi bir yangın veya kısa devre durumunda akü kutup başlarını sökmek gerekir. Sökerken önce (-) sökülür.
  9. Motor çalışırken ayağımızı gaz pedalından çekince far ışıkları zayıflıyorsa akü zayıflamış olabilir.
  10. Akümülatörde takviye işlemi ; Aküsü deşarj olmuş bir araçta, başka bir aracın aküsünden yararlanılarak marş yapılmasına takviye işlemi denir. Bunun için iki akü bir birine takviye kablolar ile bağlanmalıdır. Bu işlem (+) kutup (+) ya (-) kutup (-) ye gelecek şekilde paralel bağlantılı olmalıdır. Aracın 12 voltluk aküsüne; 12 voltluk takviye akü paralel bağlanarak takviye işlemi yapılmalıdır.

ÖNEMLİ: Dijital göstergeli araçlarda akü takviyesi yapılamaz, bu araçlar ile otomatik vitesli araçlar çekilerek ve itilerek de çalıştırılamaz. Yapılırsa elektronik göstergelerine ve otomatik vites sistemine zarar verebilir.

2. Kontak Anahtarı :

Döndürme hareketi ile devreyi açma- kapama (kesme )özelliği olan elektrikli anahtardır.

Kontak anahtarı,ateşleme konumunda açık bırakılırsa endüksiyon bobini veya platin yanar

3. Endüksiyon Bobini

Akünün l2 voltluk akımın, 15-25 bin volta yükselten devre elemanıdır.

4. Distribütör

Endüksiyon bobininde oluşan yüksek gerilimi ateşleme sırasına göre (1-3-4-2) bujilere dağıtır. Üç elemanı vardır.

  1. Platin Açılıp kapanmak suretiyle bobinde yüksek gerilimin oluşmasına yardımcı olur.Platin meme yapmışsa zımpara kağıdı ile temizlenmeli
  2. Kondansatör (meksefe): Platinler açılıp kapandığında geçici olarak elektrik akımını depo ederek platini korur. Platinlerin meme yapmasını önler.
  3. Tevzi makarası Yüksek voltajın ateşleme sırasına göre bujilere dağıtılmasını sağlar.

5. Bujiler

Distribütörden gelen yüksek voltaj ile daha önce sıkıştırılmış bulunan benzin – hava karışımını ateşler. Buji kurum yaparsa ince zımpara ile temizlenir. Ateşleme sisteminde üç ayar yapılır; platin ayarı, avans ayarı ve buji ayarları.

Yukarıda belirtilen ayarlar yanlış ise motor tekler, yakıt sarfiyatı artar ve egzozdan siyah renkte duman çıkar, motor çekişten düşer. Buji ve platin belirli km sonunda yenisiyle değiştirilir.

ATEŞLEME SİSTEMİNİN ÇALIŞMASI

Kontak açılıp marşa basıldığında aküden gelen 12 voltluk akımı platinlerde devresini tamamlar. Platinlerin açılmasıyla endüksiyon bobininde yüksek gerilim 15-25 bin volt oluşur. oluşan yüksek gerilim kablodan distribütöre gelir. Buradan tevzi makarasının yardımıyla ateşleme sırasına göre bujilere gönderilir ve benzin hava karışımı ateşlenmiş olur. Egzozdan siyah duman çıkıyor ise ateşleme sistemi veya yakıt sistemi arızalıdır.

ELEKTRONİK ATEŞLEME SİSTEMİNİN TANITIMI

Elektronik ateşleme sisteminde distribütör ve endüksiyon bobininde bazı yapısal değişikler vardır bu sistem de platin kullanılmamaktadır

Elektronik ateşleme sisteminin Faydaları:

  • Yanma daha iyi olduğundan, hava kirlenmesi de az olur.
  • Motor daha randımanlı çalışır.
  • Düzenli ateşlemeden dolayı tekleme çok aza iner.

Elektronik ateşleme sistemin Arıza ve Bakımı:

Kontak anahtarı ateşleme durumunda açık unutulursa ;

  • Endüksiyon bobini yanar
  • Platin yanar

Motor sarsıntılı çalışıyor, neden?

  • Buji kablolarından biri çıkmış
  • Yakıtta pislik var.

Motor çekişten düşüyor, neden?

  • Bujiler ayarsız veya aşınmış
  • Platin ayarsız.

Platin meme yapmış, neden?

  • Kondansatör(Meksefe)arızalı,

Ne yaparız?

  • İnce zımpara ile temizleriz.

Bujiler kurum bağlıyor, neden?

  • Ateşleme sisteminde arıza var.

Ne olur?

  • Normal ateşleme olmaz.(siyah duman)

Kullanma kılavuzuna göre araçta belli km. sonunda araçta hangi parçalar değiştirilmelidir?

  • Bujiler
  • Platin

Ateşleme sisteminde hangi ayarlar yapılır?

  • Buji ayarı
  • Platin ayarı
  • Avans ayarı

Elektronik ateşleme sisteminin avantajı nedir?

  • Buji çakma voltajı yüksektir.

B- BENZİNLİ MOTORLARIN YAKIT SİSTEMİ

Motor için gerekli benzin hava karışımını silindirlere gönderir. Parçaları, yakıt deposu,yakıt pompası,yakıt filtresi,karbüratör,emme manifoldu, yakıt göstergesi

  • Yakıt Deposu: Motor için gereken yakıta depoluk eder. İçerisinde şamandıra sistemi bulunur.Katalitik konvantör bulunan araçlarda kurşunsuz benzin kullanılır.
  • Yakıt Boru ve Hortumları: Yakıtın depodan karbüratöre iletilmesini sağlarlar.
  • Yakıt Pompası (Yakıt Otomatiği): Yakıtı depodan emerek belli bir basınç altında karbüratöre pompalayarak gönderen elemandır. Hareketini kam milinden alır.Yakıt pompası depo ile karbüratör arasındadır.
  • Yakıt Filtresi: Karbüratöre giden yakıtı temizler. Periyodik aralıklarla yenisiyle değiştirilir.
  • Hava Filtresi: Karbüratöre girecek havanın içerisindeki toz ve pislikleri temizler. Tıkandığında basınçlı hava ile temizlenir. Temizlenmezse yakıt sarfiyatı artar.Periyodik aralıklarla yenisiyle değiştirilir.
  • Karbüratör: Yanma için gerekli olan 1/15 oranındaki benzin – hava karışımını hazırlar. Emme manifoldunun üzerinde bulunur. Karbüratörde aşağıdaki devreler bulunur.

Rölanti devresi: Ayağın gaz pedalından.çekildiği andaki motorun çalıştığı en düşük devire denir. Rölanti ayarı vardır.Karbüratörden tornavida ile yapılır. Düşükse ayak gaz pedalından çekilince motor stop eder. Rölanti devri yüksek ise motor fazla yakıt sarf eder

Jikle devresi: Soğuk havalarda motorun kolay çalışması için zengin karışımı ayarlayan devredir. Jikle soğuk havalarda ve ilk çalışma esnasında motorun daha kolay çalışması için zengin karışım hazırlayan devredir. Mekanik ve otomatik olmak üzere ikiye ayrılır. Burada dikkat edilecek husus mekanik jiklenin çekili unutulmamasıdır.Jikle çekili unutulursa zengin karışım olur,yakıt sarfiyatı artar,motor boğulur ve egzozdan siyah duman çıkar. Jikle kelebeği karbüratörün hava giriş deliği önünde bulunur.

Kapış devresi: Gaz pedalına aniden basıldığında motorun hızlanarak çalıştığı devredir.

  • Emme manifoldu: Karbüratörde hazırlanan hava – yakıt karışımını emme supaplarına iletir.

Egzoz Monifoldu: Egzoz supaplarından çıkan yanmış gazları egzoz borusuna iletir.

  • Yakıt Göstergesi: Depodaki yakıt miktarını belirten göstergedir. Yakıt azaldığı zaman kırmızı yanar. En kısa zamanda yakıt ikmali yapmak gerekir. Yakıt ikmali yaparken aracın motoru stop edilir.

BENZİNLİ MOTORLARIN YAKIT SİSTEMİNİN ÇALIŞMASI

Benzin otomatiği motor çalıştığı sürece, depodan yakıt boruları yardımıyla emdiği yakıtı karbüratöre pompalar. Karbüratör bu yakıtı hava ile birleştirerek oluşturduğu hava yakıt karışımını emme manifoldu yoluyla emme supaplarından silindirler içerisine gönderir. Böylece sistem işlemini yerine getirmiş olur

Yakıt Sisteminde hava filtresi toz ve pisliklerden tıkanmışsa, karbüratöre yeterli miktarda da hava giremez. Motor fazla yakıt sarf eder. Motor boğulur. Bu nedenle filtre belirli zamanlarda (kilometrelerde) basınçlı hava ile temizlenmeli ve belirli kilometrelerde yenisiyle değiştirilmelidir

Motor fazla yakıt tüketmesinin sebepleri ;

  1. Araç 90 km/s ’den daha fazla hızlı kullanmamalıdır.
  2. Hava Filtresi kirli veya tıkalı olmamalıdır.
  3. Jikle çekili olarak unutulmamalıdır.
  4. Karbüratör ayarları bozuk olmamalıdır.
  5. Fazla Yakıt Yakan aracın (zengin karışımla çalışan) aracın egzozundan siyah duman çıkar.
  6. Yakıt sisteminde Motorun Yaza – Kışa Hazırlanması: Hava filtresi ve otomatik jiklenin, yazın yazlık konuma, kışın kışlık konuma getirilmesi gerekir.
  7. Motor boğulursa gaz pedalına tam basıldıktan sonra marş yapılarak motor çalıştırılmalıdır.
  8. Motor ilk çalıştırılırken bir miktar gaz verildikten sonra debriyaj pedalına basarak marş yapılır.
  9. Ayağınızı gazdan çekince stop ediyorsa karbüratöre bakılır.

BENZİNLİ ARAÇLARDA ENJEKSİYON SİSTEMİNİN AÇIKLANMASI:

Bu sistemde karbüratör bulunmaz. Dizel motorlarda olduğu gibi enjeksiyon pompası ve enjektörler bulunur. Enjeksiyon sistemli araçlarda enjeksiyon uyarı lambası söndükten sonra marş yapılmalıdır. Oksijen sondası enjeksiyonlu araçlarda yakıt sisteminin bir parçasıdır.

Araç neden boğulur?

  • Çalıştırırken gaz pedalına devamlı basılmış
  • Mekanik jikle çekili unutulmuş
  • Hava filtresi tıkalı.

Boğulursa ne yaparız?

  • 15-20dk. Bekler çalıştırırız veya
  • Gaz pedalına sonuna kadar basar marş yaparız.

Enjeksiyon sisteminin avantajı var mı?

Yakıtı az yakar.

Fazla yakıt yaktığını nasıl anlarım?

  • Egsozdan siyah duman çıkar.
  • Araç neden fazla yakıt yakar?
  • Uygun viteste kullanmaz, gereksiz gaza basarsan
  • Hava filtresi tıkalıysa(Basınçlı hava ile temizlenir)
  • jikle çekili unutulursa
  • Karbüratör ve rölanti ayarı düzgün yapılmazsa.
  • Ani duruş kalkış, yüksek hızda gidersen,
  • Frenlerin sıkı ise.
  • Kavrama kaçırıyorsa

— Egzozdan ses geliyor, neden?

  • Egzoz susturucun patlamış
  • Kışa hazırlanırken bir şey yapmalı mıyım?
  • Hava filtresi kışlık pozisyona çevir
  • Jikleyi kışlık pozisyona cevir yada ayarlat

Motor çalışınca stop ediyor, neden?

  • Karbüratöre benzin gelmiyor kontrol et.
  • Nasıl? –Karbüratörün üst kapağını açar gaz pedalını pompalarsın.
  • Gelmiyor –Benzinin var mı?
  • Benzin pompası çalışıyor mu?
  • Benzin filtresi çalışıyor mu?
  • Benzin boruları mı tıkalı yada delik kontrol et.

Jikle kelebeği nerdedir?

Karbüratörün hava giriş deliği önünde. Yakıt Deposu Yakıt Filtresi Yakıt Pompası (Benzin Otomatiği) Karbüratör Hava Filtresi

DİZEL MOTORLARIN YAKIT SİSTEMİ

Sıkıştırılan kızgın hava üzerine enjektörlerden Yakıt püskürtülmesiyle çalışan motorlara Dizel motorlar denir. Yakıtı motorindir.

Dizel motor sisteminin parçaları

  1. Yakıt Deposu: Yakıta depoluk eder. Deponun, altında su boşaltma musluğu vardır. içerisinde şamandıra sistemi bulunur.
  2. Besleme (yakıt) Pompası: Depodan aldığı motorini, filtrelerden geçirerek enjeksiyon pompasına gönderir.
  3. Yakıt Filtresi: enjeksiyon pompasına giden mazotu temizler.
  4. Yakıt Enjeksiyon (Mazot) Pompası: Gelen yakıtı yüksek basınçla enjektörlere gönderir.
  5. Boru ve rekorlar: Depodan enjeksiyon pompasına ve enjektörlere yakıtı taşıyan borulardır
  6. Enjektörler: Mazot pompasından gelen yüksek basınçlı motorini; sıkıştırma zamanının sonunda, yanma odasındaki sıkıştırılmış ve sıcak havanın üzerine püskürtürler.
  7. Hava Filtresi: Dışarıdan motor içerisine giren havayı temizler.
  8. Isıtma (kızdırma) Bujileri: Dizel motorlarının soğuk havalarda daha kolay çalışmasını sağlarlar.
  9.  Yakıt Göstergesi: Mazot deposundaki yakıt miktarını gösterir.

DİZEL MOTORLARDA YAKIT SİSTEMİNİN ÇALIŞMASI

Çalışma prensipleri aynı benzinli motorlardaki gibidir. Emme – sıkıştırma ateşleme (iş) ve egzoz zamanıdır. Ancak dizel motorlarında bujilerin yerine enjektörler vardır. Enjektörler sıkışma zamanının sonunda püskürtme şekilde yanma odalarına motorini püskürtüp ve yanmasını sağlarlar.

BAKIMI VE BASİT ARIZALARI

  1. Dizel motorların mahsurlarından biri Yakıt Sisteminin Hava yapmasıdır. Dizel motorlarında yakıt sistemi içerisine hava girerse yakıta yapılan basınç devamlı olmayacağı için motor çalışmaz. Bunun için havanın sistemden çıkartılması gerekmektedir. Yakıt Sisteminin Hava Yapmasının üç sebebi vardır:
  2. Depoda yakıtın bitmesi,
  3. Borulardaki çatlak veya kaçaklar,
  4. Filtre değişimleri ve temizlenmesinde gerekli özenin gösterilmemesi.
  5. Isıtma bujileri ile dizel motorlarda silindir içindeki hava ısıtılmak suretiyle, soğuk havalarda ve ilk çalışmalarda motorun daha rahat çalışması sağlanır.
  6. Yakıt Deposundan Suyun Alınması: Mazot deposunun altında veya yakıt filtresinin altındaki su alma muslukları, zaman zaman açılarak biriken su tahliye edilir.
  7. Yakıt Filtresinin Temizlenmesi ve Değiştirilmesi: Yakıt filtreleri periyodik zamanlarda değiştirilir.
  8. Hava Filtresinin (Yağlı ve Kuru Tip) Temizlenmesi ve Değiştirilmesi Kuru tip elemanlı hava filtreleri basınçlı hava ile temizlenir. Yağlı tiplerde ise aracın kullanıldığı ortama göre periyodik aralıklarda filtre yağı değiştirilmelidir.

Dizel Motorların Arıza ve Bakım:

Dizel motor çalışmıyor, neden?

Yakıt sistemi hava yapmıştır(El ile havası alınır)

Neden hava yapar?

Depoda yakıt biterse,

Alçak basınç borularında çatlak veya kaçak olursa,

Filtreleri temizledikten veya değiştirdikten sonra.

Soğuk havada dizel motor çalışmıyor, neden?

Isıtma bujisi arızalı.

Hava filtresi yağlı tip ne ile temizlemeliyim?

Gaz yağı ile

— Dizel aracımdan siyah duman çıkıyor, neden?

Hava filtresi tıkalı,

Enjeksiyon(Mazot)pompası arızalı

Enjektör arızalı.

Günlük yapmam gereken bir şey var mı?

Evet. Yakıt deposu ve yakıt filtresinin altındaki çeşmelerden suyu alınır.

Enjektörlere mazotu dağıtan parça neydi?

Enjeksiyon(Mazot) pompası

Enjeksiyon(Mazot) pompasına yakıtı hangi parça yolluyordu?

Besleme Pompası (Mazot Otomatiği)

Dizel motorda silindire ne doldurulur?

Sadece hava.

— Dizel motorda aracı çalıştırmadan önce hangi lambaların sönmesini bekleriz?

Enjeksiyon sistem uyarı lambasının –Isıtma bujisi lambasının –Hava basınç saatinin

Motor dönüyor ama çalışamıyor, neden?

Yakıt filtresi tıkalı. Yakıt Deposu Yakıt Filtresi Besleme Pompası (Mazot otomatiği) Enjeksiyon pompası (Mazot pompası)

C- SOĞUTMA SİSTEMİ

Yanma sonucu açığa çıkan ısının motor parçalarına zarar vermeyecek değere düşürülmesini sağlamaktır.

SOĞUTMA SİSTEMİ PARÇALARI : Radyatör, Vantilatör,Devir daim (su) pompası,Termostat,Hararet (ısı) gösterici,Hararet (ısı) müşiri, Fan motorudur.

1.Radyatör, soğutma suyuna depoluk eder.Radyatöre konacak suyun seviyesi peteklerin üzerinde olmalıdır.Radyatöre konacak suyun içilecek temizlikte ve temiz su olması gerekir. Radyatöre su ilavesi araç rölantide çalışırken ılık ve kireçsiz su konularak yapılır.Donmayı önlemek için radyatöre antifriz ilave edilir. Çok sıcak bir motorda radyatör kapağı hava basıncı alındıktan sonra açılır.

2.Vantilatör kayışı V şeklindedir. Kayış gerginliği 1-1,5 cm civarında olmalıdır. Vantilatör kayışı hareketini krank mili kasnağından alır ve vantilatör kayışı devir daim pompası ve alternatörü (şarj dinamosunu) çalıştırır. Motor ısısının aniden yükselmesinin sebebi kayış kopması olabilir.

3.Devir daim pompası vantilatör kayışından hareket alır. Radyatördeki soğuk suyu su kanallarına yollar. vantilatör kayışı koparsa motor hararet yapar. Hava soğutmalı motoru, su soğutmalı motordan ayıran bir diğer özellik hava soğutmalı motorda radyatör ve su pompasının olmamasıdır.

4.Termostat silindir kapağı su çıkışındadır. Motorun sıcaklığını çalışma sıcaklığında sabit tutar.Termostatı sökülmüş motor, gereğinden soğuk çalışır, aşınmalar artar ve verim düşer. Su olduğu halde motor fazla ısınıyorsa, termostat arızalıdır.

5.Hararet göstergesi aracın çalışma sıcaklığını sürücüye iletir,çalışmıyorsa hararet (ısı) müşiri arızalı olabilir.

Soğutma sisteminde su azalıyorsa silindir kapak contası arızalı veya radyatör delik,radyatör kapağı bozuk, radyatör hortum ve kelepçeleri arızalı veya delik,kalorifer hortumları delik veya termostat arızalı olabilir.

Motorun hararet yapmasının nedenleri:

  1. Vantilatör kayışının gevşek veya kopuk olması,
  2. Radyatör kapağının bozuk olması,
  3. Radyatör peteklerinin tıkanması,
  4. Radyatörde suyun azalması,
  5. Termostatın arızalı olması,zamanında açmaması,
  6. Motor soğutma suyu kanallarının tıkalı olması,
  7. Uygun vites ve hızda gidilmemesi,
  8. Otomatik fanın arızalı olması veya fan müşürünün arızalı olması.
  9. Silindir kapak contasında kaçak varsa,
  10. Kalorifer hortumlarında kaçak varsa.

Motor çok sıcakken radyatöre soğuk su konursa silindir kapağı ve blok çatlayabilir.

Motorun hararet Arıza ve Bakım:

Hava soğutmalı motorda hangi parçalar yok? –Su pompası ve radyatör.

Vantilatör kayışının gerginliği ne kadar olmalıdır? –1 – 1,5 cm

Kayış nerden hareket alır? –Krank kasnağından

Nerelere hareket verir? –Vantilatöre,su pompasına ve alternatöre.

Koptuğunu nasıl anlarım? –Şarj ikaz lambası yanar.(Motor hemen stop edilir)

Gevsek olursa veya koparsa ne olur? –Motor hararet yapar.

— Soğutma sisteminin suyu azalıyor, Neden? –Silindir kapak contası arızalı

–Radyatör delik

–Radyatör kapağı bozuk
–Radyatör hortum ve kelepçeleri arızalı vaya delik.
–Kalorifer hortumları delik
–Termostat arızalı.
— Motor hararet yaptı, neden? –Radyatör petekleri tıkalı,
–Radyatördeki su az
–Vantilatör kayışı gevşek veya kopuk.
–Termostat arızalı
–Motor yağının azalması
–Su kanallarının tıkalı olması
–Uygun vites ve hızda gidilmemesi,
–Otomatik fanın arızalı olması sebep olabilirler.
— Hararet yapınca ne yapmalıyım? –Motor rölantide çalıştırılır, ılık ve kireçsiz su konulur.
–Radyatöre konulacak su içilebilir temizlikte olmalıdır.
— Motor sıcak soğuk su koyabilir miyim? –Hayır.Silindir bloğu ve silindir kapağı çatlayabilir.
— Kışın su donar mı? –Evet. Donmasın diye antifiriz katılır.
— Termostatı motordan çıkarırsak ne olur? –Motor soğuk çalışır, geç ısınır, aşınmalar artar.
— Sıcak motorun radyatör kapağı nasıl açılır? –Islak bezle tutup bir miktar açılır havası alınır.

— Hararet ısı göstergesi çalışmıyor neden? –Hararet Isı müşürü arızalıdır.

D- YAĞLAMA SİSTEMİ

GÖREVİ: Yağlama sisteminin üç görevi vardır.

1. Sürtünmeyi azaltarak aşınmayı önlemek,
2. Motorun Soğutmasına yardımcı olmak,
3. Aşınmadan dolayı oluşan pislikleri temizlemektir.

PARÇALARI :
Karter,yağ pompası, Yağ Filtresi,Motor yağı, Yağ Seviye kontrol çubuğu,

Yağ müşürü, Yağ Göstergesi.
1.Karter Motor bloğunun altını kapatmak ve yağa depoluk etmektir.

2.Yağ pompası,karterde durgun halde bulunan yağı sisteme pompalar.

3.Yağ filtresi, sistemde bulunan yağı temizler. Yağ filtresi belli

km’lerde mutlaka değiştirilmelidir. Bazı yağ filtreleri ise gazyağı ile temizlenebilir.

4.Motor yağı motorun içine konulan yağdır. Yeni motoryağı supap muhafaza kapağı üzerindeki kapaktan doldurulur. Motorun yağı karterin altındaki tapa açılarak boşaltılır. Motor yağı belli km.’ler de mutlaka değiştirilmelidir. Motor yağı değiştirilirken motor sıcak olmalıdır. Değiştirilmezse sürtünme ve aşınmalar artar,

güç kaybı olur, çekişten düşer.
5.Yağ Seviye kontrol çubuğu yağ seviyesi kontrolü günlük olarak yapılır. kontrol edilirken kontak anahtarı kapatılır ve 4-5 dakika beklenir. Yağ ölçümü yapılırken araç düz durumda olmalıdır. Yağ seviyesi yağ çubuğuyla

ölçülür ve yağın seviyesi yağ çubuğunun iki çizgisi arasında olmalıdır. Yağ seviyesi normalin altında iken motor çalıştırılırsa motor ısınır ve yanar

6.Yağ müşürü , yağlama sisteminin çalışıp çalışmadığını göstergeye iletir.

7.Yağ Göstergesi , Motorda yağ basıncı düşmüşse,yağ basıncında bir anormallik varsa ve yağlama sistemi çalışmıyorsa, sürücü bunu yağ göstergesinin yanmasından anlar. Motor çalışırken yağ göstergesinde anormallik görülürse motor hemen durdurulur. Motor çalıştığı sürece yağlamanın olup olmadığı motor yağ göstergesinden takip edilebilir. Marşa basılıp motor çalıştırıldığında yağ lambasının sönmesi gerekir.

Motorun yağ eksiltmesinin sebeplerinden bazıları:
Karter contasının yırtılması, segman ya da silindirlerin aşınması, karterin delik olması, tapadan yağ sızdırmasıdır. Silindirler veya segmanlar aşınmışsa motor yağ yakar.Yağ yakan motorun egzozundan mavi duman çıkar.

Rodaj zamanı : Yeni bir araçta ilk kullanım süresine rodaj denir. Rodaj süresi çalışan parçaların birbiriyle alışma süresidir. Rodaj zamanında :

a. aşırı sürat yapılmaz,

b. ani duruş kalkış yapılmaz,

c. motor tam güç konumunda çalıştırılmaz,

d. uzun süre sabit hızda gidilmez.

Arıza ve Bakım:
— Motor yağını nasıl kontrol ederim? –Kontak anahtarı kapatılır, 4-5 dk.beklenir
–Motor sıcakken ve düz zeminde iken,
–yağ çubuğunun iki çizgisi arasında olmalıdır.
— Yağ az olursa ne olur? –Motor ısınır ve yanar.
— Yağ neden azalır? –Karter contası yırtılırsa,
–Sekman, silindirler veya supap yuvaları aşınırsa
–Karter delik, tapadan yağ sızdırıyor.
— Yağ nerden boşaltılır, nerden eklenir? –Karterin altındaki tapasından boşaltılır,
–Supap muhafaza kapağından eklenir.
— Yağ göstergesi değer göstermiyor
(Yağ lambası yanıyor) neden? –Yağ yok
–Yağ filtresi tıkalı
–Yağ pompası arızalı
–Yağ müşüründe kısa devre var.
Bu durumda ne yapmalıyız?

–Aracı hemen stop ettir.Yağ seviyesine ve yağ müşürüne
–bak. Anlayamazsan servis çağır.
— Egzozdan mavi duman çıkıyor ne demek? –Araç yağ yakıyor.
— Araç neden yağ yakar? –Supap yuvaları, silindirler veya sekmanlar aşınırsa
–Yağ fazla ise

— Motor yağını ne zamanlar kontrol etmeliyim –Günlük Yağ Filtresi

E- ŞARJ SİSTEMİ

GÖREVİ: Şarj sistemi, motor çalışmaya başladığı andan itibaren aracın elektrik ihtiyacını karşılar ve aküyü şarj eder. Bir araç için gerekli elektrik enerjisini şarj sistemi sağlar. Araç stop halde iken elektrik üretimi olmaz fakat elektrik ihtiyacı var ise bu daha önce elektrik depo edilmiş olan akümülatörden karşılanır. Araç stop halde iken uzun süre elektrik kullanılır ise bir müddet sonra akümülatördeki elektrik de biter.

PARÇALARI :
Alternatör (şarj dinamosu), Konjektör (regülatör) , Vantilatör kayışı, Şarj lambası ,

1.Alternatör(şarj dinamosu), krank mili kasnağından vantilatör kayışı ile aldığı mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir.

2.Konjektör (regülatör), alternatörün ürettiği elektriğin volt ve akımını ayarlar. Aracın devri arttıkça alternatörden yüksek akım çıkar. Alternatörden çıkan bu yüksek akım ve voltajı ayarlar, tesisata ve aküye gönderir. Araçta ampuller sık sık patlıyorsa veya akü su kaybı fazlaysa konjektör arızalı olabilir.

3.Vantilatör kayışı çok sıkı ise alternatör yatakları bozulabilir.Vantilatör kayışının koptuğu “ilk olarak” şarj ikaz lambasından anlaşılır.Vantilatör kayışı gevşekse araç hararet yapar.Vantilatör kayışı parmakla bastırıldığında 1-1,5 cm gerginlikte olmalıdır

4.Şarj lambası, şarj sisteminin çalışmadığını ikaz eder. Yani alternatör, konjektör vs. arızasını belirtir.

Marşa basılıp motor çalıştığında şarj ikaz lambası sönmelidir. Şarj lambası yanıyorsa aracın durdurulup kontağın hemen kapatılması gerekir. Motor çalıştığı halde şarj ikaz lambası yanıyorsa vantilatör kayışı gevşek olabilir yada alternatör kablo bağlantıları gevşek veya alternatör kömürü aşınmış olabilir.

F- MARŞ SİSTEMİ

GÖREVİ: Marş sistemi motora ilk hareketi verir.

PARÇALARI: Akü, Kontak anahtarı, Marş motoru, Volan dişlisidir.

SİSTEMİN ÇALIŞMASI :

Marşa basıldığında marş motorunun marş dişlisi volanın üzerindeki dişlileri kavrar ve volanı döndürür.Volan da krankı döndürerek, motora gerekli ilk hareketi verir. Marş motoruna ilk hareketi ise akü verir.

Marş dişlisi 80-100 dev/dak ile döner. Marşa basma süresi 10-15 saniyedir.Marşa basa basa akümülatör boşalır. Akü biter ve başka bir aküyle takviye yapılacaksa her iki akünün (+) kutup başları (+) kutup başlarıyla, (-) kutup başları ise (-) kutup başlarıyla birleştirilir. Buna Akü takviyesi denir. Her iki akünün de voltajı aynı olmalıdır. Dijital göstergeli araçlarda akü takviyesi yapılmaz.

Marş durumunda marş motoru hiç dönmüyorsa, tık diye bir ses geliyorsa,ayrıca korna da çalmaz ise: Akü kutup başları gevşek veya Akü kutup başları oksitlidir.Marşa basıldığında marş motoru yavaş dönüyorsa sorun aküde kutup başları gevşek olabilir veya akü zayıflamış olabilir.

Marş durumunda marş motoru güzel dönüyor fakat araç çalışmıyorsa ateşleme veya yakıt sistemi arızalıdır.

Marş selenoidi marş sisteminin bir elemanıdır.Motor çalışırken marş yapılırsa volan dişlisi ve marş dişlisi zarar görür. Marşa basıp motor çalıştırıldığında kırmızı renkli yağ ve şarj lambalarının sönmesi gerekir .Sönmüyor veya araç giderken yanıyor ise motor hemen stop edilir.

GÜÇ AKTARMA ORGANLARI GÖREVİ

Motordan alınan hareketin lastiklere iletilmesini sağlamaktır.

GÜÇ AKTARMA ORGANLARI GÖREVİ PARÇALARI

Volan dişlisi , Debriyaj (kavrama) , Vites kutusu (şanzıman), Şaft (kardan mili) , Diferansiyel , Aks , Tekerlekler(jant ve lastikler).

Volan dişlisi : Motordaki hareketi ilk motor dışına verir.

Kavrama (debriyaj) motorla vites kutusu arasındaki irtibatı keserek vites değiştirme olanağı sağlayan aktarma organıdır. Ani ve sert duruş kalkış yapmak debriyaj balatasını sıyırabilir. Debriyaj balatası yağlanırsa debriyaj kaçırır. Debriyaj kaçırıyorsa güç kaybı ve yakıt sarfiyatı olur. Debriyaj teli koparsa araç vitese geçmez. Vites değiştirirken debriyaj pedalına tam basılır. Aracın ilk çalışması esnasında bir miktar gaz verildikten sonra debriyaj pedalına sonuna kadar basmanın faydası vardır. Araç hareket halindeyken ayak debriyaj pedalı üzerinde tutulmamalıdır. Balatanın zamanla sıyrılarak aşınmasına yol açar. Araç geri vitese takılmak istendiğinde takılmıyorsa, debriyaj pedalından ayak çekilip yeniden basılır. Vites değiştirirken ses geliyorsa, debriyaja tam basılmamıştır

Vites kutusu(şanzıman), Aracın hızını ve gücünü (torku) ayarlar.Duruşlarda park freni görevi yapar.Aracın geri hareketi vites kutusundan sağlanır. Vites kutusu bakımı yapılırken yağa ve yağ kaçağına dikkat edilir. Aracın km saati hareketini km. teli yardımıyla vites kutusundan alır.

Şaft , vites kutusundan aldığı dönme hareketini diferansiyele iletir.

Diferansiyel, kendine gelen hareketi 90 derece kırıp akslar yardımıyla tekerleklere iletmek, virajlarda içteki tekerleği az, dıştakini fazla döndürerek kolay ve rahat viraj almayı temin etmektir. Aktarma organlarında vites kutusuna ve diferansiyele yağ olarak dişli yağı konulur. Önden çekişli araçlarda şaft ve diferansiyel bulunmaz.

Akslar, diferansiyelin hareketini tekerleklere iletirler.

Tekerlekler(jant ve lastikler) : Aracın yol üzerindeki hareketini sarsıntısız olarak sağlayan elemanlardır
Lastiklerdeki ağırlık dengesinin bozukluğu demek olan balans oluşursa araçta titreşim oluşur. Bu titreşimler en çok direksiyon simidinde hissedilir. Lastik değiştirilirken kriko takılınca el freni çekili olmalıdır.

Yakıt tasarrufu sağlamak için lastik havalarına dikkat edilir.Lastiklere normalden fazla hava basılırsa lastikler sürekli olarak ortadan aşınırlar ve araç titrer.Lastiklerin havası normalden az ise kenarlardan aşınır,güç kaybı yakıt sarfiyatı olur.

Ön lastiklerin havası az ise direksiyon zor döner.Isınmadan dolayı lastik hava basıncı artmışsa hiçbir şey yapılmaz. Aracın lastikleri her araca binileceği zaman kontrol edilir. Dubleks lastik iç lastiği olmayan lastiktir. Karlı havalarda zincir çekici tekerlere takılır.

Lastiklerin üzerindeki rakamlar lastik ebatlarını belirtir.Bir tekere dubleks, diğer tekere şamliyelli lastik takılırsa araç bir tarafa çeker.Bijonların temizliği kuru bezle yapılır.

Arıza ve Bakım:

Motoru ilk çalıştırırken hangi pedala sonun kadar basmakta yarar var?
Debriyaj pedalına
Araç hareket halinde iken ayak debriyajda devamlı kalırsa ne olur?
Debriyaj balatası aşınır
Debriyaj bilyası bozulur.
Debriyaj kaçırmasının sebepleri nelerdir?
Debriyaj balatasının aşınması
Debriyaj balatasının sıyrılması
Debriyaj balatasının yağlanması
Debriyaj pedal boşluğunun fazla olması
Vites değiştirirken ses geliyorsa sebebi nedir?
Debriyaj pedalına tam basılmamıştır.
Aktarma organlarının çalışma sırası nedir?
Debriyaj–Vites kutusu–Şaft–Diferansiyel–Aks Teker Teker

ARACIN ÜZERİNDEKİ SİSTEMLER

Fren sistemi, aracı yavaşlatmak,yavaşlayan aracı durdurmak veya duran aracı sabitlemek için kullanılır.

Araç üzerinde 3 tip fren bulunur:

El freni

Ayak freni (servis freni)

Motor freni (kompresyon freni)

1.El freni duran aracı sabitlemek için kullanılır. El freni her araçta arka tekerleri sabitler.El freni teli kopmuş ise el freni tutmaz. El freni çekili durumda unutulup yola devam edilirse kampanalar ısınır ve fren tutmaz. Soğuk havalarda el freni çekili durumda bırakılırsa fren balataları donarak yapışır. Araç çalışıyor fakat hareket ettirilemiyorsa el freni çekik olabilir.

2.Ayak freni Aracı yavaşlatmak,yavaşlayan aracı durdurmak için kullanılır. Ayak frenine basıldığında ön ve arka tekerlekler birlikte durur.

Ayak Freni Çeşitleri;

Hidrolik fren : Fren sisteminde hidrolik azalmışsa hidrolik yağı ile takviye edilir.Aksi halde frenler tutmaz.Fren yapılmasına rağmen aracın hızı azalmıyorsa, fren hidroliği yok veya azalmış hatta fren ayarları gevşek olabilir. Fren sistemine yağ sızmış olabilir. Fren sisteminde kaçak olabilir Fren sisteminde hava varsa fren pedalı sertleşir ve frenler tutmaz.

Havalı fren : Hava frenli araçta hava basınç göstergesi basınç göstermiyorsa araç olduğu yerden kaldırılamaz.Havalı frenli bir araçta üsttekilere ilaveten hava tüpü ve kompresör bulunur.

Karma fren (westinghouse fren) : Westinghouse tipi frenli bir arabada hareket halinde iken motor stop ettirilirse frenler şişer ve fren tutmaz.

ABS fren : (Anti Blockage System) ABS frenin avantajları, frenlerken direksiyon hakimiyetini kaybetmemesidir. ABS fren aracı kısa mesafede durdurmaz ama yağışlı ve kaygan yüzeylerde ani frene basılsa bile lastiklerin kaymadan dönerek durmasını sağladığı için direksiyon hakimiyeti kaybolmadan yavaşlamasını ve durmasını sağlar.

Ayrıca bazı araçlarda EBD (Electronic Brakeforce Distribution) diye bir sistem vardır.Bu sistem sayesinde tekerlekler kilitlenmeden minimum reaksiyon süresinde maksimum frenleme sağlanır.Aracın kampanaları aşırı ısınmışsa fren ayarları bozuk olabilir. Fren sisteminde fren ayarı yapılır. Sıkı ise kampanalar ısınır ,yakıt sarfiyatı artar,gevşekse frenler tutmaz.

Ön lastiklerin biri yeni biri eskiyse frenlerken araç bir tarafa çeker.Traktörlerde sağ ve sol fren mandalı düz yolda giderken kilitlenmelidir. Fren sistemi diskli ise , disk yüzeyi ve fren balataları kolay soğur,kampanalı ise bu avantaj bulunmaz.

3.Motor freni (kompresyon freni) Büyük araçlarda egzoz gazının dışarı atılması sırasında egzoz manifoldu kapatılarak aracın yavaşlaması sağlanır .Binek araçlarda ise aracın yokuşu uygun vitesle inmesi ile sağlanır.

Arıza ve Bakım:
Fren yapınca fren tutmuyor neden?
Sistemde fren hidrolik yağı az veya yok. (günlük kontrol)
Boru ve bağlantılarında kaçak var.
Balatalar aşınmıştır.
Fren sisteminde hava vardır
Balatalar yağlanmış veya aşırı ısınmıştır.
El freni çekili unutulur yola devam edilirse ne olur?
Kampanalar ısınır fren tutmaz.
Soğuk havalarda el freni çekilirse ne olabilir?
Fren balataları donarak kampanaya yapışır.
Servis (ayak)frenine basınca ne olur?
Ön ve arka tekerler birlikte durur.
Fren ayarları düzgün yapılmazsa ne olur?
Fren yapılınca araç sağa sola savrulur veya kayar.
Sıkı olursa balata ve kampanalar ısınır fren tutmaz
Westinghouse fren sistemi olan araçta ne yapılmaz?
Kontak kapatılırsa fren asla tutmaz.
Havalı fren sisteminde aracı çalıştırmadan önce nereye bakılmalıdır?
Hava basınç saatine.
Frenleme esnasında fren pedalı neden titrer?
Disk veya balata yüzeyi bozulmuştur.
Fren yağı azalmış ise ne ile tamamlanır?
Hidrolik yağı ile (Hidrolik yağı günlük kontrol edilir)
Diskli frenin avantajı nedir?
Balata ve disk yüzeyinin daha kolay soğuması

Direksiyon Sistemi

Ön düzen sistemi, aracın dönüşünü sağlar. Mekanik, havalı ve hidrolik direksiyon sistemleri vardır.

Direksiyon Sistemi Parçaları

Direksiyon simidi,direksiyon mili,direksiyon kutusu,rot,rotbaşı (rotil) sistemin bazı parçalarıdır.

Direksiyon kutusunun yağı kontrol edilmelidir.Eksikse dişli yağı ilave edilir.Direksiyon boşluğu artmış ise iki sebebi vardır.

Direksiyon dişli kutusu arızalı veya ayarsızdır.
Rot başları aşınmıştır.
Rot (ön düzen) ayarı bozuksa araç yolda giderken çekme, gezme yapar,ayrıca ön lastikler içten ve dıştan aşınır.
Direksiyon titreşim yapıyor ise ön lastiklerin Balans ayarı bozuktur
Direksiyon zor dönüyorsa lastik hava basıncı normalden azdır.

Arıza ve Bakım:
Neden rot ayarı yaparız?
Direksiyon hakimiyetini kolaylaştırmak.
Tekerlerin yol ile temasını sağlamak,
Tekerlerin aşınmasını önlemek,
Dönüş sonrasında direksiyonun kendi kendine toplanmasını sağlamak.
Direksiyonda neden boşluk oluşur?
Rot bağlantıları aşınmış,
Küresel boşluklar aşınmış,
Teker bilyaları aşınmış veya gevşektir,
Direksiyon dişli kutusunun ayarı bozulmuştur.
Direksiyon sistemi bakımında ne yapılır? –Direksiyon kutusu yağına bakılır.
Ön düzen (rot) ayarları bozuk olan bir araçta muhtemelen arıza nedir?
Ön lastikler içten veya dıştan aşınır.

Süspansiyon Sistemi

Süspansiyon sistemi, sürücü ve yolcuların yol bozukluklarından etkilenmeden sarsıntısız bir yolculuk yapmalarını sağlar. Yaylar (helezon yay) ve amortisörlerden oluşur.Yaylar, yoldan gelen darbe titreşimleri üzerine alır.

Helezon yaylar otomobil türü araçlarda kullanılır,

Makaslar ise genellikle ağır hizmet araçlarında kullanılır.

Amortisör yayların salınımını kontrol eder.

Egzoz Sistemi

Motor çalıştığı sürece çıkan yanmış gazları dışarıya sessiz bir şekilde atılmasını sağlayan sistemdir.

Egzoz Sistemi Parçaları

Egzoz manifoldu

Egzoz borusu

Egzoz susturucusu aracın gürültü yapmasını önler,patlak ise gürültü yapar

Katalitik konvantör egzozdan çıkan kirli ve zehirli gazların etkisini yok eder.

Kurşunsuz benzin kullanılır.

Motorun Egzozundan Fazla Bozuk Ses Çıkmasının Sebebi susturucu veya egzoz boruları delinmiş, çürümüş olabilir.

Aydınlatma ve İkaz Sistemi

Aydınlatma sisteminde, sigortalar, kablolar, farlar, park lambası, sis lambası, plaka lambası, gösterge lambası, iç aydınlatma lambası, bagaj aydınlatma lambası, gibi lambalar vardır. İkaz sisteminde, sinyaller, fren ikaz lambaları, geri vites lambası, korna bulunur.Her elektrik elemanı gibi araçlarda bulunan aydınlatma ve ikaz sistemi gibi elektrikli devrelerde de:akü, kablolar, kablo bağlantıları, sigortalar, açma kapama düğmeleri yada kolları, ve alıcı olarak da ampuller bulunmaktadır.

Fren müşürü ikaz sisteminin bir parçasıdır. Fren lambaları yanmıyorsa, fren müşürü arızalı olabilir.Fren lambalarından biri yanmıyorsa, yanmayan lambanın ampulü yanmış olabilir.
Farların bakımı yapılırken, far ayarı yapılır.Uzun farlar yandığında gösterge üzerinde mavi renkli ışığı yanar. Farlardan hiçbiri yanmıyorsa, sigortası atık olabilir. Far anahtarı bozuksa farlar yine hiç yanmaz. Farlardan biri sönük yanıyorsa far kablo bağlantısı gevşemiş veya paslanmış olabilir.
Flaşör arızalanınca sinyal lambaları yanmaz.Isı göstergesi çalışmıyorsa, ısı göstergesi müşürü arızalı olabilir.
Sigortanın görevi, kısa devre olduğunda sistemi korumaktır. Sigortalar atıksa bunun yerine aynı amperde yeni sigorta takılır.sigortanın tamiri olmaz

Göstergeler Sistemi

A-GÖREVİ : Göstergeler aracın ön paneli üzerinde sürücünün kolayca görebileceği şekilde konulmuşlardır. Araçlarda çeşitli sistemlerin çalışma durumları hakkında bilgi verirler. Arıza meydana gelmeden veya geldiği anda, sürücüyü uyarmak amacıyla konulmuşlardır. Sürücülerin seyir esnasında göstergeleri sık sık kontrol etmeleri gerekir.

B- ARAÇTA BULUNAN GÖSTERGELER

Kilometre göstergesi
Günlük kilometre sayacı,
Servis bakım lambası,
Motor devir göstergesi
Zaman saati,
Airbag lambası,
Sıcaklılık (hararet)göstergesi,
Kısa ve uzun far göstergeleri,
ABS fren lambası,
Yakıt göstergesi,
Cam rezistansı göstergesi

Motorun Bakımı Servislerde Aracınızın Mekanik Aksamlarının Problemlerinin Çözümü , Bakımı İtina İle Yapılmaktadır. Profesyonel Personel Tarafından Aracınızın Motor , Difransiyel , Şanzuman Ve Benzeri Mekanik Problemleri Giderilmektedir.

Bilgisayar İle Arıza Tespiti .
Periyodik Araç Bakımı .
Genel Araç Bakımı .
Enjeksiyon ve Enjektör Temizliği .
Karbüratör Temizliği
Yağ Ve Filtre Değişimi
Mekanik Arızalar Ve Onarımı

Aracınızın Elektrik Ve Elektronik Sistemindeki Arızalar Test Cihazları Ve Konusunda Uzman Personeller Tarafından Yapılan Ölçümlerle Hızlı Ve Güvenli Bir Şekilde Giderilmektedir.

Araç Elektriği .
Klima , Kalorifer Elektriği .
Aydınlatma Sistemleri .
Konfor Sistemleri .
Immobilezır

Aracınızın Klimasının Her Türlü Arızaları Ve Bakımı Deneyimli Personel Tarafından , En Modern Cihazlarla Yapılmaktadır.

Her Türlü Klima Tamiri
Klima Gaz Değişimi
Klima Gaz Dolumu
Klima Hortum Yapımı / Değişimi

Carbon Clean Bir Makine Ve Temizleme Kimyasallarından Oluşan Bir Sistemdir. Daha Az Yakıt Tüketerek ‘ 0 ‘ Km Motor Performansı Sağlarsınız. Aracınızın Yakıt Püskürtme Sistemlerindeki Pahalı Parçaların Gereksiz Zamanlarda Gereksiz Yere Değişmesini Önler . Aracın Bakım Ve İşçilik Masrafları İle Serviste Kalış Süresi Azaltır. Özellikle Dizel Araçlarda Çok Pahalı Olan Ve Değişimi Zaman Alan Parçalardan Kaynaklanan Bir Çok Arızanın Oluşması Önlenmektedir.

Günlük bakımda motorun yağına, suyuna, fren hidroliğine, yakıtına, her araca iniş binişte lastik hava basınçlarına, ışık ve ikaz sistemlerine bakılır.

Haftalık bakımda vantilatör kayışı gerginliği, akü bakımı yapılır.

Akü bakımı yaparken akü dış yüzeylerinin ve kutup başlarındaki oksitlerin sodalı su ve sıcak su ile temizlenmesine, plakaların 1 cm üzerine kadar saf su ilave edilmesine, eleman kapak deliklerinin açık tutulmasına, kışın akü donmasın diye akü tam şarj ettirilir, dijital göstergeli araçta asla akü takviyesi yapılmaz.

Akü kendiliğinden boşanıyorsa akünün üst kısmında pislik birikmiştir.

Kısa devreden dolayı yangın olursa akü kutup başları çıkarılır.

Akü 2 kutup başı arasında her iki kutup başına değen bir madeni parça konursa akü kısa devre olup patlar.

Yağlı tip hava filtresinin bakımı yapılırken sökülen parçalar gaz yağı ile temizlenir.

Araç iterek çalıştırılırsa triger kayışı kopar.

Araç suya girerek motor stop ederse ateşleme sisteminin parçalarının kuruması beklenir.

BAKIMLAR

Rodaj süresi (alıştırma) ve ilk bakım:

0 – 2000 km rodaj süresidir. Parçaların birbirine alışması dönemidir. Bu dönemde aşağıdakilere dikkat edilmelidir.
— Fazla sürat yapılmaz
— Ani duruş ve kalkış yapılmaz
— Motor tam güçte çalıştırılmaz.
— Uzun süre sabit hızda gidilmez.

Günlük Bakım:

— Yakıt kontrolü –Işık ve ikaz sistemi kontrolü
— Yağ kontrolü –Araca her binişte lastik havaları kontrolü
— Soğutma suyu kontrolü –Dizelde yakıt deposu suyu alınır
— Fren hidroliği kontrolü –Dizelde yakıt filtresi suyu alınır.

Haftalık Bakım:

— Vantilatör kayışı kontrolü
— Akümülatör kontrolü

Aylık Bakım:

— Hava filtresi temizlenir.
6 Aylık Bakım:
— Motor ayarları yapılır(Supap, buji, platin, avans v.b)
— Ön düzen ayarları yapılır (Rot, kamber, Kaster v.b)
— Amortisör yağı kontrol edilir.
— Fren sisteminde –Balatalar değişir
–Fren ayarı yapılır.
— Lastiklerin yer değişimi (Arkalar öne, önler arkaya takılmalıdır)
— Far ayarı yapılır
— Yaza kışa hazırlık yapılır (Hava filtresi ve otomatik jigle kışlık pozisyona çevirillir)

Yıllık Bakım:

— 6 Aylık Bakım tekrar yapılır.
— Radyatör suyu değiştirilir.
— Yakıt deposu temizlenir.
— Dizel motorlarda enjeksiyon pompası ve enjektör ayarı yapılmalıdır.

Aracın durdurulması gereken zamanlar:
— Yağ lambası yanarsa,
— Şarj lambası yanarsa,
— Motordan garip ses gelirse,
— Yanık kablo kokusu gelirse araç stop ettirilir.
• Şarj göstergesi
• Sis lambası göstergesi,
• Yağ göstergesi,
• Emniyet kemeri göstergesi,
• Jikle göstergesi
• Dörtlü flaşör göstergesi,
• Fren hidroliği göstergesi,
• Sinyal göstergesi

Kategoriler
DERS NOTLARI

TRAFİK BİLGİSİ DERSLERİ

Ehliyet almak isteyen ve sınavlara hazırlanan kullanıcılar için hazırlanmış Ehliyet sınavı ders notlarına sitemizin bu kısmında yer alan trafik ve çevre ile ilgili bölümden ulaşabilirler.

GENEL TRAFİK TANIMLARI

TRAFİK : Yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki hal ve hareketleridir.

KARAYOLU (YOL): Trafik için , kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır.

GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ : Görev sırasında, belirli araç sürücülerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartı ile trafik kısıtlama veya yasaklarına bağlı olmamalıdır.

GEÇİŞ HAKKI : Yayaların ve araç kullananların diğer yaya ve araç kullananlara göre, yolu kullanmak sırasındaki öncelik hakkıdır.

DURMA : Her türlü trafik zorunlulukları (kırmızı ışık, yetkililerin dur işareti, yol kapanması gibi- nedeni ile aracın durdurulmasıdır.

DURAKLAMA : Trafik zorunlulukları dışında araçların insan indirmek ve bindirmek amacı ile kısa bir süre için durdurulmasıdır.

PARK ETME : Araçların, durma ve duraklaması gereken haller dışında bırakılmasıdır.

TRAFİK KAZASI : Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olaydır.

MÜLK : Devlete, kamuya, gerçek yada tüzel kişilere ait olan taşınmaz mallardır.

YERLEŞİM YERİ (BİRİM) : Kendisine ulaşan karayolları üzerinde sınırının, başlangıç ve bitimi bir işaret levhası ile belirlenmiş olan yerleşme, çalışma ve barıma amacı ile insanların yararlandıkları yapı ve tesislerin bir arada bulunduğu ve karayolu trafiğine etkileri tespit edilmiş olan il, ilçe, köy veya mezra gibi yerlerdir.

ARAÇ : Karayollarında kullanılabilen, motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin genel adıdır.

TAŞIT : Karayolunda insan, hayvan ve yük taşımaya yarayan araçlardır.

SÜRÜCÜ : Karayolunda, motorlu veya motorsuz bir aracı sevk ve idare eden kişidir.

ŞOFÖR : Karayolunda, ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı süren kişidir.

YOLCU : Aracı kullanan sürücü ile hizmetliler dışında araçta bulunan kişilerdir.

HİZMETLİ : Araçlarda, sürücü hariç, araç veya taşıma hizmetlerinde süreli veya süresiz çalışan kişiler ile iş makinelerinde sürücülerden gayri kişilerdir.

YAYA : Araçlarda bulunmayan, karayolunda hareketsiz veya hareket halinde bulunan insanlardır.

TRAFİK İŞARETLERİ : Trafiği düzenleme amacı ile kullanılan işaret levhaları, ışıklı ve sesli işaretler, yer işaretlemeleri ile trafik zabıtası veya diğer yetkililerin trafiği yönetmek için yaptıkları hareketlerdir.

TRAFİKTEN MEN : Trafik zabıtasınca, bu Kanunda belirtilen hallerde araçla ilgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yere çekilerek trafikten alıkonulmasıdır.

KARAYOLU İLE İLGİLİ TRAFİK TANIMLARI

YAYA YOLU (Yaya kaldırımı) : Karayolunun taşıt yolu kenarı ile gerçek veya tüzel kişilere ait mülkler arasında kalan ve yalnız yayaların kullanımına ayrılmış olan kısımdır.

BANKET : Yaya yolu ayrılmamış karayolunda, taşıt yolu kenarı ile şev başı veya hendek iç üst kenarı arasında kalan ve olağan olarak yayaların ve hayvanların kullanacağı, zorunlu hallerde de araçların faydalanabileceği kısımdır.

PLATFORM : Karayolunun, taşıt yolu (kaplama) ile yayayolu (kaldırım) veya banketinden oluşan kısımdır.

ANAYOL : Ana trafiğe açık olan ve bunu kesen karayolundaki trafiğin bu yolu geçerken veya bu yola girerken, ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği işaretlerle belirlenmiş karayoludur.

TALİ YOL : Genel olarak üzerindeki trafik yoğunluğu bakımından bağlandığı yoldan daha az önemde olan yoldur.

KAVŞAK : İki veya daha fazla karayolunun kesişmesi veya birleşmesi ile ortak alandır.

KAVŞAK ORTAK ALANI : Kavşaklarda, kavşağı teşkil eden kollardan ayrı ayrı yaklaşıldığında, kavşaktaki geometrik veya fiziki değişikliğin başladığı çizgiler ile çevrelenmiş alandır.

TEHLİKELİ EĞİM : Araçların emniyetle seyrine devam için, vites küçültmeyi gerektiren uzunluk veya açıdaki yol eğimidir.

İKİ YÖNLÜ KARAYOLU : Taşıt yolunun her iki yönündeki taşıt trafiği için kullanıldığı karayoludur.

TEK YÖNLÜ KARAYOLU : Taşıt yolunun yalnızca bir yöndeki taşıt trafiği için kullanıldığı karayoludur.

BÖLÜNMÜŞ KARAYOLU : Bir yöndeki trafiğe ait taşıt yolunun bir ayırıcı ile belirli şekilde diğer taşıt yolundan ayrılması ile meydana gelen karayoludur.

ERİŞME KONTROLLÜ KARAYOLU (Otoyol-Ekspres yol): Özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların girmediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.

ALT GEÇİT :Karayolunun,diğer bir karayolu veya demiryolunu alttan geçmesini sağlayan yapıdır.

ÜST GEÇİT : Karayolunun, diğer bir karayolu veya demiryolunu üstten geçmesini sağlayan yapıdır.

DEMİRYOLU GEÇİDİ (Hemzemin Geçit) : Karayolu ile demiryolunun aynı seviyede kesiştiği bariyerli veya bariyersiz geçitlerdir.

ADA : Yayaların geçmesi ve durmalarına, taşıtlardan inip binmelerine yarayan, trafik akımını ve trafik güvenliğini sağlama amacı ile yapılmış olan, araçların bulunamayacağı, koruyucu tertibatla belirlenmiş bölüm ve alandır.

AYIRICI : Taşıt yollarını veya yol bölümlerini birbirinden ayıran, bir taraftaki taşıtların diğer tarafa geçmesini engelleyen veya zorlaştıran karayolu yapısı, trafik tertibatı veya gereçtir.

ŞERİT : Taşıtların bir dizi halinde güvenle seyredebilmeleri ve taşıt yolunun ayrılmış bir bölümü veya boyuna işaretlemelerle ayrılmamış olsa bile motorlu araç dizisinin hareketine yeterli
genişlikte olmak şartıyla taşıt yolunu bölünebileceği boyuna dilimlerin herhangi biridir.

PARKYERİ (Otopark) : Araçların park etmesi için kullanılan açık veya kapalı alandır.

KARAYOLU ÜZERİ PARKYERİ : Taşıt yolundaki veya buna bitişik alanlardaki park yeridir.

KARAYOLU DIŞI PARKYERİ : Karayolu sınır çizgisi dışında olan ve bir geçiş yolu veya servis yolu ile taşıt yoluna bağlanan park yeridir.

DURAK : Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının yolcu ve hizmetlileri bindirmek, indirmek gayesiyle duraklamaları için işaretlerle belirlenmiş yerdir.

GARAJ : Araçların genellikle uzun süre durmaları için kullanılan bakım ve servisinin de yapılabileceği kapalı veya açık olan yerlerdir.

TERMİNAL : İnsan veya eşya taşımalarında araçların indirme, yükleme, boşaltma, aktarma yaptıkları ve ayrıca bilet satışı ile bekleme, haberleşme, şehir ulaşımı ve benzeri hizmetlerin de sağlandığı yerdir.

SERVİS İSTASYONU : Araçların bakım, onarım ve servislerin yapıldığı açık veya kapalı yerdir.

AKARYAKIT İSTASYONU : Araçların esas itibariyle akaryakıt, yağ, basınçlı hava, ve yedek malzeme ihtiyaçları ile ayrıca, kişilerin ilk yardım ihtiyaçlarının da sağlandığı yerdir.

MUAYENE İSTASYONU : Araçların niteliklerini tespit ve kontrol edebilecek cihaz ve personel bulunan ve teknik kontrolü yapılan yerdir.

ARAÇ TARTI İSTASYONU : Araçların yüklü veya yüksüz olarak sabit veya taşınabilir cihazlarla tartıldığı yerdir

ARAÇLARA İLİŞKİN TRAFİK TANIMLARI

OTOMOBİL : Yapısı itibariyle, sürücüsünden başka en çok yedi oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu taşıttır. Bunlardan taksimetre veya tarife ile yolcu taşıyanlara “taksi otomobil”, adam başına ücretle yolcu taşıyanlara “dolmuş otomobil” denir.

MİNİBÜS : Yapısı itibariyle, sürücüsünden başka sekiz ile ondört oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu taşıttır.

OTOBÜS : Yapısı itibariyle sürücüsünden başka en az onbeş oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu taşıttır.

KAMYONET : İzin verilebilen azami yüklü ağırlığı 3500 Kg.’ı geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıttır.

KAMYON : İzin verilebilen azami yüklü ağırlığı 3500 kg.’dan fazla olan ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıtlardır.

ÇEKİCİ : Römork ve yarı römorkları çekmek için imal edilmiş olan yük taşımayan motorlu taşıttır.

ARAZİ TAŞITI : Karayollarında yolcu veya yük taşıyabilecek şekilde imal edilmiş olmakla beraber, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilen motorlu taşıttır.

MOTOSİKLET : İki veya üç tekerlekli sepetli veya sepetsiz motorlu taşıttır.

MOTORLU BİSİKLET : Silindir hacmi 50 santimetre küpü geçmeyen, içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km’den az olan bisiklettir.

BİSİKLET : En çok üç tekerleği olan ve üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürmek suretiyle hareket eden ve yolcu taşımalarında kullanılmayan motorsuz taşıttır.

LASTİK TEKERLEKLİ TRAKTÖR : Belirli şartlarda römork ve yarı römork çekebilen, ancak ticari amaçla taşımada kullanılmayan tarım aracıdır.

İŞ MAKİNELERİ : Yol inşaat makineleri ile benzeri tarım, sanayi, bayındırlık, milli savunma ile çeşitli kuruluşların iş ve hizmetlerinde kullanılan, iş amacına göre üzerine çeşitli ekipmanlar monte edilmiş, karayolunda insan, hayvan, yük taşımasında kullanılmayan motorlu araçlardır.

ÖZEL AMAÇLI TAŞIT : Özel amaçla insan veya eşya taşımak için imal edilmiş olan ve itfaiye, cankurtaran, cenaze, radyo, sinema, televizyon, kütüphane, araştırma araçları çekmek veya taşımak, kaldırmak gibi özel işlerde kullanılan motorlu araçtır.

OKUL TAŞITI : Genel olarak okul öncesi, ilköğretim ve orta dereceli okulların öğrencileri ile sadece gözetici ve hizmetlilerin taşınmalarında kullanılan taşıttır.

KAMU HİZMETİ TAŞITI : Kamu hizmeti için yük veya taşıması yapan bütün taşıtlardır.

PERSONEL SERVİS TAŞITI : Herhangi bir kamu ve kuruluşu veya özel veya tüzel kişilerin personelini bir akit karşılığı taşıyan şahıs veya şirketlere ait minibüs ve otobüs türündeki ticari
araçlardır. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel kişilere ait araçların kendi personelini veya yolcusunu taşıma işi bu tanımın kapsamına girmez.

UMUM SERVİS ARACI : Okul taşıtları ile personel servis araçlarının birlikte değerlendirilmesidir.

KAMP TAŞITI : Yük taşımasında kullanılmayan, iç dizayn tatil yapmaya uygun teçhizatlarla donatılmış, hizmet edebileceği kadar yolcu taşıyabilen motorlu taşıttır.

RÖMORK : Motorlu araçla çekilen insan veya yük taşımak için imal edilmiş motorsuz taşıttır.

YARI RÖMORK : Bir kısmı motorlu taşıt veya araç üzerine oturan, taşıdığı yükün ve kendi ağırlığının bir kısmı motorlu araç tarafından taşınan römorktur.

HAFİF RÖMORK : Azami yüklü ağırlığı 750 kg.’ı geçmeyen römork veya yarı römorktur.

TAŞIT KATARI : Karayolunda bir birim olarak seyretmek üzere birbirine bağlanmış taşıttır.

TAŞIMA SINIRI (Kapasite) : Bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu ve hizmetli sayısıdır.

GABARİ : Araçların, yüklü veya yüksüz olarak karayolunda güvenli seyirlerini temin amacı ile uzunluk genişlik ve yüksekliklerini belirleyen ölçüdür. (Genişlik:2,5 m ; Yükseklik:4 m)

AZAMİ AĞIRLIK : Taşıtın güvenle taşıyabileceği azami yükle birlikte ağırlığıdır.

YÜKSÜZ AĞIRLIK : Üzerinde insan veya eşya (yük- bulunmayan ve akaryakıt deposu dolu olan bir aracın taşınması zorunlu alet, edevat ve donatımı ile birlikte toplam ağırlığıdır.

YÜKLÜ AĞIRLIK : Bir taşıtın yüksüz ağırlığı ile taşımakta olduğu sürücü, hizmetli, yolcu ve eşyanın ağırlığıdır.

DİNGİL AĞIRLIĞI : Araçlarda aynı dingile bağlı tekerleklerden, karayolu yapısına aktarılan ağırlıktır. (Tek dingil: 10 ton, iki dingil 18 ton)

AZAMİ DİNGİL AĞIRLIĞI : Araçların karayolu yapılarından güvenle ve yapıya zarar vermeden geçebilmeleri için saptanan toplam ağırlıktır.

KARAYOLU YAPISI VE TRAFİK İŞARETLERİNİN KORUNMASI

Meydana gelen tehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadan kaldırır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşlarca derhal giderilir, zarar karşılıkları ve masrafları sorumlulara ödetilir. Uymayanlara para cezası verilir.

TRAFİK İŞARETLERİ

  1. Trafik görevlisinin işaretleri
  2. Işıklı trafik işaretleri
  3. Trafik işaret levhaları
  4. Yol çizgileri
  5. Diğer işaretleme elemanları

Trafik işaretlerinin bu sıralaması aynı zamanda bunlara uymadaki öncelik sıralamasıdır. Sesli veya yazılı ışıklar; araç trafiğine göre yayaların hareketlerini düzenleyen ışıklar olup yayalara hitap eder.

Trafik Görevlisinin İşaretleri

  • Trafik görevlisinin her iki kolunu veya sağ veya sol kollarından birini yere paralel olarak yana açtığı durumda; kollar doğrultusundaki araçlara geç, ön ve arka doğrultusundaki araçlara dur demektir.
  • Trafik görevlisinin sağ veya sol kolundan birini havaya kaldırması durumunda, bütün yönlerdeki araçlara dur demektir. Yani bütün yollar trafiğe kapalıdır.
  • Görevli kişinin kırmızı ışığı sallaması, ışığı yönelttiği doğrultudaki karayolunu kullananlar için dur demektir.
  • Görevli kişinin kısa sesli tek veya fasılalı düdük işareti uyarma, uzun sesli tek veya fasılalı düdük işareti dur demektir.
  • Trafiği hızlandırma işareti; Trafik polisi, hızlandırmak istediği yöne sol yada sağ yanı dönük olarak, o yönde bulunan kolunu yere paralel olacak şekilde ve dirsekten kırmak suretiyle eline kadar olan kısmı yukarıya kaldırıp, tekrar yere paralel hale getirir.
  • Trafiği yavaşlatma işareti; Trafik polisi, yavaşlatmak istediği yöne cephesi dönük durur ve sağ yada sol kolunu (trafiğin akış yönüne göre omuzdan, yere paralel oluncaya kadar kaldırıp 45 derece ile 90 derece arasında seri olarak yavaş yavaş sallar.

Tehlike Uyarı İşaretleri

Trafik Tanzim İşaretleri

Trafik Bilgi İşaretleri

Trafik  Durma ve Parketme İşaretleri

Trafik  Yatay İşaretleme

Yeni Standart Trafik İşaretleri

Işıklı Trafik İşaretleri

  • Kırmızı Işık: Aksini gösteren bir işaret yoksa hiçbir yöne hareket edilmez.
  • Kırmızı – Sarı Işık: Yol trafiğe açılmak üzeredir, harekete hazırlanılır.
  • Yeşil Işık: Yol trafiğe açıktır, aksine bir işaret yoksa durmadan geçilir.
  • Sarı ışık: Yol trafiğe kapanmak üzeredir, emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan araçlar geçebilir, diğer araçlar durmak zorundadır.
  • Fasılalı Yanıp Sönen Sarı Işık: Uyarı anlamındadır. Bu yerin yavaş ve dikkatli geçilmesini bildirir.
  • Fasılalı Yanıp Sönen Kırmızı Işık: Mutlak duruş yapılmasını ve gidilecek yolun açık ve müsait olduğu görüldükten sonra yeniden hareket edilmesini bildirir.
  • Işıklı Oklar: Dönüşleri düzenler. Ok yönünde dönüş yapacak olan sürücülerin ışıklı okun yeşil yanmasını beklemelerini bildirir.
  • Yazılı ve sesli ışık: Araç trafiğine göre yaya trafiğini düzenler ve yayalara hitap eder.

Yol Çizgileri

  • Kesik yol çizgileri: Trafik kurallarına uymak şartıyla sürücülerin, yol ve trafik durumuna uygun olduğunda, öndeki araçları geçmek için şerit değiştirebileceğini gösterir.
  • Devamlı yol çizgileri: İki şerit ve iki yönlü karayolunda, dönemeç tepe üstü, kavşak yaya ve okul geçidi, demiryolu geçidi, dar köprü ve tünel gibi yerlerin yaklaşımında şerit değiştirilemeyeceğini ve öndeki araçların geçilemeyeceğini belirler.
  • Devamlı ve kesik yol çizgileri: Yan yana çizilmiş devamlı ve kesik yol çizgilerinin bulunduğu yerlerde sürücüler, manevra başlangıcında kendilerine en yakın olan çizginin anlamına göre davranırlar.
  • Yan yana iki devamlı çizgi(Paralel devamlı çizgi): Bu çizgi, yolu bölünmüş yol durumuna getirdiğinden bu çizgi boyunca karşı yönün kullandığı şeritlere girilmez.
  • Yön Okları: Özellikle kavşak yaklaşımlarında gidilecek veya dönülecek yöne göre zamanında uygun şeride girilmesini gösteren çizgilerdir.
  • Yaya Geçidi Çizgileri: Yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak amacıyla taşıt yolu üzerine çizilen çizgilerdir.
  • Park Yeri Çizgileri: Araçların duracakları yerleri belirlemek amacıyla park yerlerine çizilen çizgilerdir.
  • Azami Hız Sınırı: Taşıt yolu üzerine yazılan sayılar bu yol kesimindeki azami hızı gösterir.
  • Park Yasağı Çizgileri: Park etmenin yasaklandığı kesimlerde bordür taşlarına veya kaplama üzerine çizilen çizgilerdir.

Kavsak okları. Kavşaklara yaklaşımda hangi şeritlerdeki taşıtların hangi yöne döneceklerini belirtir.

Kısıtlanmış alan. Çapraz çizgilerle taranmış alana girilmemelidir. Park yapılmaz hattı. Bu şekilde işaretlenmiş alanlara park yapılmamalıdır.

KARAYOLUNDA ARAÇ SÜRME YASAĞI

  • Uyuşturucu ve keyif verici maddeleri almış olarak karayolunda araç sürmek yasaktır. Bu hükme uymayanlar derhal araç kullanmaktan men olunur ve mahkemeye sevk edilir. Mahkemece hafif para, 6 ay hafif hapis ve sürücü belgesinin iptali ile cezalandırılır.
  • Hususi otomobil sürücüleri kanlarındaki alkol miktarı en çok 0,50 promil olacak kadar alkol alarak araç kullanabilirler. Diğer araç sürücülerinin alkollü araç kullanmaları yasaktır. Bu kurallara uymayanlar, geriye doğru 5 yıl içinde birinci defa 6 ay, ikinci defada da 2 yıl süre ile sürücü belgeleri elinden alınır. para ve 15 ceza puanı ile cezalandırılır. Ayrıca bu sürücüler eğitime tabi
    tutulurlar. Üçüncü defa tekrarı halinde bu sürücüler, 6 ay hapsolunurlar; psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonrası 5 yıl geçtikten sonra uygun olanlara sürücü
    belgesi iade edilir. Uygun olmayanlara ise sürücü belgesi verilmez. Alkollü olarak ölümlü yada yaralamalı trafik kazasına neden olunması halinde ağır kusurun varlığı kabul edilir.
  • Sürücü belgesi olmayanların veya sürmeye yetkili oldukları araçlar dışındaki araçları karayolunda sürmesi yasaktır. Geçerli sürücü belgesi olmadan trafiğe çıkanlara para cezası ile birlikte ilk tespitte 1-2 ay, tekrarı halinde 2-3 ay hapis cezası verilir. 18 yaşındaki küçükler için bu ceza, aynı sürelerle çocuk ıslah evlerinde ıslah edilmek suretiyle yerine getirilir.
  • Ticari amaçla yük ve yolcu taşıyan motorlu araç sürücülerinin veya bir yarar karşılığında sürücülük yapanların 24 saatlik herhangi bir süre içinde; toplam olarak 9 saatten ve devamlı olarak 4,5 saatten fazla araç sürmeleri yasaktır. 4,5 saatlik devamlı sürmeden sonra en az 30 dakika dinlenmek zorunludur.

KARAYOLUNUN KULLANILMASI KURALLARI

Aksine bir işaret bulunmadıkça bütün sürücüler araçlarını;

  • Gidiş yönüne göre yolun en sağından sürmek,
  • Çok şeritli yollarda, yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek,
  • Şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritteki araçların emniyetle geçmesini beklemek,
  • Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek,
  • Gidişe ayrılan şeritlerden en soldakini sürekli olarak işgal etmemek,
  • İki yönlü dört veya daha çok şeritli yollarda, aksine bir işaret bulunmadıkça motosiklet, otomobil,minibüs, kamyonet ve otobüs dışındaki araçları sürenler, geçme ve dönme dışında, en sağ
    şeritten sürmek zorundadırlar.

Sürücülerin;

  • Geçme, dönme, duraklama ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri,
  • İki şeridi birden kullanmaları,
  • Kavşaklara yaklaşırken yerleşim yerleri dışında 150 m, yerleşim yerleri içinde 30 m mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri,
  • İşaret vermeden şerit değiştirmeleri,
  • Bölünmüş yollarda, karşı yönden gelen trafik için ayrılmış yol bölümüne girmeleri,
  • Dört veya daha fazla şeritli ve iki yönlü yollarda, karşı yönden gelen trafik için ayrılan yol kısmına girmeleri, yasaktır.

Trafik İşaretlerine Ve İşaretçilerine Uyma Mecburiyeti

Sürücüler ile yayalar karayolunu kullanırken:

  • Trafiği düzenlemeye ve denetlemeye yetkili üniformalı ve özel işaret taşıyan görevlilerin uyarı ve işaretlerine,
  • Işıklı ve sesli trafik işaretlerine,
  • Trafik işaret levhaları,tertipleri ve yer işaretlemelerine,
  • Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olarak Karayolları Trafik kanunun da ve bu yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasal zorunluluk ve yükümlülüklere uymak zorundadırlar.

HIZ KURALLARI

TÜRKİYE’DE ARAÇLARIN UYMASI GEREKEN YASAL HIZ SINIRLARI

Sürücüler:

  • Kavşaklarla yaklaşırken,
  • Dönemeçlere girerken,
  • Tepe üstlerine yaklaşırken,
  • Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken,
  • Devamlı dönemeçli yollarda ilerlerken,
  • Demiryolu geçitlerine yaklaşırken,
  • Tünellere yaklaşırken,
  • Dar köprü ve menfezlere yaklaşırken,
  • Yapım, bakım ve onarım çalışmaları yapılan yol kesimlerine yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar.

Not: Römorksuz bir araca römork takılırsa, aracın hızı saate 10 km. daha düşük olmalı.

TAKİP MESAFESİ

Sürücüler, önlerinde giden araçları, kendi araçlarının km. cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre mesafesinden takip etmek zorundadırlar. Örneğin, 90 km./s hızla giden bir aracın öndeki aracı takip mesafesi 45m. dir.

  • Takip mesafesi aynı zamanda, takip eden aracın 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadardır. Bu sürenin tespitinde, 88-89 yöntemi kullanılır. (Bu sayılar aralıksız söylendiğinde aradan iki
    saniye geçmektedir).
  • Kol ve grup halinde araç kullananlar, araçları arasında diğer araçların güvenle gidebilecekleri açıklıklar bulundurmak zorundadırlar. Bu açıklıkların ölçüsü takip mesafesinden az olamaz.
  • Tehlikeli madde taşıyan araç sürücüleri, yerleşim yerleri dışında diğer araçları 50 m. den daha yakın takip edemezler.

ÖNDEKİ ARACI GEÇME KURALI

Sürücülerin önlerinde giden aracı geçmeleri için:

  1. Arkasından gelen bir başka sürücünün geçmeye başlamamış olmasına,
  2. Önünde giden sürücünün bir başka aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş bulunmasına.
  3. Geçeceği aracın hızıyla, geçme esnasındaki kendi hızını da dikkate alarak, iki yolarda da karşıdan gelen trafik dahil, yolu kullananların tümü için tehlike veya engel yapmadan geçme için kullanacağı şeridin yeteri kadar ilerisinin görüşe açık ve boş olmasına,
  4. Geçişin, geçilen araçlar için bir güçlük yaratmayacak şekilde ve araçlarının bu geçişe uygun durumda bulunmasına dikkat etmeleri mecburidir.

ÖNDEKİ ARACI GEÇMENİN YASAK OLDUĞU YERLER

Sürücüler;

  • Geçmenin herhangi bir trafik işaretiyle yasaklandığı yerlerde,
  • Köprülerde, tünellerde, kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde, görüşün yetersiz olduğu tepe üstü ve virajlarda, önlerindeki araçları geçmeleri yasaktır.

Araç sürücülerinin:

  • Bağlantı yollarında geri gitmeleri,
  • Tek yönlü yollarda, duraklama veya park manevrası dışında geri gitmeleri,
  • İki aracın emniyetle geçemeyeceği kadar dar olan iki yönlü yol kesimlerinde, karşılama ve geçiş kolaylığı dışında, geri gitmeleri,
  • Daha geniş yollarda geriye giderken manevra dışında şerit değiştirmeleri,
  • Trafiği yoğun olan yollarda geriye dönmeleri yasaktır

Sağa dönüşler:

  • Dönüş işareti vermeye,
  • Sağ şeride veya işaretle dönüş izni verilen şeride girmeye,
  • Hızını azaltmaya,
  • Dar bir kavisle dönüş yapmaya mecburdurlar. Sola dönüşler:
  • Dönüş işareti vermeye,
  • Yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yanaşmaya,
  • Hızını azaltmaya,
  • Dönüşe başlamadan, varsa sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermeye,
  • Dönüş sırasında, karşıdan gelen ve emniyetle duramayacak kadar kavşağa olan araçların geçmesini beklemeye,
  • Gireceği yolun gidişe ayrılan kısmına girmek üzere, arkadan gelen ve sola dönecek diğer taşıtları engellememek için dönüşünü geniş kavisle yapmaya,
  • Dönüş sırasında ilk geçiş hakkını, kurallara uygun olarak karşıya geçen yayalara, varsa bisiklet yolundaki bisikletlere vermeye mecburdurlar.

Trafik polisi, ışıklı trafik işaret cihazları veya trafik işaret levhaları bulunmayan kavşaklarda;

  • Bütün araçlar geçiş üstünlüğüne sahip araçlara görev anındayken öncelik verir.
  • Bütün sürücüler doğru geçmekte olan tramvay hattı bulunan yoldan geçen araçlara,
  • Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara,
  • Tali yoldan çıkan sürücüler anayoldaki sürücülere,
  • Dönel kavşak dışındaki sürücüler, dönel kavşak içindeki araçlara,
  • Bir iz veya mülkten karayoluna çıkan sürücüler, karayolundaki araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır.

ARKADAKİ ARACA YOL VERME

Geçilen araç sürücüsü, kendisini geçmek isteyen araçların işaretini alınca:

  1. İki yönlü, iki şeritli yollarda taşıt yolunun sağ kenarına yakın gitmek,
  2. Dörtten fazla şeritli ve bölünmüş yollarda bulunduğu şeridi izlemek,
  3. Hızını artırmamak,
  4. Dar taşıt yollarında, trafiğin yoğun olduğu karayollarında yavaş gitmek sebebiyle kendilerini geçmek isteyen araçlara geçme kolaylığı sağlamak, gerekirse yavaşlamak veya durmak zorundadır.

Sürücülerin arkadaki araca dönüş ışıklarıyla geç işareti vermeleri yasaktır. Geçilen araç sürücülerinin, kendilerini geçmek isteyen sürücülere karşı yol vermemeleri, hız arttırmaları ve sola dönüşe geçmeleri yasaktır.

ARAÇLARIN MANEVRALARI (DÖNÜŞLER)

1- Sağa Dönüş

  • Dönüş işareti verilir.
  • Sağ şeride veya işaretle dönüş izni verilen şeride girilir.
  • Hız azaltılır.
  • Dar bir kavisle dönülür.
  • Dönüş sırasında ilk geçiş hakkı, karşıya geçen yayalara, varsa bisiklet yolundaki bisikletlilere verilir.

2- Sola Dönüş

  • Dönüş işareti verilir.
  • Yolun gidişe ayrılan kısmının soluna yanaşılır.
  • Hız azaltılr.
  • Dönüşe başlamadan önce sağdan ve karşıdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkı verilir.
  • Geniş kavisle dönülür.
  • Dönüş sırasında ilk geçiş hakkı, karşıya geçen yayalara varsa bisiklet yolundaki bisikletlilere verilir.
  • Girilen yol çok şeritli ise, en sağ şerit dışında uygun bir şeride girilir.

3- Dönel Kavşaklarda Dönüş

  • Dönüş işareti verilir.
  • Hız azaltılır.
  • Sol veya geriye dönülecekse, orta adaya yakın şeritten kavşağa girilir.
  • Sağa dönülecekse orta adaya uzak şeritten kavşağa girilir
  • Girilecek yola yaklaşıldığında sağa dönüş işaretiyle birlikte sağa yaklaşarak dönel kavşaktan çıkılır.
  • Dönel kavşakta geriye dönülecekse, girilecek yola yaklaşıncaya kadar bulunulan şerit muhafaza edilir.

4- Geri Gitme ve Geri Dönüşler Sürücülerin:

  • Bağlantı yolları, oto yollar ve tek yönlü yollarda (duraklama ve park manevrası dışında), dar taşıt yollarında geri gitme ve geri dönmeleri,
  • Manevra dışında geriye giderken şerit değiştirmeleri,
  • Trafiği yoğun olan yollarda geriye dönmeleri yasaktır.

KAVŞAKLARDA İLK GEÇİŞ HAKKI KURALLARI

Kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.

Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda;

  1. Bütün sürücüler, geçiş üstünlüğüne sahip olan araçlara,
  2. Doğru geçmekte olan tramvaylara,
  3. Doğru geçen tramvay hattı bulunan karayoluna çıkan sürücüler, bu yoldan geçen araçlara,
  4. Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan gelen araçlara,
  5. Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara,
  6. Dönel kavşağa gelen sürücüler dönel kavşak içindeki araçlara,
  7. Bir iz veya mülkten (geçiş yolundan) karayoluna çıkan sürücüler karayolundan gelen araçlara,
  8. Dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlara,
  9. Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı olduğu işaretlerle belirtilmemiş ise;
  10. Motorsuz araç sürücüleri, motorlu araçlara,
  11. Lastik tekerlekli traktör ve iş makinesi sürücüleri, diğer motorlu araçlara,
  12. Motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca,

Kavşağa gelen sürücüler, kavşak giriş ve çıkışlarında kurallara uygun olarak karşıya geçen yayalara, geçiş hakkını vermek zorundadırlar. Işıklı trafik işaretleri izin verse bile trafik akımı, kendisini kavşak içinde durmaya zorlayacak veya diğer doğrultudaki trafiğin geçişine engel olacak ise, sürücünün kavşağa girmeleri yasaktır. Sürücünün kavşakta gereksiz olarak yavaşlamaları, durmaları, araçtan inmeleri veya araçlarının motorlarını durdurmaları yasaktır.

ARAÇLARIN GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ

Görev sırasında belirli araç sürücülerinin, can ve mal güvenliğin tehlikeye sokmamak şartıyla trafik kısıtlama veya yasaklarına bağlı olmalarına geçiş üstünlüğü denir.

  • Ambulanslar
  • İtfaiye araçları
  • Polis araçları
  • Sivil savunma araçları
  • Koruyan ve korunan araçlar

NOT: Geçiş üstünlüğüne sahip araçların 150 metreden görülür lambaları olmalıdır. 150 metreden duyulur sirenleri olmalıdır.

NOT: Sarı tepeli lambalı araçlar geçiş üstünlüğüne sahip değildir. Sarı tepe lambası araçlara kendilerini belli etmek için takarlar diğer araç kullananlar da daha dikkatli araç kullanırlar.

GEÇİŞ KOLAYLIĞI SAĞLAMA KURALLARI

Araç sürücüleri;

  • İki yönlü trafiğin kullanıldığı yollarda; karşı yönden gelen araçların hareketini zorlaştıran bir durum varsa, geçişi kolaylaştırmak için yer ayırmak, aracını sağ kenara yanaştırmak, gerekli hallerde sağa yanaşıp durmak,
  • Tehlikeli eğimli yollarda karşılaşma hallerinde; çıkan araç için geçiş güç veya mümkün değilse, güvenli geçişi sağlamak üzere, inen araçlar, varsa önceden sığınma cebine girmek, sığınma cebi yoksa sağ tarafa yanaşıp durmak, çıkan araç için manevra imkanı bulunmadığının açıkça anlaşılması halinde de geri gitmek,
  • Taşıt yolunun dar olduğu yerlerde aksini gösteren bir trafik işareti yoksa;
  1. Motorsuz araçları sürenler motorlu araçlara,
  2. Otomobil, minibüs, kamyonet, otobüs, kamyon, arazi taşıtı, LTT, iş makinelerini sürenler yazılış sırasına göre kendisinden önceliklere, geçiş hakkı vermek suretiyle geçiş kolaylığı sağlamak zorundadırlar.

DURMA – DURAKLAMA PARKETME KURALLARI

Durma Araçların; görevli kişilerce, verilen dur emrinde, sesli, işaretli dur emrinde veya kırmızı ışıkta işaret levhalarına uyularak veya önündeki araçların durması ve arıza halleri gibi her türlü trafik mecburiyeti nedeni ile durdurulması halleri “Durma” dır. Gereksiz olarak trafiği aksatacak, engelleyecek ve tehlikeye düşürecek şekilde araçların durdurulması yasaktır.

Duraklama: Durma halleri dışında yolcu indirip bindirmek, yük yüklemek veya boşaltmak veya beklemek amacı ile araçların kısa süreler içinde durdurulması “Duraklama” dır.

Duraklama, bekleme amacıyla yapılıyorsa, bunun süresi en çok 5 dakikadır. Bu sürenin geçirilmesi park etme sayılır.

DURAKLAMANIN YASAK OLDUĞU YERLER

  • Duraklamanın yasaklandığının bir trafik işaretiyle belirtilmiş olduğu yerlerde.
  • Sol şeritte (raylı sistemin bulunduğu yollar hariç).
  • Yaya ve okul geçitleri ile diğer geçitlerde.
  • Kavşaklar, tüneller, rampalar ve bağlantı yollarında ve buralarda yerleşim merkezleri içinde 5 metre yerleşim  merkezleri dışında 100 metre mesafede.
  • Görüşün yeterli olmadığı tepe üstlerine yakın yerlerde ve dönemeçlerde.
  • Duraklayan veya park eden araçların yanında.
  • Otobüs ve taksi duraklarında.
  • İşaret levhalarına, yaklaşım yönünde ve park izni verilen yerler dışında, yerleşim birimi içinde 15 metre, yerleşim birimi dışında 100 metre mesafede.
  • Zorunlu haller dışında, yerleşim yerleri dışındaki karayollarında, taşıt yolu üzerinde duraklamak yasaktır.

İndirme – Bindirme Kuralları:

Araç sürücülerinin;

  • Yolcularını aracın sol tarafından indirip bindirmesi,
  • Araç durmadan kapı açması,
  • Kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmesi, yasaktır.

PARK ETMENİN YASAK OLDUĞU YERLER

  1. Duraklamanın yasak olduğu yerlerde
  2. Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının duraklarını gösteren işaret levhalarına 15 m mesafe içinde
  3. Geçiş üstünlüğüne sahip araçların giriş ve çıkış yerlerine 15 m mesafe içinde
  4. Yangın musluklarına her iki yönden 5 m içinde
  5. Kamuya açık olan tesis ve iş yerlerinin giriş ve çıkış kapılarına her iki yönden 5m içinde
  6. Alt ve üst geçitlere 10 m mesafe içinde park etmek yasaktır

PARK ETMEDE YAPILMASI GEREKEN HUSUSLAR

  1. Aracın el freni çekilir ( sabitleştirilir )
  2. Motor durdurulur
  3. Eğimli yollarda vites inişte geri yokuşta 1. vitese takılır
  4. Aracın arka tekerlerine yolun eğilimine göre takoz konulur
  5. Araç terk edilirse camlar ve kapılar kilitlenir

NOT: Duraklamanın yasak olduğu her yerde park etmek de yasaktır.

NOT: Kavşaklarda park etme yasağı şehir içerisindeki kavşaklarda 30 metre, şehir dışında 150 metre park etmiş iki araç arasında 1,5 metre olmalıdır.

ARAÇLARIN IŞIKLARI

Araçlar geceleri veya sis, kar şiddetli yağmur ve yeterli derecede aydınlatılmamış tünel gibi görüşün yetersiz olduğu yer, zaman ve hallerde ışıklarını yakmak zorundadır.

Uzağı Gösteren Işıklar(uzun huzmeli farlar):

  • Yerleşim birimleri dışındaki karayollarında geceleri seyrederken,
  • Yeterince aydınlatılmamış tünellere girerken,
  • Benzeri yer ve hallerde,

Sürücüler, geceleri, yakın ilerisi görülmeyen kavşak,dönemeç ve tepe üstlerine yaklaşırken, yakın ve uzağı gösteren ışıkları ardı ardına ve sıra ile yakarak gelişlerini haber vermek zorundadır.

NOT: Kısa farla 25 m. , uzun farlar 100 m. ileriyi aydınlatır.

Yakını Gösteren Işıklar:

  • Karşılaşmalarda,
  • Aydınlatmanın yeterli olduğu yerlerde,
  • Öndeki aracı takip ederken,
  • Gece bir aracı geçerken yan yana gelinceye kadar,
  • Gündüz görüşü azaltan sisli,yağışlı ve benzeri havalarda kullanılır.

Kuyruk ışıklarının uzağı veya yakını gösteren ışıklar veya sis ışıkları ile birlikte kullanılması zorunludur.

Işıkların Kullanılmasında Yasaklar

  • Sis ışıklarının; sisli,karlı ve sağanak yağmurlu havalar dışında ve diğer farlarla birlikte yakılması,
  • Dönüş ışıklarının “geç” anlamında kullanılması,
  • Karşılaşmalarda ışıkların söndürülmesi,
  • Öndeki aracı geçişlerde uyarı için çok kısa süre dışında uzağı gösteren ışıkların yakılması,
  • Yönetmelikte belirlenen esaslara aykırı nitelikte ışık takılması ve kullanılması
  • Sadece park lambaları veya sis ışıkları ile seyredilmesi, yasaktır.

Reflektör: Araçların arkasında en az 20 cm büyüklüğünde, römork veya yarı römorklarda bir kenarı 15 cm eşkenar üçgen şeklinde ve içi dolu olacaktır

ARIZALI ARAÇLARIN İŞARETLENMESİ

Bozulan araçların durumuna göre:

  • Araçların park ışıkları yakılmadığı, yakılamadığı ve yakılması halinde bile, diğer araç sürücüleri tarafından 150 m. mesafeden açıkça görülmediği takdirde, bozulan aracın ön ve arkasına uygun yerlere, diğer araç sürücülerinin 150 m. mesafeden açıkça görebilecekleri şekilde birer kırmızı reflektör veya kırmızı ışıklı cihaz konulması,
  • Dönemeç veya tepe üstü gibi yerlerde, kırmızı renkteki yansıtıcının veya kırmızı ışıklı cihazın, araçtan en az 30 m. uzaklığa, diğer araç sürücülerinin en az 150 m. mesafeden görebilecekleri yer ve şekilde yerleştirilmesi,
  • Otobüs, kamyon ve çekicilerin arızalanması halinde, normal hava şartlarında en az 150 m. den net olarak görülebilecek şekilde 150 x 25 cm. ebadında engel işaretinin konulması mecburidir.

Bozulan araç tehlikeli madde taşıyor ise, her durumda kırmızı ışıklı cihaz kullanılacak ve devamlı şekilde başında beklemek suretiyle gözetim altında tutulacaktır. Gerekli tedbirler alınıncaya kadar araçta acil uyarı (dörtlü ikaz) lambaları varsa bunlar yakılır.

ARIZALI ARAÇLARIN ÇEKİLMESİ

Çekilen Aracın

  • Ağırlığı, çeken aracın taşıması sınırından fazla ağır olmayacaktır.
  • Sürücünün yönetiminde olacaktır.
  • Işık donanımı bozuk ise, arkasına gündüz 20 x 20 cm. ebadında kırmızı bez, gece kırmızı ışık veya reflektör konur.

Çeken ve Çekilen Araçlarla İlgili Şartlar

  • Her iki araç boş olacak, yolcu taşınmayacak,
  • İki aracın bağlantısı çelik çubuk, çelik halat veya zincirlerle yapılacak,
  • İki araç arasındaki mesafe 5 m. yi geçmeyecek. Bu açıklık 2,5 m. yi geçtiği takdirde, bağlantının orta kısmına gündüz kırmızı yansıtıcı veya bez, gece kırmızı ışık veya yansıtıcı konacaktır.
  • Çekilen aracın freni bozuk ise, çeken araç ile arasındaki açıklık 1 m. den fazla olmayacak, bağlantı, iki aracın birbirlerine yaklaşmalarını önleyecek şekilde (çeki demiri) yapılmış olacak.
  • Çeken araç, freni bozuk aracı çekerken 15 km/s. hızdan, diğer hallerde 20 km/s. hızdan fazla hızla sürülmeyecektir.
  • Kendi kendine hareket gücü olmayan römork ve benzeri arızalı araçlar ile başka bir araçla çekilemeyecek durumda olan arızalı araçlar, yalnız kurtarıcı araçlarla çekilecektir.

Freni arızalı olmayan araçların çekilmesi:

  • Çekme halatı, çekme zinciri veya çekme demiri ile çekilir.
  • Çekme halatının uzunluğu en fazla 5m. olmalıdır.
  • Halatın uzunluğu 2,5m. geçerse kırmızı yansıtıcı bağlanmalı
  • Hız saatte 20km olmalı.

Freni arızalı olan araçların çekilmesi:

  • Çeki demiri ile çekilmeli.
  •  Demir uzunluğu en fazla 1m. olmalı.
  •  Hız saatte 15km. geçmemeli.

NOT: Her iki durumda da yolcu ve yük taşınmamalı.

TEDBİRSİZ VE SAYGISIZ ARAÇ SÜRME

Araç sürücülerinin:

  • Su, çamur ve benzerlerini sıçratarak, atarak, dökerek,
  • Korkutarak veya şaşırtarak,
  • Sigara külü izmaritlerini veya başka şeyleri yola atıp dökerek,
  • Özel amaçlarla keyfi veya kasıtlı davranışlarda bulunmak suretiyle yaya ve taşıt trafiğinin seyir emniyetini ihlal ederek veya tehlikeye düşürerek,
  • Seyir halinde sürücülerin cep ve araç telefonu ile benzeri haberleşme cihazlarını kullanması,

Tedbirsiz ve saygısız davranışlarda bulunarak araç sürmeleri yasaktır. Taşıtlara monte edilecek özel setlerle cep veya araç telefonları ele alınmadan kullanım imkanı sağlandığında, sürücü zorunlu hallerde telefon görüşmesi yapabilecektir.

SES, MÜZİK, GÖRÜNTÜ VE HABERLEŞME CİHAZLARI

Uyarı İşareti Olarak Kullanılan Ses Cihazlarının

  • Yakın ilerisi görülmeyen kavşak, dönemeç ve tepe üstü gibi yerlere yaklaşırken gelişini haber verme, yol trafik durumunun gereğine göre, karayolunu kullananları uyarma ve geçme halleri
    dışında kullanılması,
  • Kamunun rahat ve huzurunu bozacak şekilde gereksiz veya gereğinden fazla uzun ve ayarsız olarak seslendirilmesi,
  • Geçiş üstünlüğüne sahip araçlarda bulundurulması gerekenlerin diğer araçlara takılarak kullanılması, yasaktır
  • Görüntü cihazlarının, kamu hizmeti yolcu taşımacılığı yapan araçlara takılması ve kullanılması yasaktır.

Pikap, Teyp ve Benzeri Cihazlar

  • Dolmuş otomobilleriyle kamu hizmeti taşıması yapan minibüslerde bulunmayacaktır.
  • Otobüslerde, sürücünün kullanamayacağı bir uzaklıkta bulunabilecektir.

Hoparlörler

  • Trafik tescil kuruluşlarından izin alındıktan sonra takılabilecektir.

OKUL TAŞITININ ÇALIŞTIRILMA ESASLARI

  1. Okul taşıtının “DUR” işareti yakıldığında, diğer bütün araçlar duracak, öğrenci indirme bindirme işlemi bitinceye kadar okul taşıtı geçilmeyecektir.
  2. “DUR” işareti sadece öğrenci indirme bindirme işlemi sırasında yakılacak, bu ışık frene basıldığında yanan ışıkla birlikte yanmayacak.
  3. Okul taşıtlarına, taşıma sınırını aşacak sayıda öğrenci bindirilmeyecektir.
  4. Taşıt içi düzenini sağlamak ve taşıta iniş ve binişlerde öğrenciye yardımcı olmak üzere okul taşıtında bir rehber öğretmen veya kişi bulunacaktır.
  5. Öğrencilerin kolayca yetiştiği cam ve pencereler sabit olacaktır.

NOT: Okul taşıtlarının arkasında 30cm. çapında kırmızı dur lambası olmalıdır.

NOT: Şehir merkezinde kamyon, otobüs ve traktör park yapamaz.

Yaya ve Okul Geçitlerine Yaklaşan Sürücüler

  • Hızlarını azaltmaları,
  • Geçitten geçen yaya veya geçmek üzere bulunan yayalara ilk geçiş hakkını vermeleri,
  • Varsa okul geçit görevlisinin işaretine uymaları, zorunludur.

Demiryolu Geçitlerinde Sürücüler

  • Geçidin durumuna uygun hızla geçmeleri,
  • Işıklı veya sesli talimatın vereceği “DUR” işaretine uymaları,
  • Taşıt yolu üzerine indirilmiş veya indirilmekte olan bariyer varken geçide girmemeleri, gerekmektedir.

Kontrolsüz Demiryolu Geçitlerinde Sürücüler

  • Geçmeden önce geçide makul bir mesafede durmaları,
  • Herhangi bir demiryolu aracının yaklaşmadığından emin olduktan sonra geçmeleri, mecburidir.

YÜKLEME KURALLARI

  1. Araçlara, taşıma sınırı üstünde yolcu veya yük alınması, taşıma sınırı aşılsın veya aşınmasın, dingil ağırlıklarını aşacak şekilde yük yüklenmesi yasaktır.
  2. Ağırlık ve boyutları bakımından özelliği olan özel yüklerin karayolu ile taşınması için Karayolları Genel Müdürlüğü’nden özel izin almak zorunludur.
  3. Araçların ağırlık kontrolleri Karayolları Genel Müdürlüğü’nce yapılır.
  4. Radyoaktif maddelerin yüklenmesi, boşaltılması ve taşınabilmesi için Atom Enerjisi Komisyonu’ndan izin alınması zorunludur.

Yükleme Sırasında Dikkat Edilecek Hususlar

  1. Yükün, karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi,
  2. Dengeyi bozacak, yolda bir şeye takılacak ve sivri çıkıntılar oluşturacak şekilde yüklenmesi,
  3. Görüşe engel olacak, aracın sürme güvenliğini bozacak ve tescil plakalarını, ayırım işaretlerini, fren ve dönüş ışıklarıyla yansıtıcıları örtecek şekilde yüklenmesi,
  4. Aracın boyunu önden 1 m.den, arkadan 2 m.den fazla aşacak şekilde yüklenmesi,
  5. Kasanın sağ ve sol yanlarından taşacak şekilde yüklenmesi,
  6. Çamurluk, basamak, kasa kenarı, sürücü mahallinin veya araç üstü, bagaj merdiveni gibi dış kısımlarda ve yük üzerinde yolcu taşınması, yasaktır.

TEHLİKELİ MADDELERİN TAŞINMASI

Fiziksel ve kimyasal yapı ve nitelikleri bakımından patlayıcı, parlayıcı, yanıcı, yakıcı, kendi kendine tutuşucu veya kolayca ateş alıcı, zehirli veya radyoaktif maddeler ile bunların benzerleri Tehlikeli Madde sayılır.

  • Tehlikeli maddelerin yüklenmesi ve boşaltılması sırasında bulundukları yere 30 m. mesafe içinde, sigara ve benzerleri içilmeyecek, kibrit, çakmak, aydınlatma cihazı ve benzerleri gibi alev ve kıvılcım çıkaran şeyler kullanılmayacak.
  • Tehlikeli madde taşıyan araçların içine 6 voltu geçmeyen pilli fener dışındaki aydınlatma cihazları ile girilmeyecektir.
  • Bu araçlarda iki adet 6 kg. kapasiteli yangın söndürme cihazı bulundurulacaktır.
  • Araca başka yük alınmayacak, mal sahibi veya hizmetliden başka yolcu bindirilmeyecektir.
  • Park etme ve duraklama halinde araç, bir görevlinin gözetimi altında olacaktır
  • Bu araçları sürenler, yerleşim yerleri dışındaki karayolunda, diğer araçları en az 50 m. mesafeden takip edeceklerdir.
  • Duraklama hallerinde diğer araçlarla aralarında 20 m. mesafe bulunduracaklardır.
  • Tehlikeli madde taşıyan araçlar, şehir içerisinde 30km. şehir dışında 50km. hızla gidebilir. (Eğer boş ise, kendi sınıfının hızı ile)

OTOYOL KURALLARI

  1. Otoyola girerken “Hızlanma Şeridi”nden yararlanılarak, yoldaki trafiğin akış hızına uyum sağlandıktan sonra hızlanma şeridinin sonundan otoyol bandına girmek zorunludur.
  2. Otoyolda duraklamak, park etmek gibi geri gitmek ve geriye dönmek yasaktır.
  3. Kaza ve arıza gibi zorunlu hallerde taşıtın emniyet şeridine alınarak işaretlenmesi gerekir. Emniyet şeridinde seyretmek yasaktır.
  4. Otoyoldan çıkarken de “Yavaşlama Şeridi”ne şeridin başından girmek bu şerit boyunca hız azaltmak zorunludur.

Otoyolda seyrederken, altına inilmemesi gereken hız sınırına mecburi asgari hız denir.

MOTORLU TAŞITLARDA TRAFİĞE KATILMA-TESCİL İŞLEMLERİ

Araç sahipleri araçlarını yönetmelikte belirtilen esaslara göre yetkili tescil kuruluşuna tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorundadır.

1- Tescili zorunlu olan ve daha önce tescili yapılmamış bir aracı satın alan veya gümrükten çeken araç sahipleri:

Satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde gerekli bilgi ve belgelerle birlikte yazılı olarak yetkili tescil kuruluşuna müracaat etmek zorundadırlar.

2- Tescili araçları NOTER senediyle satın veya devir alan araç sürücüleri, aracı adına tescil ettirmek üzere:

Gerekli bilgi ve belgelerle birlikte bir ay içinde yetkili tescil kuruluşuna müracaat etmek zorundadırlar.

3- Tescil edilerek tescil belgesi alınan araçların karayoluna çıkabilmesi için ayrıca TRAFİK BELGESİ ve TESCİL PLAKALARI’NI alması gerekir.

4- Tescil belgesi, trafik belgesi ve tescil plakaları araç üzerinde hazır ve uygun durumda bulundurmadan araç trafiğe çıkamaz.

5- Tescil işlemleri geciken araçların geçici olarak trafiğe çıkarılıp karayolunda kullanılması için: Geçici trafik belgesi ve Geçici trafik plakaları alınması mecburidir.

6- Tescil plakalarının araç üzerinde ve uygun durumda bulundurulması yanında ışıkların yakılması ile birlikte arka plakaların 20 metre mesafeden okunabilecek şekilde aydınlatılmış ve temiz olmalıdır.

7- Motorlu araç sürücüleri: trafik zabıtası (polisi) tarafından yapılacak denetim ve kontrol sırasında,

  • sürücü belgesini
  • tescil belgelerini
  • trafik belgesini
  • mali sorumluluk sigorta poliçesini ve tescil plakalarını göstermek zorundadır.

8- Araç sahipleri ekonomik ömrünün dolması, kaza, yangın, tahrip edilme veya benzeri sebeplerle hurdaya ayırdıkları araçların tescilinin silinmesi için hurdaya ayırma tarihinden itibaren 1 ay içinde ilgili tescil kuruluşuna dilekçe ile müracaat etmek zorundadır.

ARAÇLARIN MUAYENE MECBURİYETLERİ VE SÜRELERİ

1) Hususi otomobiller ile bunların her türlü römorkları:

  • Trafiğe çıkarılışından sonra ilk 3 yaş sonunda ve devamında her 2 yılda bir.
  • Resmi ve ticari plakalı e bunların her türlü römorkları: İlk trafiğe çıkışından itibaren ilk 2 yaş sonunda devamında yılda 1
  • Lastik tekerlekli traktörler ve bunların her türlü römorkları:İlk trafiğe çıkışından itibaren ilk 3 yaş sonunda ve devamında her 3 yılda bir.
  • Diğer bütün motorlu araçlar ile bunların her türlü römorkları ilk bir yaş sonunda ve devamında her yıl periyodik muayeneye tabi tutulur.

2) Motorlu taşıtın muayene süresi dolmamış olsa bile;

  • Kazaya karışması sonucu yetkili zabıtaca muayenesi görülen araçlar,
  • Üzerinde değişiklik yapılan araçlar ayrıca özel muayeneye tabi tutulurlar.

3) Araç üzerinde yönetmelikte belirtilen şekilde yapılacak her türlü değişikliğin araç sahibi tarafından 30 gün içinde yetkili tescil kuruluşuna bildirilmesi mecburidir.

Trafik Kazalarına El Konulması

Kaza nedenlerini, iz ve delilerini belirleyecek “Kaza Tespit Tutanağı” düzenlemek üzere trafik zabıtasınca (polis ve jandarma) el konulur:

  1. Trafik kazalarında yolun trafiğe kapandığı hallerde, yolu trafiğe açmak,
  2. Karayolunu kullananlar için ek bir tehlikenin oluşmasını önlemek için gerekli tedbirleri almak,
  3. Yaralılara ilk yardım yapılmasını veya en yakın sağlık kuruluşuna gönderilmesini sağlamak,
  4. Kaza yerindeki mal güvenliğini sağlamak,
  5. Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlemek,

Kazaya Karışanların Sorumlulukları

  1. Durmak ve trafik güvenliği için gerekli önlemleri almak,
  2. Kaza yerindeki durumu değiştirmemek,
  3. Olayı görevlilere bildirmek, kaza yerinden ayrılmamak,
  4. Olayda taraf olanlar, istendiğinde diğer tarafa kimlik ve adreslerini bildirmek, sürücü ve trafik belgeleri ile sigorta poliçelerini göstermek, bunlara ait gerekli bilgileri vermek,
  5. Başında sahibi ve sorumlusu bulunmayan araç veya mala zarar verilmesi halinde; aracın, malın ilgilisini bulmak. Bulunmadığı takdirde zarar verilen aracın veya malın görülebilen yerlerine not bırakmak.

Kaza sadece maddi hasarla sonuçlanmış ise, kazaya karışan bütün tarafların, aralarında yazılı olarak anlaşmaları halinde olay yerinden ayrılabilirler. Olay yerinden ayrıldıktan sonra, kaza tespit tutanağını düzenlemesini isteyemezler.

Kaza Yerinden Geçenlerin Sorumlulukları

  • Kaza yerinde usulüne uygun ilk yardım tedbirlerini almak,
  • Olayı en yakın zabıtaya veya sağlık kuruluşuna bildirmek,
  • Yetkililerin isteği halinde yararlı sağlık kuruluşuna götürmek.
Kategoriler
DERS NOTLARI

İLK YARDIM DERSLERİ

Ehliyet almak isteyen ve sınavlara hazırlanan kullanıcılar için hazırlanmış Ehliyet sınavı ders notlarına sitemizin bu kısmında yer alan ilk yardım  ile ilgili bölümden ulaşabilirler.

Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalara ilk yardım denir.

Trafik kazalarında ölümlerin % 10’unun kazadan sonraki ilk beş dakikada, % 50’sinin ise ilk 30 dakikada meydana geldiği düşünülürse kaza anında yapılan bilinçli ilk müdahalenin önemi daha kolay anlaşılacaktır.

Kaza ve diğer yaşamı tehlikeye düşüren durumlarda ölümlerin %10’unun ilk 5 dakikada, % 50 sinin ise ilk 30 dakikada meydana geldiği düşünülürse, kaza anında yapılan bilinçli ilk müdahalenin önemi daha kolay anlaşılacaktır. Bilinçli yapılan ilk yardım uygulamaları hayat kurtarıcı olabileceği kadar, sakatlanmaların önlenmesinde ve iyileşme sürecinin kısaltılmasında da önemli rol oynamaktadır.

Acil Yardım

Acil tedavi ünitelerinde, hasta/yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalelere acil yardım denir.

İlk Yardımcı: İlk yardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişi ya da kişilere ilk yardımcı denir.

Bir ilk yardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir: İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmalı

TRAFİK VE İLK YARDIM

  1. Önce kendi can güvenliğini korumalı,
  2. Sakin, kendine güvenli ve pratik olmalı,
  3. Eldeki olanakları değerlendirebilmeli,
  4. Olayı 112 Acil Yardım Servisi’ni arayarak anında ve doğru olarak haber vermeli,
  5. Çevredeki kişileri organize edebilmeli ve onlardan yararlanabilmeli,
  6. İyi bir iletişim becerisine sahip olmalıdır.

İLK YARDIM İLE ACİL YARDIM ARASINDAKİ FARKLAR

Acil yardım bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan müdahale olmasına karşın, ilk yardım bu konuda eğitim almış herkesin, olayın olduğu yerde ulaşabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir.

İlk yardım için doktora, sağlık personeline, tıbbi araç ve gereçlere ihtiyaç duyulmaz. İlk yardım kurallarını bilen herkes, çevre imkânlarından faydalanarak bunu gerçekleştirebilir. Bazen ilk yardım, halk tarafından acil yardımla karıştırılabilir. Ancak acil yardım için yetişmiş sağlık personellerine, tıbbi araç ve gereçlere ihtiyaç duyulur. Çünkü acil yardım ile temel yaşam desteğini sağlama, devam ettirme ve tedavi amacı güdülür.

İlk Yardımın Amaçları

Hayati tehlikenin ortadan kaldırılması, yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesinin sağlanması, kazazedenin durumunun kötüleşmesinin önlenmesi ve iyileşmenin kolaylaştırılması ilk yardımın öncelikli amaçlarıdır.

İlk Yardımın Temel Uygulamaları

İlk yardımın temel uygulamaları Koruma-Bildirme-Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.

Koruma: Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.
Bildirme: Kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Haberleşme ne kadar hızlı ve doğru olarak yapılırsa o oranda ölü ve yaralı sayısı en aza indirgenmiş olacaktır.

Ambulansın kaza yerine en kısa zamanda ulaşması ve daha sonrada gerek ambulans içinde gerekse de sağlık kuruluşunda tıbbi yardımın uygulanması iyi bir haberleşme ile olur. Ülkemizde ilk yardım gerektiren her durumda telefon iletişimleri, ücretsiz olarak 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir. 112 acil telefon hattı, ambulans hizmetleri için kullanılmaktadır.

Gerekli durumlarda aranabilecek diğer yardım isteme telefon numaraları ise şunlardır:

  • İtfaiye → 110
  • Polis İmdat → 155
  • Jandarma İmdat → 156

Kurtarma (Müdahale): Olay yerinde kazazedelere müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır. Eğer olay yerine kısa sürede ulaşabilecek profesyonel bir kurtarma ekibi varsa onların katkısını sağlamak gerekir. Bilinçsiz çabalar yarar yerine zarar verebilir.

Yaralının Bildirilmesinde Dikkat Edilecek Hususlar

Her türlü acil durumlarda 112 Acil Yardım Servisi’nin aranması ve gerekli bilgilerin doğru olarak verilmesi bir insanlık görevidir. Ülkemizde acil yardım hizmetlerini 112 Acil Yardım Servisleri yerine getirmektedir. 7 gün 24 saat esasına göre çalışan bu servislerin amacı; hasta veya kazazedeye ilk acil müdahalede bulunmak, tıbbi tedavi yapılana kadar hayati fonksiyonların devamını sağlamak, durumun daha da kötüye gidişini engellemek, yaralı veya hastanın güvenli bir şekilde en yakın hastaneye naklini gerçekleştirmektir.

112 Acil Yardım Servisi’nin aranması sırasında dikkat edilecek hususlar şunlardır:

  1. Sakin olunmalı ya da sakin olan bir kişinin araması sağlanmalı,
  2. 112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmeli,
  3. Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin ya da çok bilinen bir yerin adı verilmeli,
  4. Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmeli,
  5. Olayın tanımı yapılmalı,
  6. Yaralı sayısı ve durumu bildirilmeli,
  7. Eğer herhangi bir ilk yardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım verildiği belirtilmeli,
  8. 112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon kapatılmamalıdır.

Hayat Kurtarma Zinciri

İlk yardımcı tarafından başlatılan hayat kurtarma zinciri birbiri ile bütünleşen dört temel halkadan oluşur (Resim 02.02). Bunlardan birinci halka sağlık kuruluşuna haber verilmesi, ikinci halka olay yerinde Temel Yaşam Desteği yapılması, üçüncü halka ambulans ekiplerince müdahaleler yapılması ve son olarak dördüncü halka ise hastane acil servislerinde müdahale yapılmasıdır. Hayat kurtarma zincirinin ilk iki halkası ilk yardım müdahalelerini içerir. Diğer ikisi ileri yaşam desteğine aittir ve ilk yardımcının görevi değildir.

İlk Yardımın ABC’si

İlk yardımın vazgeçilmez ana kuralları vardır. Bu kurallara ilk yardımın ABC’si denir. Yapılacak olan ilk yardım, kazazedenin ilk yardımı gerektiren durumuna bağlı olmakla birlikte hemen her olayda bu ana kurallar hatırlanmalı ve gerekirse uygulanmalıdır. Bunun için öncelikle kazazedenin bilinci kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdaki ana kurallar hızla değerlendirilmelidir:

A → Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi
B → Solunumun değerlendirilmesi (Bak-Dinle-Hisset)
C → Dolaşımın değerlendirilmesi (Şah damarından 5 saniye nabız alınarak yapılır)

İlk yardım uygulamalarında ilk yardımcının kendisi ve kazazede için alması gereken önlemler şunlardır:

  1. Her şeyden önce ilk yardımcı kendi emniyetini sağlamalıdır. Kendi hayatını tehlikeye atacak kadar büyük riskler göze alınmamalıdır.
  2. Kaza sonuçlarının ağırlaşmasının önlenmesi için olay yerinin bir değerlendirilmesi yapılmalı ve oluşabilecek tehlikeler belirlenerek güvenli bir çevre oluşturulmalıdır.
  3. Kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir.
  4. Olay yerinde yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.
  5. Kazazedelerin durumu değerlendirilmeli (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekler belirlenmelidir.
  6. Kazazedenin korku ve endişeleri giderilmelidir.
  7. Kazazedeye müdahalede yardımcı olacak kişiler organize edilmelidir.
  8. Kazazedenin durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanaklar ile gerekli müdahalelerde bulunulmalıdır.
  9. Kırıklara yerinde müdahale edilmelidir.
  10. Kazazede sıcak tutulmalıdır.
  11. Kazazedeyi hareket ettirmeden müdahale yapılmalıdır.
  12. Kazazedenin en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanmalıdır. Ancak, ağır yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden kımıldatılmamalıdır.

TAŞITLARDA BULUNMASI GEREKEN İLK YARDIM MALZEMELERİ

İlk yardımın istenilen düzeyde uygulanabilmesi için bazı malzemelere gereksinim vardır. Bu amaçla taşıtta ilk yardım çantası bulundurmanın büyük önemi olduğunu unutmamak gerekir

Ülkemizde traktörler, motosikletler ve motorlu bisikletler hariç tüm motorlu araçlarda ilk yardım çantası bulundurulması zorunludur.

İlk yardım çantasında olması gerekenler;

  • 3 Büyük sargı bezi (10 cm x 3-5 m), 2 adet
  • 3 Hidrofil gaz steril (10×10 cm 50’lik kutu), 1 kutu
  • 3 Üçgen sargı, 3 adet
  • 3 Antiseptik solüsyon (50 ml), 1 adet
  • 3 Flaster (2 cm x 5 m), 1 adet
  • 3 Çengelli İğne, 10 adet
  • 3 Küçük makas (paslanmaz çelik), 1 adet
  • 3 Esmark bandajı, 1 adet
  • 3 Turnike (En az 50 cm örgülü tekstil malzemeden), 1 adet
  • 3 Yara bandı, 10 adet
  • 3 Alüminyum yanık örtüsü, 1 adet
  • 3 Tıbbı eldiven, 2 çift
  • 3 El feneri, 1 adet olacaktır.

KAZAZEDENİN DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YAPILABİLECEK GEREKLİ MÜDAHALELER

Kazazedeyi değerlendirmeden önce yaşam bulgularının anlamlarının bilinmesi gerekmektedir. Çünkü bu bulguların var veya yok olması yapılacak müdahaleler için önem taşımaktadır. Yaşam bulguları dediğimizde, kazazedenin; bilinci, solunumu, dolaşımı, vücut ısısı ve kan basıncından söz edilmektedir.

Bilinç Durumunun Değerlendirilmesi

Öncelikle, kazazedenin bilinç durumu değerlendirilir. Normal bir kişi kendine yöneltilen tüm uyarılara cevap verir. Bilinç düzeyi yaralanmanın ağırlığını gösterir.

Solunumun Değerlendirilmesi

Kazazedenin solunumu değerlendirilirken; solunum sıklığına, solunum aralıklarının eşitliğine ve solunum derinliğine bakılır. Kişinin bir dakika içinde nefes alma ve verme sayısı solunum sıklığıdır. Sağlıklı yetişkin bir kişide dakikada solunum sayısı 12-20, çocuklarda 16-22, bebeklerde 18-24’dür.

Kan Basıncının Değerlendirilmesi

Kazazede değerlendirilirken kan basıncı kontrol edilmez. Ancak, kan basıncının anlamının bilinmesi önemlidir.

Kalbin kasılma ve gevşeme anında damar duvarına yaptığı basınca kan basıncı denir. Kalbin kanı pompalama gücünü gösterir. Normal değeri 100/50 – 140/100 mmHg’dir.

Nabzın Değerlendirilmesi

Kalp atımlarının atardamar duvarına yaptığı basıncın, damar duvarında parmak uçlarıyla hissedilmesine nabız denmektedir. Yetişkin bir kişide, dinlenme halindeyken normal nabız sayısı dakikada 60 – 100, çocuklarda 100 – 120, bebeklerde 100 – 140’dır.

Vücutta nabız alınabilen bölgeler şunlardır:
  1. Şah damarı (gırtlak çıkıntısının her iki yanında),
  2. Ön-kol damarı (bileğin iç yüzü, başparmağın üst hizası),
  3. Bacak damarı (ayak sırtının merkezinde),
  4. Kol damarı (kolun iç yüzü, dirseğin üstü).

Kazazedenin dolaşımını değerlendirirken, çocuk ve yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde kol atardamarından nabız alınır.

Vücut Isısının Değerlendirilmesi

İlk yardımda vücut ısısı koltuk altından ölçülmelidir. Normal vücut ısısı 36,5 °C’dir. Normal değerin üstünde olması yüksek ateş, altında olması düşük ateş olarak belirtilir. 41 – 42 ˚C üstü ve 34,5 °C altı tehlike olduğunu ifade eder. 31.0 °C ve altı ölümcüldür.

Kazazedenin Değerlendirilmesinin Amacı

Hastalık ya da yaralanmanın ciddiyetinin değerlendirmesi, ilk yardım önceliklerinin belirlenmesi, yapılacak ilk yardım yönteminin belirlenmesi ve güvenli bir müdahalenin sağlanmasıdır.

Kazazedenin İlk Değerlendirilme Aşamaları

Kazazedenin hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorulmak suretiyle bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için önemlidir.

Kazazedenin ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:

1) Hava Yolu Açıklığının Değerlendirilmesi (Airway)

  1. Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir ya da kusmuk veya yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir.
  2. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava yolunun açık olması gerekir.
  3. Hava yolu açıklığı sağlanırken kazazede baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde yatırılmalıdır.
  4. Bilinç kaybı belirlenmiş kişide; ağız içine önce göz ile bakılmalı, eğer yabancı cisim var ise işaret parmağı yandan ağız içine sokularak cisim çıkartılmalıdır.
  5. Daha sonra bir el kazazedenin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğinin üzerine yerleştirilir. Alından bastırılıp, çeneden kaldırılarak baş geriye doğru itilip baş-çene pozisyonu verilir. Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur.
  6. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden kaçınılmalıdır. Başın fazla gerdirilmesi solunum yollarını tıkayıp olumsuz sonuçlara neden olacağından başa hafif bir eğim vermek son derece önemlidir. Boyun yaralanmalarında bu yöntem kullanılmamalıdır.
  7. Düşme ve trafik kazalarında daima aksi kanıtlanmadıkça kişide boyun zedelenmesi varsayılarak alt çene pozisyonu uygulanır.
  8. Bu uygulama için kazazedenin başucuna geçilir. Baş hareket ettirilmeden alt çene her iki elin dört parmağıyla alttan kavranır. Başparmaklar elmacık kemikleri üzerine konularak çene öne
    ve yukarı doğru kaldırılır.

2) Solunumun Değerlendirilmesi (Breathing)

İlk yardımcı, başını kazazedenin göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü kazazedenin ağzına yaklaştırır, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 10 saniye süre ile değerlendirir.

Bak: Göğüs kafesi hareketleri var mı? Göğüs kafesi kalkıp iniyor mu?

Dinle: Solunum sesi duyuluyor mu?

Hisset: Nefes, ilk yardımcı tarafından yanağında hissediliyor mu?

Bir başka şekilde; solunum buharının kalıntı bırakabileceği cam parçası, cep telefonu ekranı gibi cisimler hastanın ağzına yaklaştırılarak cisimlerin buğulanıp buğulanmadığına da bakılarak solunum değerlendirilebilir. Solunum yoksa hemen yapay solunuma başlanır.

3) Dolaşımın Değerlendirilmesi (Circulation)

Dolaşımın değerlendirilmesi için ilk yardımcı; çocuk ve yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde kol atardamarından üç parmakla 5 saniye süre ile nabız almaya çalışılır. Nabza aynı anda iki taraftan birden bakılmaz.

İlk değerlendirme sonucu kazazedenin bilinci kapalı fakat solunum ve nabzı varsa, soluk yolunun açık kalması için derhal sabit yan yatış (koma) pozisyonuna getirilir. Bilinci kapalı kişilerde; beş duyu ile algılama ortadan kalkar, ileri derecedeki bilinç kapanmasında ağrılı uyaranlara da cevap veremez. Örneğin kişi ağrılı bir uyarandan kaçınmak için bacağını çekemez. Yardım isteyemez.

Dikkatli değerlendirilmeyecek olursa hastanın öldüğü sanılabilir. Nedene yönelik tahmin hayat kurtarıcı olabilir. Kolayca zarar görebilir. Solunum yolu tıkanmış olabilir. Hasta kusabilir ve kusmuk solunum yollarına kaçabilir. Gözünü yabancı cisimlerden korumasını sağlayan refleks mekanizma ortadan kalkmıştır. Öksürük mekanizması çalışmayabilir.

Kazazedenin İkinci Değerlendirilme Aşamaları

İlk muayene ile kazazedenin yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra ilk yardımcı ikinci muayene aşamasına geçerek baştan aşağı muayene yapar.

İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır:

1) Görüşerek bilgi edinme

  • 3 Kendini tanıtır,
  • 3 Kazazedenin ismini öğrenir ve adıyla hitap eder,
  • 3 Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar,
  • 3 Kazazedenin endişelerini gidererek rahatlatır,
  • 3 Olayın mahiyeti, koşulları, kişisel öz geçmişleri, sonuç olarak ne yedikleri, kullanılan ilaçlar ve alerjinin varlığı sorularak öğrenilir.

2) Baştan aşağı kontrol

  • 3 Bilinç düzeyi, anlama, algılama,
  • 3 Solunum sayısı, ritmi, derinliği,
  • 3 Nabız sayısı, ritmi, şiddeti,
  • 3 Vücut veya cilt ısısı, nemi, rengi

Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığı, kulak ya da burundan sıvı veya kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.

Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Göğüs kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu ya da morarma olup olmadığı, hafif baskı ile ağrı oluşup oluşmadığı, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi genişlemesinin normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak kazazedenin sırtı da kontrol edilmelidir.

Karın boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı ya da duyarlılık olup olmadığı ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Eller bel tarafına kaydırılarak muayene edilmeli, ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak kırık veya yara olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Kol ve bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup olmadığı, nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir. İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.

İLK YARDIMDA TEMEL YAŞAM DESTEĞİ UYGULAMALARI

8.1. Solunum Durması

Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun, yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Solunum durmasında dokulara gerekli olan oksijen ulaşamaz ve doku hasarı oluşur. Bu hasar oksijensiz kalma süresine ve organa göre farklılık gösterir. Özellikle kalp ve beyin gibi hayati organların oksijensizliğe tahammülü 4-6 dakika arasındadır. Solunumu ve dolaşımı duran bir kişiye bu süre içerisinde müdahale etmek gerekir. Hemen suni solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir.

8.2. Kalp Durması

Bilinci kapalı kişide kalp atımının olmaması durumudur. Kalbin pompa fonksiyonunun aniden kesilmesi ve bu nedenle etkin kalp debisinin sağlanamaması olarak da tanımlanır. Beraberinde (öncesinde ya da kısa bir süre sonrasında) solunum fonksiyonunun da kesilmesi söz konusu olduğundan kalp-solunum durması deyimi de kullanılabilir. Kalp durmasına en kısa sürede müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur.

Kişide nabzın alınmaması, kalp seslerinin duyulmaması, göz bebeklerinin büyümesi, solunumun durması, göğüs hareketlerinin olmaması, bilincin kapalı olması, uyaranlara cevap vermemesi, deride soğuma, nem ve morarma olması kalp durmasının belirtisidir.

Kalbin yeniden çalışması için yapılan girişime kalp masajı denir. Kalp masajı, durmuş olan dolaşım ve solunum sistemini yeniden çalışır hâle getirmek için uygulanan yöntemler bütünüdür.

Temel yaşam desteği, hayat kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra, solunumu durmuş ve/veya kalbi durmuş kişiye, yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini; dış kalp masajı ile de kalpten kan pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahalelerdir.

Temel yaşam desteği ilk yardım eğitimi almış, belgesi olan kişiler tarafından yapılmalıdır.

Yetişkinlerde Temel Yaşam Desteği
  1. Kendisinin ve kazazedenin güvenliğinden emin olunur,
  2. Kazazedenin omuzlarına dokunup “iyi misiniz?” diye sorularak bilinci kontrol edilir; eğer bilinci yok ise çevreden yüksek sesle yardım çağrılır, 112 aratılır,
  3. Kazazede sert bir zemin üzerine sırtüstü yatırılır, yanına diz çökülür, boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır,
  4. Ağız içi kontrol edilir; görünen yabancı cisim var ise çıkartılır,
  5. Hava yolunu açmak için bir el kazazedenin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğinin üzerine yerleştirilir,
  6. Çene kemiğinin uzun kenarı yere dik gelecek şekilde alından bastırılıp, çeneden kaldırılarak baş geriye doğru itilerek kazazedeye baş-çene pozisyonu verilir.
  7. Kazazedenin solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye süre ile kontrol edilir.
  • Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
  • Eğilip, kulağını kazazedenin ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir.
  1. Kazazedenin solunumu yok ise, çevrede başka kimse yok ve ilk yardımcı yalnız ise, kendisi 112’yi arar,
  2. Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt yarısına bir elin topuğu yerleştirilir, diğer el bu elin üzerine yerleştirilir ve her iki elin parmakları birbirine kenetlenir
  3. Ellerin parmakları göğüs kafesiyle temas ettirilmeden, dirsekler bükülmeden, göğüs kemiği üzerine vücuda dik olacak şekilde tutulur,
  4. Göğüs kemiği 5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) 30 kalp basısı uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
  5. Baş-çene pozisyonu tekrar verilerek hava yolu açıklığı sağlanır,
  6. Alnın üzerine konulan elin baş ve işaret parmağını kullanarak kazazedenin burnu kapatılır,
  7. Normal bir soluk alınır, baş geri-çene yukarı pozisyonunda iken kazazedenin ağzını içine alacak şekilde ağız yerleştirilir,
  8. Kazazedenin göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniye süren 2 kurtarıcı nefes verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
  9. Kazazedeye 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır,
  10. Temel yaşam desteğine kazazedenin yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.
Çocuklarda Temel Yaşam Desteği
  1. Kendisinin ve çocuğun güvenliğinden emin olunur,
  2. Çocuğun omuzlarına dokunup “iyi misiniz?” diye sorularak bilinci kontrol edilir; eğer bilinci yok ise çevreden yüksek sesle yardım çağrılır, 112 aratılır,
  3. Çocuk sert bir zemin üzerine sırtüstü yatırılır, yanına diz çökülür, boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır,
  4. Ağız içi gözle kontrol edilir; hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim var ise çıkartılır,
  5. Hava yolunu açmak için bir el kazazedenin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğinin üzerine yerleştirilir,
  6. Çene kemiğinin uzun kenarı yere dik gelecek şekilde alından bastırılıp, çeneden kaldırılarak baş geriye doğru itilerek çocuğa baş-çene pozisyonu verilir
  7. Kazazedenin solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye süre ile kontrol edilir.
  •  Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
  • Eğilip, kulağını kazazedenin ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir.
  1. Solunum yok ise; alnın üzerine konulan elin baş ve işaret parmağını kullanarak çocuğun burnu kapatılır,
  2. Baş-çene pozisyonunda iken çocuğun ağzını içine alacak şekilde ağız yerleştirilir, Çocuğun göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniye süren 2 nefes verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
  3. Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt yarısına bir elin topuğu yerleştirilir, (çocuk yetişkin görünümündeyse yetişkinlerde olduğu gibi iki el ile kalp basısı uygulanır),
  4. Elin parmakları göğüs kafesiyle temas ettirilmeden, dirsek bükülmeden, göğüs kemiği üzerine vücuda dik olacak şekilde tutulur,
  5. Göğüs kemiği 5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) 30 kalp basısı uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
  6. Çocuğa 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır,
  7. İlk yardımcı yalnız ise; 30;2 göğüs basısının 5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi arar,
  8. Temel yaşam desteğine çocuğun yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.
Bebeklerde Temel Yaşam Desteği
  • Kendisinin ve bebeğin güvenliğinden emin olunur,
  • Ayak tabanına hafifçe vurarak bilinci kontrol edilir; eğer bilinci yok ise, çevreden yüksek sesle yardım çağrılır, 112 aratılır,
  • Bebek sert bir zemin üzerine sırtüstü yatırılır,
  • İlk yardımcı temel yaşam desteği uygulayacağı pozisyonu alır (yerde uygulama yapacak ise diz çöker, masa vb. yerde uygulama yapacak ise ayakta durur),
  • Bebeğin boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır, Ağız içi gözle kontrol edilir; hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim var ise çıkartılır,
  • Hava yolunu açmak için, bir el bebeğin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğine koyulup baş hafifçe yukarı geri itilerek eğilir, baş-çene pozisyonu verilir.
  • Bebeğin solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye süre ile kontrol edilir
  1. Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
  2. Eğilip, kulağını bebeğin ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir,
  • Solunum yoksa ağız dolusu nefes alınır ve ağız bebeğin ağız ve burnunu içine alacak şekilde yerleştirilir,
  • Bebeğin göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniye süren 2 solunum verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
  • Kalp basısı uygulamak için bebeğin (iki meme başının altındaki hattın ortası göğüs merkezini oluşturur) göğüs merkezi belirlenir,
  • Bir elin orta ve yüzük parmağı bebeğin göğüs merkezine yerleştirilir
  • Göğüs kemiği 4 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) 30 kalp basısı uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
  • Bebeğe 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır,
  • İlk yardımcı yalnız ise; 30;2 göğüs basısının 5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi arar,
  • Temel yaşam desteğine bebeğin yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.

Organ Bağışı: Kişinin hayatta iken serbest iradesiyle, tıbben yaşamı sona erdikten sonra ise ailesinin izniyle “doku ve organlarının” başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesi işlemine doku ve organ bağışı denir.

Sağlam kişiler tarafından yapılan doku ve organ bağışları birçok insana yaşama şansı verebilir. Organ bağışı, görmeyen bir insanın görmesini ya da yaşamını diyaliz cihazına bağlı olarak sürdüren bir böbrek hastasının hayata dönmesini sağlar.

Türkiye’de organ bağışı yapmak isteyen kişiler;

  1. Sağlık Müdürlüklerine,
  2. Hastanelere, Sağlık Ocaklarına
  3. Emniyet Müdürlüklerine (ehliyet alımı sırasında),
  4. Organ Nakli Yapan Merkezlere,
  5. Organ Nakli İle İlgilenen Vakıf, Dernek vb. kuruluşlara başvurarak organ bağışı yapabilirler.

SOLUNUM YOLU TIKANIKLIĞI DURUMUNDA İLK YARDIM

Solunum, fizyolojik bir olaydır ve yaşam için gerekli oksijeni sağlar. Oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde gerçekleşir. Eğer hava yolları tıkanacak olursa oksijen akciğerlere ulaşamaz.

Kazazede nefes alabiliyor ve öksürebiliyorsa öncelikle hiçbir işlem yapılmadan gözlenir. Ancak kişi solunum sıkıntısı içerisinde, konuşamıyor, öksüremiyor, panik halinde ve morarıyorsa hava yollarını açmak için müdahalede bulunulmalıdır.

Solunum sıkıntısı içinde olan kazazedeye bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Daha sonra kazazedenin dolaşımı, hava yolu açıklığı ve solunumu değerlendirilir. Solunumu yoksa veya yetersiz ve düzensiz ise, solunumu kolaylaştırıcı önlemler alınır. Bunun için yapılacak ilk iş hava yolunu açma ve solunumu sağlama uygulamalarıdır. Hava yollarını tıkayan herhangi bir yabancı cisim, kan pıhtısı vb. araştırılmalıdır. Varsa uygun şekilde çıkartılmalı, dikkatli davranılarak parmakla süpürür tarzda ağız içi temizlenmelidir. Hava yollarını tıkayan sebepler arasında en sık rastlananı, bilinci kapanan kişide dilin arkaya gitmesidir. Dilin geriye kaçarak hava yollarını tıkamasını engellemek için başa pozisyon verilmelidir

Solunum Durmasının Nedenleri

  1. Hava yolu tıkanmaları (yabancı cisim, kanama vb.),
  2. Zehirlenmeler (İlaçlar, kimyasal maddeler, zehirli gazlar, zehirli hayvan ısırmaları vb.),
  3. Kalp ve beyin damarlarında tıkanma,
  4. Elektrik veya yıldırım çarpması,
  5. Baş, boyun ve göğüs yaralanmalarıdır.

Solunum Durmasının Belirtileri

  1. Solunum sesi durur, göğüs hareketleri kaybolur,
  2. Oksijensizliğe bağlı olarak kişide öncelikle dudaklar, parmak uçlarında, burun ucunda morarma (siyanoz) görülür,
  3. Oksijensizliğin ilerlemesine bağlı olarak çırpınmalar (havale-konvulsiyon) görülür, göz bebekleri genişler,
  4. Dokuların uzun süre oksijensiz kalması (hipoksi) sonucu bilinç kaybolur, göz bebekleri büyür,
  5. Dokularda oksijen bitince kalp durması ve ölüm meydana gelir.

Solunum Yollarının Yabancı Cisimlerle Tıkanması

Solunum yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde tıkanmasına solunum yolu tıkanıklığı denir. Tıkanma tam tıkanma ya da kısmi tıkanma şeklinde olabilir. Hava geçişi tamamen engellendiğinde tam tıkanma, hava geçişi az da olsa var ise buna kısmi tıkanma denir.

Hava Yolu Tıkanıklığı Belirtileri

Kısmi Tıkanma Belirtileri

  1. Öksürür,
  2. Nefes alabilir,
  3. Konuşabilir.

Bu durumda kazazedeye dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.

Tam Tıkanma Belirtileri

  1. Nefes alamaz,
  2. Acı çeker, ellerini boynuna götürür,
  3. Konuşamaz,
  4. Rengi morarmıştır.

Bu durumda Heimlich (Haymlik) Manevrası yapılır. Yabancı cisim tıkanmalarında hava yolunu açmak için yapılan girişime Heimlich Manevrası (Karına bası uygulama) adı verilir. Bilinçli kişide ve bilinçsiz kişide uygulama farklılığı gösterir.

Bilinci Yerinde Tam Tıkanıklık Olan Kişilerde Heimlich Manevrası

  1. Kazazede ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir,
  2. Kazazedenin yanında veya arkasında durulur,
  3. Bir elle göğsü desteklenerek öne eğilmesi sağlanır,
  4. Diğer elin topuğu ile hızla 5 kez sırtına (kürek kemikleri arasına) süpürür tarzda vurulur,
  5. Tıkanıklığın açılıp açılmadığına bakılır, açıldıysa işlem durdurulur,
  6. Tıkanıklık açılmadıysa heimlich manevrası yapılır
  7. Kazazedenin arkasına geçip sarılarak gövdesi kavranır,
  8. Bir elin başparmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır,
  9. Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır, Bu hareket 5 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır,
  10. Tıkanıklık açılmadıysa tekrar sırtına vurulur,
  11. Bu işlemler 5’er kez olacak şekilde dönüşümlü olarak tekrarlanır,
  12. Kazazedenin bilinci kapanırsa, sert zemin üzerine yatırılır,
  13. Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
  14. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  15. Temel Yaşam Desteği uygulanır.

Bilinci Kapalı Kişilerde Heimlich Manevrası

  1. Kazazede yere yatırılır, yan pozisyonda sırtına 5 kez vurulur,
  2. Tıkanma açılmadığı takdirde hasta düz bir zeminde başı yana çevrilir, Kazazedenin bacakları üzerine ata biner şekilde oturulur,
  3. Bir elin topuğu göbek ile göğüs kemiği arasına yerleştirilir, diğer el üzerine konur,
  4. Göbeğin üzerinden kürek kemiklerine doğru eğik bir baskı uygulanır,
  5. Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
  6. İşleme yabancı cisim çıkıncaya kadar devam edilir,
  7. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  8. Bu harekete 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar ya da yardım gelinceye kadar devam edilir,
  9. Bu tür olgularda hava yolu tıkanıklığından şüphelenildiğinde, Temel Yaşam Desteği uygulamaları yapılmalıdır. Kurtarıcı nefes verdikten sonra hava gitmiyorsa tıkanıklık olduğu düşünülür, ilk yardımcı ağız içinde yabancı cisim olup olmadığını kontrol etmeli, yabancı cisim görüyorsa çıkarmalıdır.

Tam Tıkanıklık Olan Bebeklerde Hava Yolunun Açılması

  1. Bebek ilk yardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,
  2. Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir.
  3. Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,
  4. 5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,
  5. Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir,
  6. Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,
  7. Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak şekilde sırtüstü tutulur,
  8. 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üs kısmına baskı uygulanır,
  9. Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,

BOĞULMALARDA İLK YARDIM

Boğulma, vücuttaki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma meydana gelmesidir. Yaşamın devam edebilmesi için her solunum hareketi ile üst solunum yollarından akciğerin en uç noktalarına kadar oksijen taşınır.

Boğulma Nedenleri

  1. Bayılma ve bilinç kaybı sonucu dilin geriye kayması,
  2. Nefes borusuna sıvı dolması,
  3. Nefes borusuna yabancı cisim kaçması,
  4. Asılma,
  5. Akciğerlerin zedelenmesi,
  6. Gazla zehirlenme,
  7. Suda boğulma.

Boğulmalarda Genel Belirtiler

  1. Nefes almada güçlük,
  2. Gürültülü, hızlı ve derin solunum,
  3. Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme,
  4. Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma,
  5. Genel sıkıntı hali, cevaplarda isabetsizlik ve kararsızlık,
  6. Bayılma.

Boğulmalarda Genel İlk Yardım Uygulamaları

  1. Boğulma nedeni ortadan kaldırılır,
  2. Bilinç kontrolü yapılır,
  3. Kazazedenin yaşamsal bulguları değerlendirilir,
  4. Temel Yaşam Desteği sağlanır,
  5. Derhal 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  6. Yaşam bulguları izlenir.

KANAMALARDA İLK YARDIM

Kazalarda ölüm nedenlerinin başında kanamalar gelmektedir. Kanamaların durdurulması, kaybedilen kanın ambulansta veya hastanede yerine konması birçok kazazedeyi hayata kavuşturur.

Kanama

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına) doğru akmasına kanama denir

Normal bir erişkinin vücut ağırlığının ortalama 1/13’ ünü kan oluşturmaktadır. 70 kg’ lık bir kişide 5-6 lt civarında kan bulunduğu varsayılmaktadır. % 10 oranındaki kan kaybı (ortalama erişkinde 600 ml, çocukta 200-300 ml, bebekte 25-30 ml) oldukça tehlikelidir.

İç Kanamalar

Kanın vücut içine akmasıdır. Kan dışarıdan görülemez. Yüksekten düşme, trafik kazası ve patlamalar veya kronik hastalıklar gibi nedenlerle vücudun iç organlarındaki damarların hasar görmesi sonucunda vücudun iç boşluklarında (kafatası, göğüs ve karın içinde) kanamalar olabilir. Bu kanamalara iç kanama adı verilir.

İç Kanama Nedenleri: İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Her türlü kırılmada kırık çevresinde bir iç kanama meydana gelir. Örneğin uyluk kemiğinin kalça hizasından kırılması en azından 1 litre kan kaybına yol açan iç kanamaya neden olabilir. Dalak gibi bazı organlar bisikletten düşme, otomobilin direksiyonuna çarpma gibi basit darbelerde bile patlayarak cerrahi girişim gerektiren iç kanamalara neden olabilir.

İç Kanama Belirtileri: İç kanamanın vücut dışında en sık görülen belirtileri ezikler ve çürüklerdir. Bu belirtiler yumuşak doku içine kanama olduğunun göstergesidir. İlk yardımı yapan kişiler, kazazedenin iç organlarındaki hasar sonucunda şiddetli ağrısının olması, renginin solması, soğuk soğuk terlemesi ve bilincinin kapanması gibi şok belirtilerine bakarak da iç kanamayı  anlayabilirler. Bu bakımdan kazaya uğrayan kişiler olası iç kanama belirtileri yönünden izlenmelidir.

İç kanaması olan kazazedede aşağıdaki belirtiler görülür:

  1. Nabız zayıf ve süratlidir,
  2. Deri soğuk ve nemlidir (yapışkandır),
  3. Gözler donuk, gözbebekleri genişlemiş ve ışık refleksi zayıftır,
  4. Kazazedede genelde susuzluk hissi ve huzursuzluk vardır,
  5. Baş dönmesi, bulantı, kusma ve halsizlik olabilir

Kanamalarda İlk Yardım

İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır:

  1. Kazazedenin bilinci ve ABC si değerlendirilir,
  2. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  3. Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,
  4. Asla yiyecek ve içecek verilmez,
  5. Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),
  6. Yaşamsal bulguları incelenir,
  7. Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.
Dış Kanamalar

Kanama yaradan vücut dışına doğru olur. Damar tipine göre kanama; atardamar, toplardamar ya da kılcal damar kanaması olabilir. Atardamar kanamaları, kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Toplardamar kanamalarında ise koyu renkteki kan, daha az basınçla devamlı akar. Kılcal damar kanaması sızıntı şeklindedir.

Dış Kanama Nedenleri: Genellikle yaralanmalar sonucu oluşur. Vücudun dış yüzeyinde gözle görülen kanamalardır. Damarların bütünlüğünü bozan kesici ve delici yaralanmalar kanamalara neden olur. Bu kanamalar kesilen, yırtılan, parçalanan veya kopan damarlardan kanın derinin dışına çıkması sonucu oluşur. Vücudun dışından gelen bu tip yaralanmalar, özellikle cildin damardan zengin bölgelerinde olmuşsa, bol miktarda kanama görülebilir ya da derine giden bir delici yaralanma büyük damarların kesilmesine yol açarak yaşamı tehdit eden kanamaya neden olabilir.

Dış Kanama Belirtileri: Dış kanamalar gözle görülebilir ve durdurulma yöntemleri ile kontrol altına alınabilirler. Kanama başlangıçta halsizlik yapar, eğer kontrol
altına alınmazsa şok ve ölüm gelişebilir.

Dış Kanamalarda İlk Yardım

  1. Kazazedenin durumu değerlendirilir (ABC),
  2. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  3. Yara ya da kanama değerlendirilir,
  4. Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır
  5. Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,
  6. Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
  7. Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
  8. Kanayan bölge yukarı kaldırılır
  9. Çok sayıda kazazedenin bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa, kazazede güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa boğucu sargı (turnike) uygulanır,
  10. Şok pozisyonu verilir,
  11. Yaşam bulguları sık aralıklarla (2-3 dakikada bir) değerlendirilir,
  12. Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde kazazedenin üstü örtülür,
  13. Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (boğucu sargı uygulaması gibi) kazazedenin üzerine yazılır,
  14. Hızla sevk edilmesi sağlanır.

KOPAN UZVUN KORUNMASI VE NAKLİ

Vücut uzantılarının vücutla olan bütünlüğünün bozulmasına, organ kopması denir. Organ kopmasına ilk yardımcının müdahalesi iki yönlü ve hızlı olmalıdır. Kanama kontrolü kadar, nakil ve ulaşılacak merkezin bilgilendirilmesi de önemlidir. Diğer ilk yardım uygulamalarından farklı olarak, organ kopmasında, kazazede ve kopmuş organın ulaştırılacağı sağlık merkezinde damar- sinir cerrahisinin bulunması gerekmektedir.

Organ kapmasına müdahale edilmezse;

  • Kanama nedeniyle kazazedenin yaşamı tehlikeye girer,
  • Organın kaybı fiziksel görünüm bozukluğu, işlev kaybı ve ruhsal sorunları mda beraberinde getirir

ŞOKTA İLK YARDIM

Şok, kelime olarak sarsılma demektir. Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan, tansiyon düşüklüğü ile seyreden ve ani gelişen bir dolaşım yetmezliğidir. Kan dolaşımı, hücrelerin besin ve oksijen ihtiyacını karşılamaya yetmez. Şokun seyri, ağrı ve ilk yardımda gecikme nedeniyle ağırlaşabilir. Müdahale edilmezse belirtiler ilerler, kişi ölebilir.

Şok Nedenleri

Kalp krizi, büyük kanamalar, aşırı korku ve heyecan, şiddetli baş ve karın darbeleri, aşırı sıvı kaybına yol açan durumlar (yanıklar, ishal, kusma), zehirlenme ve alerjik durumlardır. Trafik kazalarında şoka en fazla neden olan durum aşırı kanamalardır.

Şok Belirtileri

Kan basıncında düşme, hızlı ve zayıf nabız, hızlı ve yüzeysel solunum, ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik, endişe, huzursuzluk, baş dönmesi, dudak çevresinde solukluk ya da morarma, susuzluk hissi ve bilinç seviyesinde azalma gibi genel belirtiler görülür.

Genellikle bir kaza yerinde sessiz, sakin ve hiçbir yardım istemeden yatan yaralıya ilk yardımda öncelik verilir. Bu kişi şokta olabilir. Hiç hareket etmez. Sorulara cansız cevap verir. Şuuru genellikle vardır. Buna karşın bayılmada şuur kaybı kısada olsa kaybolur.

14.4. Şok Pozisyonu Verilirken İzlenmesi Gereken İşlem Basamakları

  1. Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
  2. Kazazede düz olarak sırtüstü yatırılır,
  3. Baş yana çevrilir ve çene göğüsten uzaklaştırılarak soluk yolu açılır,
  4. Kazazedenin mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
  5. Varsa kanama hemen durdurulur,
  6. Kazazedenin bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacaklarının altına çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb. destek konulur,
  7. Kazazede sıcak tutulur,
  8. Hareket ettirilmez,
  9. 112 Acil Yardım Servisi aranarak hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır,
  10. Kazazedenin endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır.
  11. Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir.
Yara Çeşitleri
  1. Kesik yaralar: Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur. Genellikle basit yaralardır. Kesiğin uzunluğu ve derinliğine göre sinir ve damar zedelenmeleri artar. Derinlikleri kolay belirlenir, kanamalıdır.
  2. Ezikli yaralar: Taş, yumruk ya da sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpması ile oluşan yaralardır. Yara kenarları eziktir. Çok fazla kanama olmaz, ancak doku zedelenmesi ve hassasiyet vardır.
  3. Delici yaralar: Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır. Yüzey üzerinde derinlik hâkimdir. İç kanama ve organın işlevi bakımından tehlikelidir. Aldatıcı olabilir, tetanos tehlikesi vardır.
  4. Parçalı yaralar: Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile meydana gelir. Doku ile ilgili tüm organ veya saçlı deride zarar görebilir.
  5. Kirli (Enfekte) yaralar: Mikrop kapma ihtimali olan yaralardır. Enfeksiyon riski yüksek yaralar şunlardır:
  • Gecikmiş yaralar (6 saatten fazla),
  • Dikişleri ayrılmış yaralar,
  • Kenarları muntazam olmayan yaralar,
  • Çok kirli ve derin yaralar,
  • Ateşli silah yaraları,
  • Isırma ve sokma ile oluşan yaralar.

Ağrı, kanama ve yara kenarının ayrılması yaraların ortak belirtileridir. Ciddi (ağır) yaralanmalar şunlardır:

Kenarları birleşmeyen veya 2-3 cm olan yaralar, kanaması durdurulamayan yaralar, kas veya kemiğin göründüğü yaralar, delici aletlerle oluşan yaralar, yabancı cisim saplanmış olan yaralar, insan veya hayvan ısırıkları ve görünürde iz bırakma ihtimali olan yaralar

Kategoriler
DERS NOTLARI

TRAFİK ADABI DERSLERİ

Trafik;Trafik; yayaların, hayvanların ve araçların kara yolları üzerindeki hal ve hareketleridir. Diğer bir ifadeyle motorlu ve motorsuz taşıtlarla insanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkidir. Bu ilişki kara, hava ve denizlerde belirlenen güzergâhlarda kendini göstermektedir.

Adap;Türk Dil Kurumu sözlüğünde edep, “Toplum töresine uygun davranma” olarak açıklanmaktadır. Edep; “terbiye, utanma, usul, yol ve kaide” gibi anlamları ifade ettiği gibi, “davet, iyi tutum, incelik ve kibarlık, hayranlık ve takdir” manalarına da gelmektedir.

Edep; dinin gerekli gördüğü ve aklın güzel saydığı bütün söz ve davranışları kapsar. Bu durumda “güzelliği dolayısıyla insanı şaşırtan, takdirini kazanan şey” demektir. Başka bir tarif de ise; “ona sahip olan kişiyi küçük düşürücü durumlardan koruyan meleke” diye tanımlanmıştır. Edebin çoğulu adaptır. Toplum fertlerinin yaşayış ve karşılıklı münasebetlerine genel ve ortak bir tarzda
hâkim olan ve aksine davranışların yerine göre ayıp, terbiyesizlik, edepsizlik sayılarak kınandığı ahlâkî ve içtimaî kuralların bütününe hukukta umumi adap denir.

Adap kavram olarak ahlaki kavramdan daha geniş olup bu kavramı da içine alır. Herhangi bir cezai işlem gerektirmeyen ve küçük sayılabilecek hata ve kusurlar edep kavramının kapsamına girer. Her ahlâk edeptir ama her edep ahlâk değildir.

Kısaca; adap; “toplumların davranış yöntemlerinin (töreler) temeli”, edep de “bu yöntemlere (töre) uygun davranma” olarak özetlenebilir.

Trafikte Adap Kuralları

Trafikte adap, trafiğe çıkan herkesin uymak zorunda olmadığı ancak uyulduğunda trafiği ve trafik akışını en az trafik kuralı kadar düzene sokan ceza korkusu olmadan nezaketen uyulan hususlara denir.

Trafikte adap, trafik kültürünün oluşması ile hayata geçirilebilecek kurallardır. Trafikte adap güvenli seyahat etmenin yollarını bize açmaktadır. Trafikte karşılıklı sevgi, saygı, anlayış ve birbirimize tahammülü öğreterek anlaşmazlıkların birçoğunu çözmektedir. Trafik kurallarının uygulanması trafik adabının oluşması ve yerleşmesine sebep olmaktadır. Trafik adabı, insanların trafik ortamında birbirlerine karşı olumlu tepki ve davranışlarını ifade etmektedir.

Trafikle iç içe yaşamak zorunda olan insanlar bazen sürücü bazen de yaya olarak trafiğin akışını etkilemektedir. Çoğumuz yaya iken sürücülere, sürücü iken yayalara karşı olumsuz tavırlar sergilemekteyiz. Trafikte yaşanan tartışma ve kavgalar bazen istenmeyen sonuçlara da sebep olmaktadır. Bu olumsuzlukları en aza indirmenin yolu hak ve sorumluluklarımızı bilerek  adabımuaşeret kurallarına uymakla mümkün olacaktır. Yapılmaması gereken birçok uygunsuz davranış karşılıklı anlayışla çözülebilecektir.

Başkasına saygı duymayan kendisine de saygı duymamaktadır. Toplu yaşama kuralı olarak adlandırabileceğimiz bu kurallara uyan kimseleri medeni insan diye tanımlamaktayız.

Trafikte adap kurallarını iyi anlayabilmek için kuralın ne demek olduğu, trafik kuralları ve kurallara uymanın faydalarının da bilinmesi gerekmektedir. Şimdi bunlardan kısaca bahsedelim

Kural: “Bir sanata, bir bilime temel olan, yön veren ilke, kaide.” Davranışlarımızı yönlendiren ve uyma zorunluluğu olan prensiplerdir. Belirlenen hedeflere varmak ve istenileni gerçekleştirmek için düzenlenmiş yol haritası diyebileceğimiz yol göstericilerdir. “Belirli olayların ve süreçlerin düzenli tekrarı da kural olarak tanımlanır.”

Toplumda insanların birlikte yaşamasını sağlayan ve uyulması zorunlu olan bazı kurallar mevcuttur. Bu kurallar yazılı ve yazısız olmak üzere iki çeşittir. Yazılı kurallar zamana ve ihtiyaca göre değişebilen hukuk kurallardır. Yazısız kurallar ise uzun yıllar içinde oluşan ve değişmeyen, bu nedenle toplumun her kesimi tarafından kabul edilen, benimsenen ve uygulanan kurallardır.

Yazılı kurallar ihtiyaçları gideren hukuk kuralları şeklindeyken, yazısız kurallar örf, adet ve geleneklerden meydana gelen kurallardır. Bu kuralların amacı toplumda belirli bir düzenin oluşması,
insanların hak ve sorumluluklarının teminat altına alınması ve refah ortamının sağlanmasıdır.

Toplum huzurunu sağlamak ve insanların mutlu yaşamasını temin etmek için toplumun uyması gereken kurallara ihtiyacı vardır. Bu sebepten insan ihtiyaçlarına cevap veren ve onları önemseyen
kuralların konulması ve yaşatılması gerekir. Trafik kuralları da insan hayatının önemsemesi sebebi ile yaşatılması ve uyulması gereken görevlerdendir.

Trafikte kurallar; kara yolunda seyreden araç ve yayaların belli bir düzen içerisinde hareketlerine yön verir. Karşılıklı gidiş gelişleri düzenleyen, birbirlerine yol verme, geçiş üstünlüğü ve önceliğine sahip olma gibi hususların düzenler.

Kısaca trafiğin seyir ve akışını düzene sokan hususlardır.

TRAFİK ADABI

Trafikte adap kurallarına uymamız durumunda aşağıda sıralanan faydaları elde etmiş oluruz. Bunlar:

  1. Kurallar karmaşayı önler istikrar sağlar.
  2. İnsan davranışlarını kontrol altında tutar. Davranışlara sınırlama getirir. Böylece insanın hata yapma ihtimalini azaltır.
  3. Kurallar kişilerin hangi konularda özgür davranacaklarının yolunu açar. Haliyle yaptıklarından sorumlu tutar.
  4. Toplumda düzensizliği ve kaos ortamının oluşmasını engeller.
  5. Toplumun eğitim seviyesinin yükselmesinin yolunu açar.
  6. Toplumun huzur ve refah ortamının oluşmasını sağlar.
  7. Toplumda adaletin tesisini sağlar.
  8. Kültürel yozlaşmayı engeller.
  9. Manevi yıpranmalar ve psikolojik travmaları ortadan kaldırır.

4. Adabımuaşeretin (Toplum Adabı)

Trafik Kuralları ile İlişkileri İnsanlar toplum hayatında yaşamak zorundadırlar. Toplumda kişilerin birbirleri ile olan ilişkileri bir kurala bağlanmıştır. Toplum hayatını düzene sokan bu kurala adap denilmektedir.

Yolculuk adabı, konuşma adabı, yeme adabı, oturma adabı gibi. Buna biz beşeri münasebet de demekteyiz. ”Muaşeret» ise birlikte yaşayıp iyi geçinme anlamlarını ifade eder. Beşeri münasebetlere
genel olarak adabı muaşerette denilmektedir.

Toplumda normal davranış şekilleri, karşılıklı geçinme usulleri, nezaket ve görgü kuralları anlamına gelmektedir. Adabımuaşeret genel ahlâk prensiplerinin tamamlayıcı unsurlarıdır.

1. Trafikte Saygı

a) Saygı

“Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.” anlamlarını ifade eder. Ayrıca saygı, “Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu. ”Saygı, muhatabı dinlemek, kabullenmek ve onun düşüncelerinin değerli olduğunu, dikkate alınması gerektiğini ona hissettirmektir.
Karşınızdaki insanı incitmeden ve kırmadan ona yaklaşmaktır. Kısaca muhatabı olduğu gibi kabullenmektir. Başkalarını rahatsız etmekten çekinmek, insanlara karşı dikkatli, ölçülü, özenli davranmaktır. İnsanı insan olarak görüp ona ön yargısız yaklaşarak kabullenmektir.

b) Saygının Temel Dayanakları ve Kazanımları

Saygı ve bunun sonucu olan sevgi toplumun temel dayanaklarıdır. Kişiler birbirlerine ne oranda saygı gösterirlerse toplumun huzur ve düzeni o denli iyi olur. Saygı ve sevgi anlayışı ön plana çıkarıldığı zaman toplumda huzur ve barış sağlanır. İnsanlar birbirlerinin haklarına saygı duyarak bu hakları gözetir. İnsanlar uyum içerisinde yaşayarak birlikte yaşamaktan zevk alırlar.

Toplumun gelişmesini ve ilerlemesini sağlarlar. Büyüklerle küçükler arasında sağlam köprüler kurulur.

c) Nezaket ve Saygı Arasındaki İlişki

Günlük hayatımızda trafikte geçirdiğimiz zaman azımsanmayacak kadar fazladır. Bu yüzden trafikte insani değerlerimizi korumamız gerekir. Bu değerlerden birisi de insanların trafikte birbirlerine nazik ve saygılı olmasıdır. Bu, trafik kurallarına uyulması kadar önemlidir. Beşeri ve insani ilişkilerin yürütülmesinde en önemli faktör saygı ve hoşgörü davranışının sergilenmesidir.

ç) Trafikte Saygının ve Nezaketin Önemi

Araç kullanırken trafik kurallarına uymak insani bir görevdir. Çünkü trafikte yalnız değiliz. Bizimle birlikte birçok insan trafikte seyretmektedir. Bunlar yaya, yolcu ve sürücü olabilirler. Kurallara uymamak üzücü ve kötü sonuçlar doğurabilir.

Trafikte yapılan hatalardan sadece biz değil, sevdiklerimiz, yakınlarımız, tanıdıklarımız ve diğer insanlar da zarar görüp etkilenebilmektedir. Öyleyse trafikte öncelikle kurallara uyarak araç kullanmamız durumunda kendimize saygı göstermişiz demektir. Kendisine saygılı olan başkalarına da saygılı olacaktır.

Bu şekilde karşılıklı saygı ve anlayış sonunda muhtemel olumsuzlukların önüne de geçmiş olacağız demektir.

2. Trafikte Yardımlaşma ve Birbirini Uyarma

a) Yardımlaşma

Yardımlaşma, “birlikte çalışmak, tek başımıza yapamayacağımız şeyleri yeteneklerimizi ve enerjimizi başkalarıyla birleştirmek, başkalarının bilgi ve yeteneğinden faydalanmak” anlamlarına gelmektedir.

b) Trafikte Yardımlaşmanın Önemi

İnsani meziyetlerimizi trafikte göstermek zorundayız. Çünkü trafikte bazen ufak yardımlaşmalar bile hayati önem arz edebilmektedir. Sürücülerin hatalarını uygun bir dille söylemek tamiri imkansız yanlışları da önleyebilir.

c) Trafik Kazası Geçirenlere Yardım

Araç sürmek riskli bir iş olup her an kaza yapma ihtimali bulunmaktadır. Kaza yapan insanlara yardım etmek ve onların sıkıntılarına ortak olmak insani bir duygu olup bu duygunun  yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Kazada öncelikli olarak tehlikeli yerler belirlenmeli ve güvenli bir alan oluşturulmalıdır. Olası başka kazaları engellemek için kaza yerinin diğer sürücülerin görebileceği şekilde işaretlenmesi gerekir. Öncelikle aracın motoru durdurulmalıdır

ç) Trafikte Birbirini Nezaket Çerçevesinde Uyarma

Trafik kurallarının uygulanması amacı ile sürücülerin birbirlerini uyarmaları trafiğin seyri açısından çok önemlidir. Ancak uyarı, kırıp dökmeden, birilerini incitmeden yapılmalıdır. İnsanlara hataları uygun ifadelerle söylendiği zaman o insan kırılma yerine aksine memnun kalacak ve hatasını düzeltecektir.

3. Trafikte Tolerans (Hoşgörü/Tahammül)

a) Tolerans

Karşımızdaki insanın yaşayışına, fikirlerine ön yargısız bakarak bunları saygı ile karşılayıp anlayış göstermeye tolerans denir. İnsanları anlamak güler yüzlü olmak da toleransın başka bir ifadesidir. Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha ve tolerans göstermektir.

Hoşgörü ve tahammül, insanlığın doğasında var olan ama çoğunun zaman zaman gösteremediği ya da yitirdiği bir duygu.

b) Trafikte Doğru Tolerans Gösterme

Trafikte insanların birbirlerine tahammül ederek toleranslı davranması çok önemli olup bu davranışlar sayesinde hem stresten uzak bir sürüş gerçekleştirilmiş olur hem de muhtemel kaza ve tehlikelerin önüne geçilmiş olur. İnsanları herhangi bir ayırım yapmadan kucaklamak gerekir. Mevlana; “Gel, gel, ne olursan ol yine gel. İster inançsız, ister putperest, istersen ateşe tapan ol yine gel. Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozsan da yine gel.” sözleri ile insanların dil, din, cinsiyet, ırk ve soy ayırımı yapmadan herkesin birbirine kucak açması ve birbirinin hatalarını görmezden gelmesini tembihlemektedir.

c) Trafikte Toleransın Kazandırdıkları

Trafik güvenliğini tehlikeye düşüren kusurlar dikkat, nezaket ve toleransla ortadan kalkabilecektir. Ötekileştirmek her zaman kolay olup empati kurarak kazanmaya çalışmak bir erdemdir. Bu ön plana çıkarıldığı zaman biz kazanmış oluruz.

4. Trafikte Sabır

a) Sabır

Sabır lügatte acıya, üzüntüye ve sıkıntıya katlanma, başa gelen bela ve musibetlere dayanma, nefsi kötülüklerden uzaklaştırmaya çalışma gibi manalara gelir. Sabır, karşılaştığımız olumsuz koşullara dayanabilme, kendini frenleme, olumsuz düşüncelere kapılmama, yaşanan olumsuzluklara tahammül etme anlamlarına da gelmektedir.

b) Trafikte Sabrın Önemi

Sabır bizim kültürümüzde değerli bir meziyettir. Günümüz dünyasında yaşadığımız olayların birçoğu bizim kontrolümüz dışında gelişmektedir. Bu anlamda birçok unsur hayatımızı yönlendirebilir. Bu olumsuzlukları bertaraf etmenin tek yolu gördüğümüz ve yaşadığımız menfi davranışlara karşı sabır silahımızı kullanmaktır.

c) Sabrın Kazanımları

“Sabreden derviş muradına ermiş.” atasözü sabırlı olan kişilerin başaracaklarını ortaya koymaktadır. Çünkü başarının sihirli anahtarı sabretmekten geçer. Sabır sayesinde insanlar kurtuluşa
erebilirler. Zorluk ve meşakkatlere dayanıp sabretmenin sonunda insan dayanma gücü kazanır.

Sabır, insanı pek çok yönden geliştirerek melekelerini zenginleştirir. Sabır, ince düşünebilmeyi ve incelikleri görebilmeyi sağlar.

ç) Sabırsızlığın Sonuçları

Trafikte sabırsız ve aceleci davranmak ömür boyu vicdan azabı çekmemize sebep olabilir. Belki de hayatımızın sonlanması ile neticelenebilir. Bir dakikalık sabır ise telafisi güç olan felaketleri
engellememizi sağlayabilir. “Sabrın sonu selamettir.” vecizesi bunu en iyi şekilde ifade etmektedir. Yüce Peygamberimiz sabırla düşmanlarının eziyet ve işkencelerine katlanarak zafere ulaşmıştır. Eyüp aleyhisselam sabırla hastalıklarından kurtulmuştur. Ferhat sabırla dağları delmiştir. Fıtratında var olan aceleciliği yenen insan başarıya ulaşmasını bilmiştir. “ Sabreden zafere ulaşır.” düsturu bunu en güzel şekilde özetlemektedir.

5. Trafikte Sorumluluk

a) Sorumluluk

Sorumluluk diğer bir ifadeyle mesuliyet, kişinin yükümlülüklerini bilmesi, kendine ve başkalarına karşı yerine getirmesi gerekenleri zamanında yerine getirmesi demektir. Sorumluluk, insanın özgürce yaptığı eylemlerin sonuçlarını üstlenmesidir.

Sorumluluk, davranış biçimlerinin en önemlilerinden biridir. Sorumluluk sahibi kişiler üzerlerine düşen görevleri zamanında ve istenilen şekilde istenilen biçimde yerine getirmek zorundadır.

b) Trafikte Sorumlu Davranmanın Kazanımları

Sorumlu davranmanın birçok kazanımını saymak mümkündür. Öncelikle insanın kendi sorumluluğunun bilincinde olması durumunda kendisi ve çevresi bu durumdan olumlu bir şekilde etkilenecektir. Toplumda saygın bir konuma gelerek sevilen ve sayılan bir insan olacaktır.

c) Trafikte Sorumsuz Davranmanın Sonuçları

Trafikte yol kullanıcılarının birbirlerine karşı kaba ve saldırgan davranışları trafiği olumsuz etkilediği için bu tür tutum ve davranışlardan kaçınılmalı, bencil davranışlardan uzak durulmalıdır.
Tedbirsiz, saygısız ve sorumsuz bir şekilde araç kullanan sürücüler kara yollarında birçok olumsuzluğu tetiklediği gibi kişilere zarar verecek şekilde yol kenarındaki su birikintilerine hızlı girip yayaları ıslatarak sorumluluk sahibi bir vatandaş ve sürücü olmadığını göstermektedirler

ç) Trafikteki Diğer Kullanıcılara Karşı Sorumluluklar

Uykusuzluk ve Yorgunluk;Normal hava ve yol koşullarında bir saat süren bir araba yolculuğunda yol çizgisi ve trafik levhalarının takibi, arkadan gelen trafiğin kontrolü, aracın kumanda kollarının ve pedallarının kullanımı sürücüyü zihnen ve bedenen yormaktadır. Bu nedenle yolculukta bir müddet sonra sürücünün dikkati ve konsantrasyonu dağılır ve üzerine yorgunluk çöker. Buna rağmen araç kullanmaya bilinçli veya bilinçsiz olarak devam ederse yol çizgisini, trafik levhalarını takipte ve arkadan gelen trafiğin kontrolünde zorlanacak ya da kontrol edemeyerek trafik kazası olmasına sebep olacaktır.

Bu olumsuzlukların olabileceğine dair en önemli uyarı belirtileri;

  1. Sık sık esneme
  2. Kısıtlı algılama
  3. Aniden ürkme
  4. Geciken reaksiyonlar
  5. Yeni geçtiği yoldaki gördüklerini hatırlamama
  6. Dönmesi gereken kavşaktan bilmesine rağmen dönmeme
  7. Gözlerin yanması
  8. Göz kapaklarının ağırlaşması
  9. Üşüme

gibi durumlar ortaya çıktığında sürüş yeteneği önemli ölçüde azalacaktır. Bu durum sürücünün konsantrasyonunu azaltır, sürüş hatalarını çoğaltır ve anlık uykuya dalma tehlikesini artırır.

Dikkat Dağınıklığı;Dışarıdan bakıldığında sürücülük, kolay ve sıradan bir iş gibi gözükmektedir. Bazı sürücüler araçta bulunanlarla hararetli konuşma ve tartışmalar yapar, müziğin sesini dışarıdan gelecek uyarıları duyamayacak şekilde sonuna kadar açar, aracın arka koltuğundaki bir şeyi almaya kalkar, cep telefonu ile konuşur veya gelen mesajlarını okumaya çalışır. Ancak bu hareketleri yapan sürücünün dikkat dağınıklığından dolayı algılama kanalları tam olarak hazır olmaz, karşılaştığı bir olaya tepki gösterme yeteneği önemli ölçüde azalır ve kaza yapma tehlikesi artar.

Araç kullanırken:

  1. Heyecanlı tartışmalar yapılmamalıdır.
  2. İçinizdeki trafik canavarının uyanmasına izin verilmemelidir.
  3. Araç hareket etmeden önce emniyet kemeri takmalı ve aynalar kontrol edilmelidir.
  4. Haritalar sürüş sırasında incelenmemelidir.
  5. Araçta gürültülü müzik dinlenmemelidir.
  6. Sürüş sırasında sigara içilmemelidir.
  7. Sürüş sırasında telefon kullanılarak dikkat dağıtılmamalıdır.

Alkol;Vücuttaki alkol, üç aşamada metabolize edilir.

  1. Emilme aşaması: Alkol, mide ve ince bağırsak üzerinden kana karışır. Burada, alkol yoğunluğunun ve ısısının yanı sıra midenin doluluk durumu da önemli rol oynar. (Boş mide ile alkol içmek veya uyku ilacı, ağrı kesici veya sakinleştirici gibi belli ilaçlar kullanmak alkolün etkisini artırabilir.) Kandaki alkol yoğunluğu bu durumdan etkilenmez. Kandaki alkol yoğunluğu genelde kan tahlili ile promil şeklinde ölçülür.
  2. Yayılma aşaması: Bu aşamada, alkol kan dolaşımıyla bütün vücuda yayılır ve her organa ulaşır.
  3. Eliminasyon aşaması: Bu aşamada, alkol vücuttan atılır. Bunun yaklaşık % 90’ı karaciğer üzerinden gerçekleşir. (Alkolün vücuttan atılması oldukça uzun sürer. Sağlıklı bir vücut, saatte ortalama 0,1 promil alkol atar. Uyumak veya ayıltıcı olarak bilinen kahve içmek, yürüyüş yapmak, temiz hava almak veya spor yapmak alkolün vücuttan atılmasında etkili olmaz.) Düşük miktarlarda alkol bile merkezi sinir sistemine etki yapar. Sürme kabiliyeti aşağıdaki faktörlerden dolayı önemli ölçüde azalır:
  • Kendini zapt etme olayının ortadan kalkması
  • Yüksek ölçüde riske girme isteği
  • Bilgi algılama süresinin uzun olması
  • Görüş açısının daralması
  • Saldırganlığın artması
  • Tehlike durumlarının yanlış tahmin edilmesi
  • Dikkatin azalması
  • Hız ve mesafenin yanlış tahmin edilmesi
  • Işık hassasiyetinin artması
  • Aydınlığa-karanlığa uyum kabiliyetinin sınırlanması
  • Kırmızı ışığa karşı hassasiyetin zayıflaması
  • Hareket koordinasyonunun zayıflaması
  • Tepki verme süresinin uzaması
  • Yönün-işitmenin kötüleşmesi

Bu nedenlerle alkollü araç kullanma her zaman önemli ölçüde maddi zarar ve/veya insanlara gelebilecek zararlarla sonuçlanan trafik kazalarının sebebidir.

6. Trafikte Diğerkâmlık (Karşısındakine Öncelik Verme) ve Feragat (Kendi Hakkından Vazgeçme)

a) Diğerkâmlık

Diğerkâmlık sözlük anlamı itibariyle “özgecilik” demektir. Yani başkalarının yararını da kendi yararımız kadar gözetebilmek, “önce ben” yerine “önce sen” veya “önce o” diyebilmektir. Diğerkâmlığın kültürümüzde de İslam dininde de oldukça önemli bir yeri vardır ve hayatın her safhasında uygulanarak çok ciddi örnekler oluşturulmuştur.

b) Feragat

Feragat, kelime anlamı itibariyle “Hakkından kendi isteğiyle vazgeçme” demektir. Hukuki bir terim olarak bir kişinin tek taraflı beyanı ile meydana gelmiş ya da meydana gelebilecek bir hak ya da haklarından vazgeçmesidir.

c) Feragat ve Diğerkâmlık İlişkisi

Yukarıda da belirtildiği üzere diğerkâmlık başkasının iyiliğini kendinden daha önce düşünebilmek; feragat ise kendi hakkından vazgeçme demektir. Bu durumda bir başkası için kendi hakkından vazgeçme doğrudan diğerkâmlıkla ilişkilidir. Zira başkasının mutluluğu için bazı şeylerden feragat etmek gerekebilir.

Örneğin, iş yerinizde ofis arkadaşınız cam kenarında oturuyor siz ise kapı kenarında oturuyorsunuz. Pencereden fazla güneş ışığı geldiğinden pencere kenarı rahatsızlık verici bir yer ve arkadaşınızın da güneşe karşı alerjisi var diyelim. Sizin, arkadaşınızın sağlığını düşünerek kendi yerinizi ona vermeniz bir feragat ve diğerkâmlık örneğidir.

ç) Trafikte Feragat ve Diğerkâmlık

Feragat ve diğerkâmlık trafik ortamında yaşatıldığında hepimiz için daha yaşanılır bir ortamın oluşmasını sağlayacaktır. Böyle bir ortam hepimizin gerek fiziksel sağlığınızı gerek ruh sağlığımızı
olumlu anlamda etkileyecek ve herkesin memnun olmasını sağlayacaktır.

Diğerkâmlığı trafikte uyguladığımızda, insanların sürekli gerginlikler yaşadığı, strese girdiği, tehlikelerin ve kazaların olduğu bir trafik ortamından kurtulmak oldukça kolay olacaktır.

Örneğin, bir yaya olarak kendinizi düşünün. Yağmurlu bir havada yanınızdan geçen şoförlerin sizi ıslatmamak için geçişlerine dikkat etmesi trafikte diğerkâmlığa güzel bir örnektir.

d) İnsani Duygular Açısından Diğerkâmlık

İnsani değerlerin, akademik ve maddi değerlerden daha üstün olduğunun bilincine sahip olarak en büyük zenginlik olan ahlak güzelliğimizi beslemeli ve büyütmeliyiz. İnsanlık ailesinin her bireyinin kendini bu manada terbiye etmesi, çevresindekileri de bu yönde etkilemesi başlı başına bir vazifedir.

7. Trafikte Dezavantajlı ve Engelli İnsanlara Karşı Davranışlar

a) Engelli, Yaşlı, Hamile vb. Olanlara Gösterilmesi Gereken Kolaylıklar

Engelli bireyler trafikte hem yaya hem de araç sürücüsü olabilirler. Trafikte engelli bireylerin zorlanmamaları için kurallar ve kolaylıklar sağlanmıştır. Diğer yaya ve sürücülerinde bu kurallara
uymaları ve engelli bireylere daha nezaketli davranmaları gerekmektedir.

Engel çeşitleri birden fazla olduğu için trafikte de bunların hepsi göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin, görme engelli bireyler için kaldırımlarda mutlaka sarı çizgiler bulunmalıdır. Sarı çizgiler yıprandığında onarılmalı, çizgilerin devam eden kısımlarında ağaç vs. gibi herhangi bir engel olmamalıdır. Trafik ışıklarında sesli sinyalizasyon bulunmalıdır.

Toplu taşıma araçlarında mutlaka engelli rampası bulunmalıdır. Ayrıca yine bu araçlarda engelli bireylere ayrılan bölüm olmalıdır ve vatandaşlar o bölümü işgal etmemeli engelli bireylere kolaylık sağlamalıdırlar.

b) Çocuklara Gösterilmesi Gereken Kolaylıklar

Eğitim ailede başlar, trafik eğitimi de ailede başlar. Aileler çocuklarına öncelikle trafik kurallarını öğretmeli ve bu konuda çocuklara örnek olmalıdırlar. Trafiğe çıkacak ebeveynler çocukları için araçlarında çocuk oto koltuğu bulundurmak zorundadırlar.

Çocukların boy ve kilolarına uygun oto koltuğuna oturmaları gerekmektedir. Boyu 1,50 metreden kısa ve 36 kilogramın altındaki çocukların ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklarda oturmaları ve mutlaka emniyet kemeri takmaları gerekir.

Okul çağındaki çocuklar da trafikte yaya veya yolcu konumundadırlar. Bu yüzden çocukların kullanmaları için okul civarında okul geçitleri bulunmalıdır.

  1. Yola arabanın önüne bir top yuvarlanırsa, derhal fren yapınız! Çocuk kesinlikle uzakta değildir.
  2. Kaldırımlarda oynayan çocuklar gördüğünüzde hızınızı hemen azaltınız ve fren yapma hazırlığı içerisinde olunuz. Çocukların davranışlarını yakından takip ediniz!
  3. Tasması bir çocuğun elinde olan bir köpek aniden yola girebilir ve çocuğu da beraberinde sürükleyebilir veya evcil hayvan kaçar ve çocuk arkasından koşabilir.
  4. Trafik lambaları ve otobüs durakları çocukların sabırlarını deneyebilecekleri zor yerler arasındadır. Çocuklar, birlikte oyun oynarlar, birbirleriyle boğuşurlar ve birbirlerini iteklerler.
  5. eklemekten sıkıldıklarında kırmızı ışıkta da yürümeye başlarlar. Bazen, gittikleri yöndeki trafik lambaları henüz yeşilden sarıya geçtiğinde hemen yola fırlayabilirler.
  6. Çocuklar henüz tam gelişmemiş görüş açısına sahiptir. Kenarda olan hareketleri yetişkinlere göre çok daha geç görürler.
  7. Tehlike kaynağının yerini hissedebilmeleri için henüz daha çok küçüktürler. Biz bir aracın nereden geldiğini duyarız. Çocuklar böyle değildir. Tehlike kaynağının yerini algılayamazlar.
  8. Çocukların; otobüs duraklarında, okullarda, spor merkezlerinin yakınlarında, oyun alanlarında, çocuk yuvalarında, mesken yerlerinde, çocuk oyuncaklarının olduğu yerlerde karşınıza çıkabileceği unutulmamalıdır.

c) Diğer Canlılara Gösterilmesi Gereken Kolaylıklar

Trafikte insan dışında diğer canlılar da bulunabilir. Özellikle kırsal kesimlerde yollarda hayvanlar olabilir. Sürücüler hayvan çıkabilir levhasını gördüklerinde hızlarını azaltarak varsa hayvanların yoldan geçmelerini beklemelidirler.

Ayrıca hayvanlar dışında yol kenarlarında ve refüjlerde bitki ve çimenler bulunmaktadır. Yayalar kaldırımlardan yürümeli çiçek ve çimleri ezmemeli, koparıp zarar vermemelidirler.

ç) Herkesin Engelli Olabileceği Gerçeği

Engelli; doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybetmiş, normal yaşamın gereklerine
uyamayan kişilerdir.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 5 milyon engelli var. Yani Türkiye nüfusunun yüzde 6,6’sını engelliler oluşturmaktadır. Bunun yüzde 42,8’ini erkek, yüzde 57,2’sini ise kadınlar oluşturmaktadır. Görülen o ki nüfusumuzun yadsınamayacak kadar önemli bir kısmını engelli bireyler oluşturmaktadır.

C. TRAFİKTE İLETİŞİM

1. Trafikte Konuşma Üslubu

İnsanların çektikleri sıkıntıların başında dilleri sebebiyle yaşadıkları gelmektedir. Çünkü yaşanan iyi veya kötü birçok şey dil yüzünden yaşanmaktadır. Birçok insan dili sebebiyle en büyük
musibetlere uğramışlardır. “Dilin kemiği yoktur.” sözü bunun en iyi delilidir.

Bu yüzden konuşma uzvumuz olan dilin ıslah edilmesi gerekmektedir. Sosyal hayatta, özellikle trafikte konuşma üslubu birçok olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır. Kişilerin birbirlerini dinlemeleri, özellikle de tatlı bir ifade kullanmaları ortamı yumuşatarak tartışmaları ortadan kaldırır ve olay tatlıya bağlanır. Ayrıca iki kişi arasında konuşulan konuların başkalarına açıklanmamasının da bir adap kuralı olduğu unutulmamalıdır. Konuşurken aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekir.

  1. Söylenen sözün nereye varacağını hesaplamak
  2. Gönül kırıcı ifadelerden uzak durmak
  3. Başkasının düşüncelerine değer vermek ve onun sözünü kesmemek
  4. Övgüde de yergide de ölçülü olmak
  5. Gereksiz sözlerden uzak durmak

Konuşurken muhatabın anlayacağı şekilde tane tane konuşarak lafları eğip bükmemek

Muhatabını dikkate alarak konuşmak, muhatabın sözlerinde ayıp ve kusur aramamak

a) İletişim

İletişim bir mesajın iki kaynak arasında karşılıklı iletilmesi olarak tanımlanabilir. Günlük yaşamın her anında birileri ile iletişim kurmaktayız. Gerek gündelik basit işlerimiz için gerekse belli amaca dönük daha özel işlerimiz için sürekli iletişim halindeyizdir.

İletişim dendiğinde sadece karşımızdaki kişi ile konuşmak anlaşılmamalıdır. Çevremizdeki insanlarla kurduğumuz iletişimin önemli bir kısmı sözsüz iletişimdir. Buradan da anlaşılacağı üzere iletişim sözlü ve sözsüz iletişim olarak iki başlıkta incelenebilir.

Sözlü İletişim

Sözlü iletişim bir insanla karşılıklı olarak oluşturduğumuz, diyaloglar içeren bir iletişim şeklidir. Duygu ve düşüncelerimizi karşımızdaki kişiye kelimeler kullanarak iletiriz. Örneğin evimizin önündeki otoparka aracını uygunsuz bir şekilde park eden komşumuza “Rica etsem aracınızı daha uygun bir şekilde park eder misiniz?” dememiz sözlü olarak kurduğumuz bir iletişim biçimidir

Sözsüz İletişim veya Beden Dili

Sözsüz iletişimse adından da anlaşılacağı üzere kelimelerin kullanılmadığı bir iletişim biçimidir. Duygu ve düşüncelerimizi karşımızdaki kişiye jest ve mimiklerimizle iletiriz. Yukarıda verdiğimiz örnek üzerinden gidecek olursak, aracını uygunsuz bir şekilde park eden komşumuza doğru bakıp, yüzümüzü ekşittiğimizde veya davranışından rahatsız olduğumuzu belli etmek için yüzümüzle veya bedenimizle yaptığımız bir hareketle duygumuzu ona iletmek istiyorsak burada da sözsüz iletişimi kullanmış oluruz.

Ben Dili

Sözlü iletişim kurarken de dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Sözlü iletişimde “ben dili” kullanmaya özen göstermek daha sağlıklı iletişim kurulmasını sağlayacaktır. Ben dili karşımızdaki kişiyi suçlamak yerine, ona kendi duygu ve düşüncelerimizi sunarak yaptığı davranışı fark etmesini sağlamak için kullanılan dildir. Ben dilinde duygu ve düşünceler sen dili yerine ben dili ile ifade edilir. Korktum, üzüldüm, düşünüyorum, hissediyorum gibi ifadeler ben diline örnek ifadelerdir. Korkutuyorsun, üzüyorsun, hissettiriyorsun gibi ifadeler ise sen diline ait ifadelerdir.

Bir örnekle durumu açıklayalım: Komşumuz aracını bizim aracımıza çok yakın park etmiş ve bu nedenle biz otoparktan çıkamıyoruz. Sen dili kullanılarak örneği devam ettirdiğimizde şöyle bir tablo ortaya çıkabilir:

  • Sevgili komşum. Şunu biraz daha düzgün bir şekilde park etsen de ben de rahatça çıkabilsem.
  • Şu kadar boşluktan da çıkamıyorsan hiç oturma direksiyona.

Birinci kişi “park etsen de” diyerek sen dilini kullanmış ve karşısındaki kişiye bir suçlamada bulunmuştur. Verdiği gizli mesaj nedir? Ona düzgün bir şekilde park edemiyorsun mesajı vermektedir. Komşusu ise park etme becerisinin sorgulandığını ve beceriksizlikle suçlandığını hissettiğinden kendini savunmakta ve karşı atakta bulunmaktadır. O da komşusunun şoförlük becerisini sorgulayarak “ bu kadar boşluktan çıkamıyor musun ?” demektedir. Sen dili yerine ben dili kullanılsaydı örnek şu şekilde ilerleyebilirdi:

  • Sevgili komşum. Araç çok yakın duruyor. Çıkmakta zorlanıyorum.
  • Yahu kusura bakma, hemen çekiyorum.

İkinci örnekte ortada direk olarak bir suçlama olmadığı için, kimse de kendini savunmak zorunda kalmamıştır.

b) İletişimde Mesajın Önemi

İster sözlü olarak isterse sözsüz olarak iletişim kuralım her durumda karşımızdaki kişilere bir mesaj iletiriz.

2. Trafikte Güler Yüzlü Davranma

İnsanların birbirlerine tebessümle bakmaları insanlar arasındaki buzulları erittiği gibi yıkılmaz gönül köprüleri oluşturmaya da vesile olur. Tebessümün stresi yoğun olan trafik ortamında
gösterilmesi ise sihirli bir değnek gibi trafiğin seyrinde ciddi ve olumlu kazanımlar sağlar.

3. Trafikte Öfke Kontrolü

İnsan derin bir zihinsel yapıya sahiptir. İnsanın zihinsel yapısı düşünce ve duygulardan oluşur. Duygusal yanımız her insanda ortak olan belli duyguları barındırmaktadır. Bu duygular yaratılıştan
tüm insanlarda içgüdüsel olarak bulunur. Neşe, keder, korku, öfke, şaşkınlık, utanma, endişe, özleme gibi duygular her insanda ortaya çıkan duygulardır.

Duygularımız arasında ayrım yapmamamız gerektiğini vurguladıktan sonra öfke duygumuzdan kısaca bahsedebiliriz.

a) Öfke

Öfkenin nasıl ortaya çıktığı konusunda yapılan araştırmalar, yaşantımızda ve hareketlerimizde başkaları tarafından yapılan kısıtlamaların bizde öfke duygusunu ortaya çıkardığını göstermektedir. Buradan yola çıkarak öfke duygusunun sergilenme amacının bir şeyi elde etmeye yönelik olduğu söylenebilir.

b) Trafikte Öfkenin Görünümü

Öfkenin trafikte nasıl ortaya çıktığını incelediğimizde bazı davranış kalıpları ile karşılaşmaktayız. Hızlı araç kullanma, tehlikeli manevralar yapma veya diğer trafik kurallarını ihlal etme davranışları öfke duygusu ile birlikte ortaya çıkan davranışlardır.

Trafikte seyrederken sinyal vermeden aniden önümüze çıkan bir araç, makas atarak önümüzde veya arkamızdan ilerleyen bir araç veya uygunsuz bir şekilde park edilmiş bir araç gördüğümüzde içimizde hızlıca ortaya öfke duygusu çıkmaktadır. Öfkelendiğimizde vücudumuzda bir takım değişiklikler olmaktadır. Örneğin en belirgin öfke belirtisi olarak kalp atışımız hızlanmakta ve kan basıncımız artmaktadır. O anda sağlıklı düşünme kabiliyetimizde sorunlar yaşayabilmekteyiz. Böyle bir durumu birçoğumuz tecrübe etmişizdir.

Öfkenin Kontrolü

Öfke uyandıran bir davranışla trafikte karşılaştığımızda gösterebileceğimiz tepkileri üç başlıkta toplayabiliriz. Öfkenin kaynağı olan durumu görmezden gelip öfkemizi bastırabiliriz. Duruma bir anlam vermeye, neden böyle bir davranışın ortaya çıktığını anlamaya çalışarak sabredebiliriz veya üçüncü yol olarak ta öfke duygumuzu kontrol altına almaya çalışabiliriz. Öfkeye neden olan duruma karşı sabretmek de bir anlamda öfkeyi kontrol altına almak anlamına gelmektedir. Bu açıdan baktığımızda öfkeyi kontrol altına almak veya neden olan davranışa sabretmek, öfkeyi
bastırmaktan ayrılmaktadır. Öfke uyandıran bir davranışla karşılaştığımızda içimizde öfke duygusunun uyanmasının normal ve doğal bir içsel davranış olduğunun altını çizmemiz gerekmektedir.

c) Trafikte Öfke Kontrolü

Öfkemizi kontrol edebilmek için bizde öfke uyandıran davranışın sebebini anlayıp söz konusu davranışın kasıtlı olarak yapılıp yapılmadığı, sürekli bir davranış olup olmadığı, yapan kişinin bağlamı (örneğin acemi şoför mü vb.) gibi hususlarda bir yargıda bulunarak sabretme davranışlarını sergileyebiliriz. Sebebini anladığımız davranışlar öfkemizin yatışmasında yardımcı olan davranışlardır. Davranışın sebebini anlama veya empati yapma bu noktada yararlı olabilecek davranışlardır. Kendimize şu soruları sorabiliriz: Acaba benzer bir hatayı ben de yapar mıydım veya
geçmişte yaptığım oldu mu? Acaba bu davranış istemsiz bir şekilde yapılmış olabilir mi?

Böyle bir hatayı çok yakın bir tanıdığım yapmış olsaydı ona karşı ne hissederdim ve ne yapardım? Bu davranışı yapan kişi, yaptığı davranışın bana ne hissettireceğini tahmin edememiş olabilir mi? Trafiği tehlikeye düşüren bir davranışsa ve sürekli yapılan bir davranışsa, öfkelenip sürücüyle karşılıklı münakaşa etmek yerine, yetkili mercilere durumu bildirmek mi gerekir? Bu ve benzeri sorular öfke duygumuzu kontrol edebilmemize yardımcı olabilecek sorulardır.

Bizden kaynaklanan hatalarda trafikteki diğer sürücülerin bize karşı öfkelenmeleri durumunda ise genel olarak iki tepki verilebilir. Ya diğer sürücülerin bize gösterdiği tepkiye biz de öfkeyle karşılık veririz ya da karşımızdaki insanın öfkesinin nedeni olan davranışımızı gözden geçirip karşımızdaki kişiye hak verebiliriz. İkinci seçeneği seçtiğimizde özür dilemek ve hatalı davranıştan vazgeçmek ortamı sakinleştiren ve sağlıklı trafik ortamını oluşturan bir davranış olacaktır. İlk seçeneği seçtiğimizde ise öfkeye öfkeyle karşılık vermek, üstelik soruna neden olan bizim hatalı davranışımızken, işleri oldukça karmaşık bir noktaya sürükleyebilmekte ve trafikte ardı ardına hatalı davranışların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

4. Empati

a) Empati Kavramı

Empati, kişinin karşısındaki bireyin duygularını anlaması ve davranışlarını buna göre düzenlemesi olarak tanımlanabilir. İnsanın olduğu her alanda kişiler arası ilişkilerden bahsetmek
mümkündür.

İş hayatımızda, arkadaş ilişkilerimizde ve her türlü sosyal ortamda başkalarıyla iletişim kurarız. Kurduğumuz iletişimde empati kavramı çok büyük bir öneme sahiptir. Kendi arzu ve isteklerimizi, muhatap olduğumuz diğer insanların arzu ve istekleri ile çatışmadan gerçekleştirebilmemiz için bu kavrama ihtiyaç duymaktayız.

Kara yolunda sürücüler diğer taşıt sürücüleri ile iletişim halindedirler. Kurulan bu iletişim zaman zaman iletişim çatışmalarına dönebilmektedir. Trafikte olduğumuz zaman diliminde diğer sürücüler tarafından yapılan kural ihlalleri, kasıtsız olarak yapılan hatalar ve özellikle saygı ve hoşgörü kavramlarının olması gerektiğini düşündüğümüz durumlarda karşımızdaki kişiden saygı ve hoşgörü görememek bizde öfkeye sebep olabilmektedir. Öfke ise trafikte yapılan kural ihlalleri ve hataların ana sebebi olarak nitelendirilebilir.

Örneğin, bir ara yoldan ana yola girmek istediğimizde, diğer taşıt sürücülerinin bize yol vermelerini bekleriz. Eğer sürücüler bizim bu beklentimize karşılık gösterip, yol vermezlerse birden öfkelenip, korna çalma, aracı agresif kullanma gibi öfkeli davranışlar gösterebilmekteyiz. Yaya olarak trafikte bulunduğumuz zamanlarda ise yaya geçitlerini kullanarak karşıdan karşıya geçmek istediğimizde, taşıt sürücülerinin bize yol vermemesi durumlarıyla karşılaşabilmekteyiz.

Bu tür durumlar yaya olarak bizi öfkelendirmektedir.

b) Trafikte Empati

Buraya kadar trafikte bizleri öfkelendiren bazı durumlara ilişkin örnekler verilmiştir. Bu noktada empati kavramının üzerinde durmak gerekmektedir. Diğer sürücü ve yayaların trafikte sergilemiş oldukları hatalar bizleri öfkelendirebilmekte, ancak benzer hataları kendimiz yaptığımızda bu hataları önemsenmeyecek davranışlar olarak görebilmekteyiz. Bir örnek ile açıklayacak olursak, yaya olarak karşıdan karşıya geçmek istediğimizde taşıt sürücüleri yol vermezlerse onlara öfkelenmekteyiz.

Tam tersi olduğunda ise, yani aracımızda kara yolunda seyrederken karşıdan karşıya geçmek isteyen bir yaya gördüğümüzde, aracımızın sürati, arkadan akan trafik ve fark etmemek gibi bahanelerle yayalara yol vermeme durumunda kalabilmekteyiz. Hâlbuki yayaların kara yollarını kullanacakları alanlar taşıt sürücüleri için belli tabelalarla işaretlenmiştir.

5. Trafikte İletişim

Sürücünün diğer sürücülerle veya yayalarla trafikte iletişim kurması trafiğin olmazsa olmazlarındandır. Burada iletişimin bütün kanallarını devreye sokarak iletişim kurmak trafiği inanılmaz rahatlatacaktır. Trafikte başkalarında hata bulmak ve bu hataları kendi hatalı davranışlarımızın ve öfkemizin bahanesi olarak kabul etmek toplumsal bilinçaltımızla uyumlu değildir. “İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak” deyimi başkalarında hata aramadan önce kendi tutum ve davranışlarını gözden geçirmeyi ifade etmektedir. Trafikte diğer sürücü ve yayaların kendi davranışlarımızdan nasıl etkilendiğini ve neler hissettiklerini anlamaya çalışmamız önemli bir beceridir. Bu beceriyi sergilemek trafikte istediğimiz sağlıklı ve düzenli ortamın oluşmasına katkı sağlayacaktır.

6. Trafik Görevlileri ile İletişim

Trafikte yalnız olmadığımızı unutmamamız gerekir. Kara yolunu diğer insanlarla birlikte kullandığımızı, bir şekilde o insanlarla zaman zaman diyaloğa geçerek iletişim kurduğumuzu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Ayrıca denetim görevi verilmiş trafik görevlileri ile de iletişim içerisinde olma zorunluluğumuz vardır. Hem trafik görevlileri hem de diğer sürücülerle karşılıklı saygı ve anlayış içerisinde iletişim kurmamız trafiğin akışını düzgün hale getirebileceği gibi olası tehlikeleri de engellemiş olacaktır.

Trafik görevlileri ile iletişimde de ben dili önemlidir. Trafikte zaman zaman araç sürücülerinin, rutin kontroller ve benzeri durumlarda görevlileri suçlayıcı tavırlar sergiledikleri görülmektedir. “ne gerek var”, “benim her şeyim tam” gibi düşünceler ben merkezci düşünce tarzının ortaya koyduğu düşüncelerdir. Sürücüler trafikteki görevlilerin kendilerine sordukları veya talep ettikleri bilgi ve belgeleri verirlerken bu talep ve kontrollerin trafikte düzeni sağlamak ve kurallara uyulmasının azami şartlarını oluşturmak amacıyla yapıldığını düşünmelidirler.

Ç. TRAFİKTE HEYECAN VE STRES

1. Trafikte Heyecan ve Heyecanı Etkileyen Faktörler

a) Sürücü Kişiliği

Trafikte davranışlarımızı etkileyen faktörler bir hayli olup bunların başında heyecan gelmektedir. Sürüş esnasında sürücü kişiliği bazen çok farklı bir yapıya bürünebilir. Bu esnada diğer trafik faktörlerinin de devreye girmesiyle heyecan daha da artabilmektedir. Bu heyecan duyguları genelde trafiğe çıktığımız zaman davranışlara olumsuz etki yapar ve doğrudan doğruya davranış atılganlıklarına yol açarlar.

Heyecanlar ne kadar yoğun olursa sürücü de o kadar çok bununla baş etmeye çalışacaktır. Kimse tarafından tanınmamaktan ve kapalı bir araç içinde bulunmanın verdiği güçten dolayı sürüş davranışlarını olumsuz etkileyen önemsiz sebepler güçlü duyguların ortaya çıkmasını tetikleyebilir.

b) Heyecanın Davranış Şeklimizi Etkilemesi

Trafikte bulunan birçok insan oldukça dar bir alanı birbirleriyle paylaşmak zorundadır. Trafikte iken aniden karşılaşılıyor ve birbirimizle anlaşmamız gereken durumlar ortaya çıkıyor. Heyecanlar,
birbirimizle olan bu ilişkilerin niteliğine dair bize bilgi verir. Bu konuyu daha iyi açmak için heyecanları genel olarak dört gruba ayırabiliriz.

Otoyolda heyecansal davranış şekilleri çok sık görülmektedir. Birisi için sözde yavaş giden bir kimse, diğeri için ise araba sıkıştıran başka birisi olumsuz heyecanları tetikleyebilir. Kızgınlık ve stres trafikte birçok sürücü için riziko içeren sürüş davranışlarına yol açabilir.

Günlük yaşamda tamamen normal olan bu duygular, araba kullanırken çok çabuk hafife almaya veya düşüncesizce hareket etmeye dönüşebilir.

c) Heyecanı Kontrol Altına Alma

Her kim, “iyi bir araba sürücüsü” olarak kalmak istiyorsa kendine özgü kızgınlığını kontrol edebilmeli ve hayal kırıklıklarını hoş görebilmelidir. Saygı, arkadaşlığa dayalı davranış şekli ve soğukkanlılık aynı şekilde bu kapsam içerisine girmektedir. Sorumluluk duygusuna sahip bir sürücü sadece arabayı kullanmayı öğrenmiş olmayıp aynı zamanda kendisine de hakim olmayı öğrenmelidir. Kendisini olaylara kaptırmayıp duygularına göre hareket etmeyi bilmelidir.

ç) Dikkat

Kim bir tehlikeyi, tehlike olarak algılarsa ancak o zaman dikkatli davranabilir. İnsan kendisinin yanılgıya düşebileceğini hissederse o zaman başka insanlarında hatalı davranabileceğini tahmin edebilir. Bunun için tehlike bilinci yanında dikkatte gereklidir. Yani önünü görebilecek şekilde aracı sürmesi gerekmektedir. Önünü görebilme, aktif bir şekilde trafikte olanları gözleyebilmenin yanı sıra kendi aracını da gözlem altında tutabilmektir. Tabi ki bu oldukça yorucudur. Hedef, gerçek bir tehlikeye düşmeden tehlike kaynaklarını öngörebilmektir.

Burada geçerli olan kural: Görüşünüz ne kadar sık ve kısa olursa, toplanabilecek olan bilgilerin sayısı o kadar çok olur. Örneğin önünde yabancı plakaya sahip bir aracı zamanında gören kişi artık yolu sormak için beklenmedik frenleme, durma veya geç sinyal verme nedeniyle şaşırmayacaktır.

d) Saygı

Trafikte bulunan diğer kişilere karşı saygılı olmak her zaman kolay değildir. Ancak trafiğin düzgün seyri açısından kaçınılmaz bir davranıştır. Bu yüzden trafiğe çıkmadan önce kendini bu davranışlara motive etmelidir. Kişi savunma pozisyonu içerisinde araba kullanırsa, haklı olduğuna dair ısrar etmezse, başkalarının menfaatlerine saygı gösterirse, onların problemlerini ve olası hatalı davranışlarını anlayabilirse onlara yardımcı olur.

e) Mağduriyet

Kara yolları trafiğinde başkaları zarar görmeyecek şekilde davranılmalıdır. Bunun içinde dikkatli bir sürüş gerçekleştirerek tehlike oluşturacak hareketlerden uzak durmak gerekmektedir. Sonuçta zarar vereceğimiz kişi veya kişilerinde bizim gibi trafikte hakları olduğunu düşünmek gerekir. Muhtemel mağduriyetlere yol açacak davranışlardan uzak kalmamız sonuçta kendi menfaatimizi de sağlayacaktır. Önemli olan trafiği tehlikeye sokacak davranışlardan uzak kalmaktır. Suçun kimde olduğu sorusu ikinci plandadır.

f) Tehlikeye Sokma

Tehlike, kolayca bir zarara yol açabilen davranış tarzları veya korktuğumuzda ortaya çıkan davranış tarzları gibi hususlardır. Tehlikeye sokma durumuna en yakın davranış şekillerine aşağıdaki hususlar örnek verilebilir.

  • Viraja keskin girme
  • Çok yüksek hız yapma
  • Çok yakın sürme
  • Farları çok geç kapatma
  • Yolda kalan arabalara karşı yeterli güvenlik tedbirinin alınmaması
  • Kapıların dikkatsizce açılması
  • Trafikte güvenli olmayan bir araba

g) Engel

Kara yolları trafiğinde kaçınılması mümkün olmayan bir çok engel bulunmaktadır. Örneğin; lastik patlaması, aniden ortaya çıkan bir teknik arıza gibi. Ancak kaçınılması mümkün engeller cezaya tabidir. Bunlar arasında birçok şeyi sayabiliriz:

  • Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yanlış bir hareketle durma
  • Geçerli bir sebep olmadan yavaş sürme
  • Yakıtın bitmesinden dolayı yolda kalma
  • Park etmiş araçları sıkıştırma gibi.

h) Rahatsız Etme

Rahatsız etme, trafikte diğer sürücülere bedensel veya ruhsal olarak sıkıntı verme demektir. Trafikte birçok konuda rahatsız etme durumu söz konusu olabilir. Örneğin; tehlike esnasında korna çalınması gibi. Fakat kaçınılması mümkün olan rahatsız etmelerde bulunmaktadır. Örneğin:

  • Gereksiz yere korna çalma
  • Kapıları çok sesli olarak kapatma
  • Gaz pedalıyla oynama
  • Arızalı bir ekzoz borusu
  • Aşırı derecede atık gaz ve dumana boğma
  • Gereksiz yere çevrede dolaşma
  • Uzun süre durduğunda motoru açık bırakma
  • Hızlı bir şekilde kalkış yapma
  • Gürültülü bir şekilde yükleme yapmak gibi

i) Güven Prensibi

Kara yolları trafiğinde güven prensibine dayalı kurallar bulunmaktadır. Bu bağlamda, trafik kurallarına uygun davranan sürücülerin trafik kurallarına uygun davranmayan bazı kişilerin de olabileceğini hesaplaması ve bunu göz önünde bulundurması gerekir.

2. Trafikte Stres ve Stresi Etkileyen Faktörler

a) Stres

Akan trafikte kendi yolundan çıkmış bir tırın hızla size doğru geldiğini gördüğünüz zaman olabilecek en hızlı şekilde aracınıza çarpması muhtemel olan tırdan kaçmaya çalışırsınız. Yine akan trafikte hızla yol alıyorsunuz ve beklemediğiniz bir anda karşınıza bir yayanın çıktığını gördüğünüzde yayaya çarpmamak için frenler ya da direksiyonu farklı bir yöne doğru çevirirsiniz.
Yukarıda verilen örneklerin ortak bir yanı bulunmaktadır. Her ikisinde de güvenlik en temel ihtiyaçtır. Birinci örnekte sürücü kendi güvenliğini sağlamak için bir davranış sergilerken, ikinci örnekte sürücü bir başkasının güvenliğini sağlamaya çalışmaktadır.

Ancak her iki örnekte de sürücünün bu güvenlik arayışına sebep olan en temel etmen strestir. Stresi en genel haliyle bireylerin kendilerine ilişkin bir tehdit algıladıklarında verdikleri tepkiler olarak tanımlayabiliriz. Aslında stres, varlığımızın devamını sağlamaya yardımcı olan ve insanoğlunun varlığından bu yana taşıdığımız ilkel bir duygudur.

50.000 yıl önce ilkel insanlar mağaralarında vahşi bir hayvan gördüklerinde nasıl tepki veriyorsa bugün günlük hayatımızda yaşadığımız stresli bir durumda bedenimiz aynı tepkiyi verir. Peki bedenimizin vereceği bu tepkiler nelerdir?

  1. Kalp atışımızın hızlanması,
  2. Zor ve sık nefes alıp verme,
  3. Terleme,
  4. Tüylerimizin diken diken olması vb.

Stresin herkeste yarattığı tepkiler birbirinden farklı olacağı gibi her olayın her insanda aynı ölçüde stres yaratmayacağı bilinen bir gerçektir.

b) Trafikte Stres

  1. İşe geç kaldınız ve trafik çok sıkışık. Böyle bir durumda ne hissederdiniz?
  2. Çok önemli bir iş görüşmeniz var ancak gittiğiniz yerde park yeri bulamıyorsunuz. Böyle bir durumda yaşadığınız duygular ne olurdu?
  3. Dar bir yolda, önünüzdeki araç park etmeye çalışıyor ancak biraz uzun sürdü. Siz gerildiniz ve kornaya basmaya başladınız. Sizce diğer aracın içindeki sürücü hangi duyguları yaşardı?

Yukarıda sayılan örneklere vereceğimiz cevap muhtemelen kızgınlık, öfke, gerginlik ve stres olacaktır. Yukarıdaki örneklerle de birlikte, sürücü stresi sürücülerin uzun yol ya da günlük araç kullanımı esnasında trafikte karşılaştıkları olumsuz olaylara karşı göstermiş oldukları bilişsel, duygusal ve fizyolojik tepkilerle görülmektedir.

Stres yaşayan sürücülerin kaygıları artar, kalp atışları hızlanır ve saldırganca tutumlar sergileyebilirler. Araç sayısının gün geçtikçe artması ve halihazırdaki kara yollarının artan araç sayısına yetmemesinden kaynaklı olarak trafikte yaşanan kargaşa ve stres artmaktadır.

c) Trafikte Stresle Başa Çıkma

Stres her zaman yıkıcı duyguları beraberinde getirmez aksine bireyi başarı için güdüleyebilme özelliğine de sahiptir. Bu nedenle önemli olan yaşadığımız stresi yönetebilme ve bu stresle
başa çıkma becerilerini kazanmaktır.

Trafikte yaşanan stresin hem psikolojik hem de fiziksel sağlığımız üzerinde olumsuz etkileri olabildiği için, trafik ortamında stresle başa çıkma konusunda aşağıdaki önerilere uyulmasında fayda vardır.

  1. Çeşitli nedenlerle trafik sıkışıklığının oluşabileceği zamanlarda erken yola çıkmalı.
  2. İlk defa gidilecek yollarla ilgili önceden araştırma yapmak ve olası güzergâhlar belirlenmeli.
  3. Yorgunluk genellikle stresi artırır. Bu nedenle çok yorgun hissedildiğinde yola çıkmadan önce bir müddet dinlenmeli.
  4. Öfke ve kızgınlıklarını saldırgan bir biçimde ifade eden diğer sürücülere benzer şekilde tepki vermekten kaçınılmalı, gerektiği takdirde güvenlik güçlerini bilgilendirilmeli.
  5. Trafikte stres yaşatabilecek durumlarla karşılaşıldığında derin nefes alarak sakin kalmaya çalışılmalı, gerekirse sevilen bir müzik ya da radyo programı dinlenmeli vb.

E. TRAFİKTE HAK İHLALLERİ

Hak: “İnsanların hayatlarını devam ettirebilmeleri ve toplumun düzenini sağlamaları amacıyla faydalandıkları her şeydir. Kişiye kanunların ve geleneklerin tanımış olduğu çeşitli yetki, özgürlük ve olanaklardır.” Diğer bir ifadeyle; “Hukuk tarafından tanınan ve korunmasını isteme hususunda ferdin yetkili sayıldığı menfaattir.” Haklar; insanların rahat yaşamalarını sağlayan, birbirlerine saygılı ve birbirinin hukukunu koruyan sınırları çizilmiş, herkesin uyması durumunda toplumun düzenini temin eden kurallar manzumesidir. Genel anlamda haklar; kişisel, sosyal, ekonomik
ve siyasal haklar olarak sınıflandırılabilir.

Hak ihlali, herkese kanunlarla belirlenen bazı hakları engelleme, hak kısıtlaması ve haklara ulaşılamaması olarak tanımlanabilir. Trafikte meydana gelen hak ihlalleri de bu çerçevede başkalarının haklarının engellenmesi veya kısıtlanması olarak tanımlanabilir.

Trafikte meydana gelen hak ihlalleri genel olarak aşağıdaki başlıklar altında incelenebilir.

1. Diğer İnsanlara Karşı Yapılan Hak İhlalleri

Günlük yaşamımızda olduğu gibi trafikte de diğer insanlara zarar vermeme ve kimsenin hakkını yememe hususlarını göz önünde bulundururuz. Devletler bu hususları düzenleyebilmek için
trafik kuralları ve bu kurallara uymamanın yaptırımlarını düzenlemektedir.

Geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermek bir trafik kuralı olup uyulmaması durumunda cezai müeyyide gerektirir. Yol verilen geçiş üstünlüğüne sahip aracın geçtikten sonra arkasına takılarak yola devam etme uyanıklığı bir hak ihlali olup trafik adabı kazanmamış kimselerin yapabilecekleri bir davranıştır.

Örnek1: Engelli bireyler için kaldırımlara yapılmış sarı bantların üzerine araç park etmek, bisiklet veya diğer araçlarla o bantların üzerinde bulunmak engelli bireylerin haklarını ihlal ederek onları trafikte olumsuz etkileyebilir.

Örnek 2: Yağmurlu havada hızlı bir şekilde ana caddelerden geçerek yayaların ıslatılması yayaların haklarının ihlal edilmesidir.

2. Topluma Karşı Yapılan Hak İhlalleri

Trafikteki hak ihlallerinin yalnızca bireylere değil topluma karşı da önemli etkileri görülmektedir. Hak ihlalleri sonucunda oluşan kazaların can ve mal kayıplarının yanı sıra yaralanmalar ve bunların psikolojik etkileri de göz önünde bulundurulduğunda toplumsal açıdan da çok çeşitli etkileri görülmektedir. Ölümlü kazalar sonucunda ailelerin yok olması, geride kalan bireylerin psikolojik olarak gördükleri zararlar ve bu psikolojik etkiler dolayısıyla özellikle gençlerde meydana gelen zararlı alışkanlıklar toplumun dinamiklerinin bozulması ve yaşam kalitesinin düşmesine
sebep olmaktadır

3. Diğer Canlılara Karşı Yapılan Hak İhlalleri

Trafikteki bir diğer önemli hak ihlali insanlar dışındaki diğer canlılar üzerinde gözlemlenmektedir. Trafikte insanlar dışında birçok canlı ile muhatap olmak zorunda kalınabilir. Özellikle hayvanlara karşı trafikteki sürücü tutum ve davranışları çok büyük önem arz etmektedir.

4. Kamu Hakkı İhlalleri

Trafikte kamu hakkı denildiğinde trafik ihlalleri sonucunda ülkenin tamamının uğradığı hak kayıpları akla gelmektedir. Özellikle trafikteki kamu hakkı ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlarıyla karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde trafik kazalarının ekonomik boyutları maddi kayıplar ile ilgilidir. 2016 yılında trafik kazalarındaki ekonomik kayıp 30 milyar TL olduğu düşünülürse maddi kaybın büyüklüğü daha iyi tahayyül edilebilir.

Burada çöpe atılan bu ekonomik kaybın yatırıma dönüşmesi ile ülkedeki işsizlik oranı büyük ölçüde azalacak, ülkenin gelişmişlik seviyesi yükselecek ve insanlar müreffeh bir şekilde yaşama imkanını elde edeceklerdir.

5. Doğaya ve Çevreye Karşı Yapılan Hak İhlalleri

İçinde bulunduğumuz çağda doğa ve çevre ile ilişkiler daha da önem kazanmaktadır. Bu kapsamda insanların doğa ve çevre ile ilişkileri de trafik açısından ele alınması gereken bir diğer önemli husustur. İnsanoğlunun faaliyetleri sonucunda doğa ve çevreye karşı birçok olumsuz etkiler ortaya çıkabilmektedir.

Trafik özelinde ele alındığında trafikte özel araç kullanımı artışının enerji tüketimi, hava kirliliği ve gürültü kirliliği gibi birçok olumsuz etkileri olduğu gözlemlenmektedir.

Örneğin; trafikte meydana gelen kazalar nedeniyle çevremiz kirlenmekte, ekolojik denge bozulabilmekte, insanlar ve diğer canlılar için hayati öneme sahip havanın kalitesi düşmekte, kara yollarına atılan atıklar yüzünden çevre kirlenmekte, ayrıca önemli ölçüde gürültü kirliliği meydana gelebilmektedir. Her gün daha da bozulan çevremiz beraberinde bir çok hastalıkları da beraberinde getirmektedir. Bu yüzden doğayı bozacak her türlü davranışı terk etmemiz gerekir.

6. Birey Haklarına Verilen Zararlar

Trafikteki hak ihlallerinin bir tanesi de birey haklarına verilen zararlardır. Birey hakları denildiğinde hiç şüphesiz akla ilk gelen hak yaşam hakkıdır. Yaşam hakkı kişinin fiziksel varlığını devam ettirebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır.

Söz konusu hak tüm dünyada anayasalarla güvence altına alınmış ve kişinin kendisinden de koruma sağlamaktadır. Yani trafik açısından ele alındığında sürücülerin hem kendilerini hem de başkalarının yaşama haklarını tehlikeye atacak davranışlardan uzak durması gerekmektedir. Yaşam hakkı tüm dünyada diğer tüm hakların öncülü olarak ele alınmaktadır. Çünkü yaşam hakkı olmadığında diğer haklar etkisiz kalacaktır.

7. Trafiktekilerin Çevre Kirliliğindeki Rolü

Normal hayatta ve trafikte insanlarla medeni ölçüler içerisinde ilişki kurarak iletişim içerisinde ve onların haklarına saygı göstererek yaşamaya devam etmekteyiz. Diğer canlıların ve doğanın hakları olduğunu neden unuturuz?

Kara yollarında seyreden motorlu araçlar çevre kirliliğini tetikleyen nedenlerden biridir. Araçların trafikte çıkardıkları gürültü, egzoz dumanı, yağ ve yakıt sızıntısı çevreyi kirletici bir faktördür. Arabada çevreyi rahatsız edecek şekilde yüksek sesle müzik dinlemekte başka bir çevre kirliliğidir.

F. TRAFİK KÜLTÜRÜ

1. Trafik Kültürü

Türk Dil Kurumu sözlüğünde kültür, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür. Diğer bir anlatımla bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü olarak tanımlanmaktadır.

2. Trafik Kültürü Oluşturmanın Temel Kuralları

Bilinçli, sorumluluk sahibi sürücü ve yayaların yetiştirilmesi ancak eğitim ile gerçekleşebilir. Bir başka deyişle kültür ortak normlar çerçevesinde oluşturulduğundan trafik kültürü oluşturmak da eğitim ile mümkün olabilir. Trafik kültürü alınan eğitimler ile bu eğitimlere uygun tutum ve davranış geliştirilmesi ve söz konusu olumlu tutum ve davranışların süreklilik kazanması halinde mümkün kılınabilir. Ülkemiz trafik kazalarının en fazla görüldüğü ülkeler arasında yer almaktadır. Kazaların önüne geçebilmek ve güvenli bir sürüş deneyimi ise trafik kurallarına uymaktan geçmektedir.

G. TRAFİK PSİKOLOJİSİ

1. Trafikte Sürücülerin Birbirlerini Etkilemeleri

İnsan davranışlarını tepkisel olarak incelemeye ve değerlendirmeye olanak yoktur. İnsanın trafikte yaşadığı süreçleri refleks işlemleri ile de tam olarak açıklayamayız. Tam bir kanaate varabilmek için insanın verdiği tepki organizmasının özelliklerinin incelenmesi gerekir. Bu organizmanın kalıtsal ve yapısal özellikleri çok önemlidir.

Örneğin, sürücüler araçlarını kullanırken hareket duyuları tarafından az uyarıldıklarından, zihnin uyarılması da eksik olmakta olup hız yapabilmektedirler. Bu durum yorgunlukla birlikte, reflekslerin yavaşlamasına sebep olup hafif hız sarhoşluğunu ortaya çıkartmaktadır. Bu ortamda içgüdüsel kuvvetler artarak duygulara hâkim olabilmektedir. Bu durum kişiliği gelişmemiş sürücülerde içgüdülerin yanlış tetiklenmesine sebep olabilmektedir. Aracın kapısını açıp da sürücü koltuğuna oturup, araçtan dışarıya bakıldığında, sanki dış dünya çok daha farklı, çekici ve güzel görünmektedir. Aracı hareket ettirebilmek, istediğin hızda sürmek, onu kontrol edebilmek, trafikte diğer araçlarla birlikte gidiyor olmak sürücüde ayrı bir hazzın oluşmasına neden olmaktadır. Yani bir teknolojik ürün olan aracı istediği gibi özgürce sürebilmek, onun gücünü ve hızını kendi gücü gibi görmek, araca olan yapay sevgiyi oluşturmaktadır.

Sonuç olarak; sürücülerin birbirlerini etkilemesi trafikte yaşanan en büyük sorunlardandır. Bu anlamda bir sürücünün trafikte seyreden bir sürücüden etkilenmemesi mümkün değildir.  Sürücülerin diğer sürücülerden etkilenmemesi yönünde gerekli eğitim ve uyarıların yapılması gerekmektedir.

2. Trafikte Diğer Etmenlerin Sürücü Davranışlarına Etkileri

Geçmişten günümüze süregelen “Trafik Psikolojisi” ile ilgili araştırmalara göre, sürücülerin diğer sürücü davranışlarından nasıl etkilendiği gözlemlenebilmektedir. Trafikte şiddet yanlısı ve öfkeli sürücüler diğer sürücüleri etkilemeleri üzerine birçok araştırmalar yapılmıştır. Öfkeli sürücülerin trafikteki negatif davranışları ve sebepleri ve bunların diğer sürücüleri etkilemesini “Sürücü Davranış Analizi” diye adlandırabiliriz.

Öfkeli sürücü trafikte sinirlendiğinde önce açık bir şekilde el kol hareketleriyle diğer sürücüye bağırır ve sinirine hakim olamaz ise hakaret etmeye başlar. Eğer diğer sürücü cevap verir veya tartışmaya devam ederse kullandığı araçla diğer sürücüyü çok yakın takip edip sıkıştırarak onu rahatsız eder. Bu durum diğer sürücülerin olumsuzu örnek almasına kendilerinin de aynı öfke davranışını sergilemesine neden olabilmektedir.

Davranış Analizini” birkaç tane örnekle açıklayabiliriz.

  1. Trafikte engellendiğinde öfkelenme; Önündeki araç yeşil ışıkta hareket etmez ise, park etmek için hazırlanır iken başka biri park ederse, öndeki geniş araç görüşünüzü engelliyor ise, vb.
  2. Trafikte tehlikeli araç kullanma; Çok hızlı araba kullanma, arkadaki aracın tampona değecek kadar yakın gitme sürekli şerit değiştirme, çapraz aradan öne geçme, kırmızı ışıkta geçme, hız sınırının üstünde gitme, sağdan geçme, vb.
  3. Trafikte saygısız davranma; Araç kullanma biçimine bağırma kızma, hakaret etme, korna çalma, sıkıştırma, hata yapmaya zorlama, sürekli uzun farlarını yakma, vb.
  4. Trafikte plansız, kontrolsüz davranma; Trafikte varacağı hedefi hesap edememe, yol şartlarına uygun hareket etmeme, zamanı ayarlayamama vb.
  5. Trafikte refleks olarak davranma; (Düşünmeden hareket etme, çabuk sıkılma, anlık tepki verme, çok gereksiz hareketler yapma, birden hızlanma)

H. TRAFİKTE ÖZ DENETİM

1. Öz Denetim (Öz Kontrol)

İnsan, sosyal bir varlık olarak çevresiyle daima iletişim ve etkileşim halindedir. İnsani değerler üzerinde yükselen bir hayatın devam etmesi insanın bireysel ve toplumsal ilişkiler kurmasından geçmektedir.

Kendi davranışları hatalı olduğu halde hatayı çevresinde aramak kişinin öz güveni ile ilgili bir durumdur. Yapılan araştırmalar öz güveni yüksek kişilerin hata yaptıklarını daha kolay kabul edebildiklerini, öz güveni düşük olan kişilerinse, kendilerinde eksik olan güveni telafi edebilmek adına çevrelerindeki kişilerde hatalar aradıkları ve başkalarının davranışlarına odaklandıklarını göstermektedir.

İnsan davranışları öz denetim mekanizmasından geçtiği sürece anlamlı bir amaca hizmet eder. Öz denetimin kendisi de insan için bir ihtiyaçtır. Bu iradenin kaybolması bireysel ve toplumsal kargaşa ortamını hazırlar.

Düşündüğümüz, söylediğimiz veya yaptığımız şeyler;

  • Gerçeğe uygun mu?
  • İlgililerin tümü için adil mi?
  • İyi niyet ve daha iyi dostluklar sağlayacak mı?
  • İlgililerin tümü için yararlı mı?
  • Trafikte Öz Denetim ( Öz Kontrol)

Trafiğin nasıl işlediğinden haberi olmayan bir sürücü arabasına binip yola çıktığında, yolun sağından gideceğine solundan gidebilir. Aşırı hız sonucu trafik kazasına sebep olarak yanındaki ve kara yolunda seyreden diğer yolcuların hayatlarını tehlikeye atabilir. Buna engel olmak için trafiğe çıkmadan önce gerekli eğitimleri alarak trafik kurallarını öğrenip bu durumu davranış haline getirdikten sonra trafiğe çıkmalıdır.