İLK YARDIM DERSLERİ

Ehliyet almak isteyen bireyler için hazırlanmış ilk yardım ders notları ile ehliyet test sınavına hazırlanabilirsiniz.

İLK YARDIM DERSLERİ
48

Ehliyet almak isteyen ve sınavlara hazırlanan kullanıcılar için hazırlanmış Ehliyet sınavı ders notlarına sitemizin bu kısmında yer alan ilk yardım  ile ilgili bölümden ulaşabilirler.

Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalara ilk yardım denir.

Trafik kazalarında ölümlerin % 10’unun kazadan sonraki ilk beş dakikada, % 50’sinin ise ilk 30 dakikada meydana geldiği düşünülürse kaza anında yapılan bilinçli ilk müdahalenin önemi daha kolay anlaşılacaktır.

Kaza ve diğer yaşamı tehlikeye düşüren durumlarda ölümlerin %10’unun ilk 5 dakikada, % 50 sinin ise ilk 30 dakikada meydana geldiği düşünülürse, kaza anında yapılan bilinçli ilk müdahalenin önemi daha kolay anlaşılacaktır. Bilinçli yapılan ilk yardım uygulamaları hayat kurtarıcı olabileceği kadar, sakatlanmaların önlenmesinde ve iyileşme sürecinin kısaltılmasında da önemli rol oynamaktadır.

Konu İçindekiler

Acil Yardım

Acil tedavi ünitelerinde, hasta/yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalelere acil yardım denir.

İlk Yardımcı: İlk yardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişi ya da kişilere ilk yardımcı denir.

Bir ilk yardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir: İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmalı

TRAFİK VE İLK YARDIM

  1. Önce kendi can güvenliğini korumalı,
  2. Sakin, kendine güvenli ve pratik olmalı,
  3. Eldeki olanakları değerlendirebilmeli,
  4. Olayı 112 Acil Yardım Servisi’ni arayarak anında ve doğru olarak haber vermeli,
  5. Çevredeki kişileri organize edebilmeli ve onlardan yararlanabilmeli,
  6. İyi bir iletişim becerisine sahip olmalıdır.

İLK YARDIM İLE ACİL YARDIM ARASINDAKİ FARKLAR

Acil yardım bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan müdahale olmasına karşın, ilk yardım bu konuda eğitim almış herkesin, olayın olduğu yerde ulaşabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir.

İlk yardım için doktora, sağlık personeline, tıbbi araç ve gereçlere ihtiyaç duyulmaz. İlk yardım kurallarını bilen herkes, çevre imkânlarından faydalanarak bunu gerçekleştirebilir. Bazen ilk yardım, halk tarafından acil yardımla karıştırılabilir. Ancak acil yardım için yetişmiş sağlık personellerine, tıbbi araç ve gereçlere ihtiyaç duyulur. Çünkü acil yardım ile temel yaşam desteğini sağlama, devam ettirme ve tedavi amacı güdülür.

İlk Yardımın Amaçları

Hayati tehlikenin ortadan kaldırılması, yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesinin sağlanması, kazazedenin durumunun kötüleşmesinin önlenmesi ve iyileşmenin kolaylaştırılması ilk yardımın öncelikli amaçlarıdır.

İlk Yardımın Temel Uygulamaları

İlk yardımın temel uygulamaları Koruma-Bildirme-Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.

Koruma: Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.
Bildirme: Kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Haberleşme ne kadar hızlı ve doğru olarak yapılırsa o oranda ölü ve yaralı sayısı en aza indirgenmiş olacaktır.

Ambulansın kaza yerine en kısa zamanda ulaşması ve daha sonrada gerek ambulans içinde gerekse de sağlık kuruluşunda tıbbi yardımın uygulanması iyi bir haberleşme ile olur. Ülkemizde ilk yardım gerektiren her durumda telefon iletişimleri, ücretsiz olarak 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir. 112 acil telefon hattı, ambulans hizmetleri için kullanılmaktadır.

Gerekli durumlarda aranabilecek diğer yardım isteme telefon numaraları ise şunlardır:

  • İtfaiye → 110
  • Polis İmdat → 155
  • Jandarma İmdat → 156

Kurtarma (Müdahale): Olay yerinde kazazedelere müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır. Eğer olay yerine kısa sürede ulaşabilecek profesyonel bir kurtarma ekibi varsa onların katkısını sağlamak gerekir. Bilinçsiz çabalar yarar yerine zarar verebilir.

Yaralının Bildirilmesinde Dikkat Edilecek Hususlar

Her türlü acil durumlarda 112 Acil Yardım Servisi’nin aranması ve gerekli bilgilerin doğru olarak verilmesi bir insanlık görevidir. Ülkemizde acil yardım hizmetlerini 112 Acil Yardım Servisleri yerine getirmektedir. 7 gün 24 saat esasına göre çalışan bu servislerin amacı; hasta veya kazazedeye ilk acil müdahalede bulunmak, tıbbi tedavi yapılana kadar hayati fonksiyonların devamını sağlamak, durumun daha da kötüye gidişini engellemek, yaralı veya hastanın güvenli bir şekilde en yakın hastaneye naklini gerçekleştirmektir.

112 Acil Yardım Servisi’nin aranması sırasında dikkat edilecek hususlar şunlardır:

  1. Sakin olunmalı ya da sakin olan bir kişinin araması sağlanmalı,
  2. 112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmeli,
  3. Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin ya da çok bilinen bir yerin adı verilmeli,
  4. Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmeli,
  5. Olayın tanımı yapılmalı,
  6. Yaralı sayısı ve durumu bildirilmeli,
  7. Eğer herhangi bir ilk yardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım verildiği belirtilmeli,
  8. 112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon kapatılmamalıdır.

Hayat Kurtarma Zinciri

İlk yardımcı tarafından başlatılan hayat kurtarma zinciri birbiri ile bütünleşen dört temel halkadan oluşur (Resim 02.02). Bunlardan birinci halka sağlık kuruluşuna haber verilmesi, ikinci halka olay yerinde Temel Yaşam Desteği yapılması, üçüncü halka ambulans ekiplerince müdahaleler yapılması ve son olarak dördüncü halka ise hastane acil servislerinde müdahale yapılmasıdır. Hayat kurtarma zincirinin ilk iki halkası ilk yardım müdahalelerini içerir. Diğer ikisi ileri yaşam desteğine aittir ve ilk yardımcının görevi değildir.

İlk Yardımın ABC’si

İlk yardımın vazgeçilmez ana kuralları vardır. Bu kurallara ilk yardımın ABC’si denir. Yapılacak olan ilk yardım, kazazedenin ilk yardımı gerektiren durumuna bağlı olmakla birlikte hemen her olayda bu ana kurallar hatırlanmalı ve gerekirse uygulanmalıdır. Bunun için öncelikle kazazedenin bilinci kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdaki ana kurallar hızla değerlendirilmelidir:

A → Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi
B → Solunumun değerlendirilmesi (Bak-Dinle-Hisset)
C → Dolaşımın değerlendirilmesi (Şah damarından 5 saniye nabız alınarak yapılır)

İlk yardım uygulamalarında ilk yardımcının kendisi ve kazazede için alması gereken önlemler şunlardır:

  1. Her şeyden önce ilk yardımcı kendi emniyetini sağlamalıdır. Kendi hayatını tehlikeye atacak kadar büyük riskler göze alınmamalıdır.
  2. Kaza sonuçlarının ağırlaşmasının önlenmesi için olay yerinin bir değerlendirilmesi yapılmalı ve oluşabilecek tehlikeler belirlenerek güvenli bir çevre oluşturulmalıdır.
  3. Kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir.
  4. Olay yerinde yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.
  5. Kazazedelerin durumu değerlendirilmeli (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekler belirlenmelidir.
  6. Kazazedenin korku ve endişeleri giderilmelidir.
  7. Kazazedeye müdahalede yardımcı olacak kişiler organize edilmelidir.
  8. Kazazedenin durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanaklar ile gerekli müdahalelerde bulunulmalıdır.
  9. Kırıklara yerinde müdahale edilmelidir.
  10. Kazazede sıcak tutulmalıdır.
  11. Kazazedeyi hareket ettirmeden müdahale yapılmalıdır.
  12. Kazazedenin en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanmalıdır. Ancak, ağır yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden kımıldatılmamalıdır.

TAŞITLARDA BULUNMASI GEREKEN İLK YARDIM MALZEMELERİ

İlk yardımın istenilen düzeyde uygulanabilmesi için bazı malzemelere gereksinim vardır. Bu amaçla taşıtta ilk yardım çantası bulundurmanın büyük önemi olduğunu unutmamak gerekir

Ülkemizde traktörler, motosikletler ve motorlu bisikletler hariç tüm motorlu araçlarda ilk yardım çantası bulundurulması zorunludur.

İlk yardım çantasında olması gerekenler;

  • 3 Büyük sargı bezi (10 cm x 3-5 m), 2 adet
  • 3 Hidrofil gaz steril (10×10 cm 50’lik kutu), 1 kutu
  • 3 Üçgen sargı, 3 adet
  • 3 Antiseptik solüsyon (50 ml), 1 adet
  • 3 Flaster (2 cm x 5 m), 1 adet
  • 3 Çengelli İğne, 10 adet
  • 3 Küçük makas (paslanmaz çelik), 1 adet
  • 3 Esmark bandajı, 1 adet
  • 3 Turnike (En az 50 cm örgülü tekstil malzemeden), 1 adet
  • 3 Yara bandı, 10 adet
  • 3 Alüminyum yanık örtüsü, 1 adet
  • 3 Tıbbı eldiven, 2 çift
  • 3 El feneri, 1 adet olacaktır.

KAZAZEDENİN DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YAPILABİLECEK GEREKLİ MÜDAHALELER

Kazazedeyi değerlendirmeden önce yaşam bulgularının anlamlarının bilinmesi gerekmektedir. Çünkü bu bulguların var veya yok olması yapılacak müdahaleler için önem taşımaktadır. Yaşam bulguları dediğimizde, kazazedenin; bilinci, solunumu, dolaşımı, vücut ısısı ve kan basıncından söz edilmektedir.

Bilinç Durumunun Değerlendirilmesi

Öncelikle, kazazedenin bilinç durumu değerlendirilir. Normal bir kişi kendine yöneltilen tüm uyarılara cevap verir. Bilinç düzeyi yaralanmanın ağırlığını gösterir.

Solunumun Değerlendirilmesi

Kazazedenin solunumu değerlendirilirken; solunum sıklığına, solunum aralıklarının eşitliğine ve solunum derinliğine bakılır. Kişinin bir dakika içinde nefes alma ve verme sayısı solunum sıklığıdır. Sağlıklı yetişkin bir kişide dakikada solunum sayısı 12-20, çocuklarda 16-22, bebeklerde 18-24’dür.

Kan Basıncının Değerlendirilmesi

Kazazede değerlendirilirken kan basıncı kontrol edilmez. Ancak, kan basıncının anlamının bilinmesi önemlidir.

Kalbin kasılma ve gevşeme anında damar duvarına yaptığı basınca kan basıncı denir. Kalbin kanı pompalama gücünü gösterir. Normal değeri 100/50 – 140/100 mmHg’dir.

Nabzın Değerlendirilmesi

Kalp atımlarının atardamar duvarına yaptığı basıncın, damar duvarında parmak uçlarıyla hissedilmesine nabız denmektedir. Yetişkin bir kişide, dinlenme halindeyken normal nabız sayısı dakikada 60 – 100, çocuklarda 100 – 120, bebeklerde 100 – 140’dır.

Vücutta nabız alınabilen bölgeler şunlardır:
  1. Şah damarı (gırtlak çıkıntısının her iki yanında),
  2. Ön-kol damarı (bileğin iç yüzü, başparmağın üst hizası),
  3. Bacak damarı (ayak sırtının merkezinde),
  4. Kol damarı (kolun iç yüzü, dirseğin üstü).

Kazazedenin dolaşımını değerlendirirken, çocuk ve yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde kol atardamarından nabız alınır.

Vücut Isısının Değerlendirilmesi

İlk yardımda vücut ısısı koltuk altından ölçülmelidir. Normal vücut ısısı 36,5 °C’dir. Normal değerin üstünde olması yüksek ateş, altında olması düşük ateş olarak belirtilir. 41 – 42 ˚C üstü ve 34,5 °C altı tehlike olduğunu ifade eder. 31.0 °C ve altı ölümcüldür.

Kazazedenin Değerlendirilmesinin Amacı

Hastalık ya da yaralanmanın ciddiyetinin değerlendirmesi, ilk yardım önceliklerinin belirlenmesi, yapılacak ilk yardım yönteminin belirlenmesi ve güvenli bir müdahalenin sağlanmasıdır.

Kazazedenin İlk Değerlendirilme Aşamaları

Kazazedenin hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorulmak suretiyle bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için önemlidir.

Kazazedenin ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:

1) Hava Yolu Açıklığının Değerlendirilmesi (Airway)

  1. Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir ya da kusmuk veya yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir.
  2. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava yolunun açık olması gerekir.
  3. Hava yolu açıklığı sağlanırken kazazede baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde yatırılmalıdır.
  4. Bilinç kaybı belirlenmiş kişide; ağız içine önce göz ile bakılmalı, eğer yabancı cisim var ise işaret parmağı yandan ağız içine sokularak cisim çıkartılmalıdır.
  5. Daha sonra bir el kazazedenin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğinin üzerine yerleştirilir. Alından bastırılıp, çeneden kaldırılarak baş geriye doğru itilip baş-çene pozisyonu verilir. Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur.
  6. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden kaçınılmalıdır. Başın fazla gerdirilmesi solunum yollarını tıkayıp olumsuz sonuçlara neden olacağından başa hafif bir eğim vermek son derece önemlidir. Boyun yaralanmalarında bu yöntem kullanılmamalıdır.
  7. Düşme ve trafik kazalarında daima aksi kanıtlanmadıkça kişide boyun zedelenmesi varsayılarak alt çene pozisyonu uygulanır.
  8. Bu uygulama için kazazedenin başucuna geçilir. Baş hareket ettirilmeden alt çene her iki elin dört parmağıyla alttan kavranır. Başparmaklar elmacık kemikleri üzerine konularak çene öne
    ve yukarı doğru kaldırılır.

2) Solunumun Değerlendirilmesi (Breathing)

İlk yardımcı, başını kazazedenin göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü kazazedenin ağzına yaklaştırır, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 10 saniye süre ile değerlendirir.

Bak: Göğüs kafesi hareketleri var mı? Göğüs kafesi kalkıp iniyor mu?

Dinle: Solunum sesi duyuluyor mu?

Hisset: Nefes, ilk yardımcı tarafından yanağında hissediliyor mu?

Bir başka şekilde; solunum buharının kalıntı bırakabileceği cam parçası, cep telefonu ekranı gibi cisimler hastanın ağzına yaklaştırılarak cisimlerin buğulanıp buğulanmadığına da bakılarak solunum değerlendirilebilir. Solunum yoksa hemen yapay solunuma başlanır.

3) Dolaşımın Değerlendirilmesi (Circulation)

Dolaşımın değerlendirilmesi için ilk yardımcı; çocuk ve yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde kol atardamarından üç parmakla 5 saniye süre ile nabız almaya çalışılır. Nabza aynı anda iki taraftan birden bakılmaz.

İlk değerlendirme sonucu kazazedenin bilinci kapalı fakat solunum ve nabzı varsa, soluk yolunun açık kalması için derhal sabit yan yatış (koma) pozisyonuna getirilir. Bilinci kapalı kişilerde; beş duyu ile algılama ortadan kalkar, ileri derecedeki bilinç kapanmasında ağrılı uyaranlara da cevap veremez. Örneğin kişi ağrılı bir uyarandan kaçınmak için bacağını çekemez. Yardım isteyemez.

Dikkatli değerlendirilmeyecek olursa hastanın öldüğü sanılabilir. Nedene yönelik tahmin hayat kurtarıcı olabilir. Kolayca zarar görebilir. Solunum yolu tıkanmış olabilir. Hasta kusabilir ve kusmuk solunum yollarına kaçabilir. Gözünü yabancı cisimlerden korumasını sağlayan refleks mekanizma ortadan kalkmıştır. Öksürük mekanizması çalışmayabilir.

Kazazedenin İkinci Değerlendirilme Aşamaları

İlk muayene ile kazazedenin yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra ilk yardımcı ikinci muayene aşamasına geçerek baştan aşağı muayene yapar.

İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır:

1) Görüşerek bilgi edinme

  • 3 Kendini tanıtır,
  • 3 Kazazedenin ismini öğrenir ve adıyla hitap eder,
  • 3 Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar,
  • 3 Kazazedenin endişelerini gidererek rahatlatır,
  • 3 Olayın mahiyeti, koşulları, kişisel öz geçmişleri, sonuç olarak ne yedikleri, kullanılan ilaçlar ve alerjinin varlığı sorularak öğrenilir.

2) Baştan aşağı kontrol

  • 3 Bilinç düzeyi, anlama, algılama,
  • 3 Solunum sayısı, ritmi, derinliği,
  • 3 Nabız sayısı, ritmi, şiddeti,
  • 3 Vücut veya cilt ısısı, nemi, rengi

Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığı, kulak ya da burundan sıvı veya kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.

Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Göğüs kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu ya da morarma olup olmadığı, hafif baskı ile ağrı oluşup oluşmadığı, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi genişlemesinin normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak kazazedenin sırtı da kontrol edilmelidir.

Karın boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı ya da duyarlılık olup olmadığı ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Eller bel tarafına kaydırılarak muayene edilmeli, ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak kırık veya yara olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Kol ve bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup olmadığı, nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir. İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.

İLK YARDIMDA TEMEL YAŞAM DESTEĞİ UYGULAMALARI

8.1. Solunum Durması

Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun, yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Solunum durmasında dokulara gerekli olan oksijen ulaşamaz ve doku hasarı oluşur. Bu hasar oksijensiz kalma süresine ve organa göre farklılık gösterir. Özellikle kalp ve beyin gibi hayati organların oksijensizliğe tahammülü 4-6 dakika arasındadır. Solunumu ve dolaşımı duran bir kişiye bu süre içerisinde müdahale etmek gerekir. Hemen suni solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir.

8.2. Kalp Durması

Bilinci kapalı kişide kalp atımının olmaması durumudur. Kalbin pompa fonksiyonunun aniden kesilmesi ve bu nedenle etkin kalp debisinin sağlanamaması olarak da tanımlanır. Beraberinde (öncesinde ya da kısa bir süre sonrasında) solunum fonksiyonunun da kesilmesi söz konusu olduğundan kalp-solunum durması deyimi de kullanılabilir. Kalp durmasına en kısa sürede müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur.

Kişide nabzın alınmaması, kalp seslerinin duyulmaması, göz bebeklerinin büyümesi, solunumun durması, göğüs hareketlerinin olmaması, bilincin kapalı olması, uyaranlara cevap vermemesi, deride soğuma, nem ve morarma olması kalp durmasının belirtisidir.

Kalbin yeniden çalışması için yapılan girişime kalp masajı denir. Kalp masajı, durmuş olan dolaşım ve solunum sistemini yeniden çalışır hâle getirmek için uygulanan yöntemler bütünüdür.

Temel yaşam desteği, hayat kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra, solunumu durmuş ve/veya kalbi durmuş kişiye, yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini; dış kalp masajı ile de kalpten kan pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahalelerdir.

Temel yaşam desteği ilk yardım eğitimi almış, belgesi olan kişiler tarafından yapılmalıdır.

Yetişkinlerde Temel Yaşam Desteği
  1. Kendisinin ve kazazedenin güvenliğinden emin olunur,
  2. Kazazedenin omuzlarına dokunup “iyi misiniz?” diye sorularak bilinci kontrol edilir; eğer bilinci yok ise çevreden yüksek sesle yardım çağrılır, 112 aratılır,
  3. Kazazede sert bir zemin üzerine sırtüstü yatırılır, yanına diz çökülür, boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır,
  4. Ağız içi kontrol edilir; görünen yabancı cisim var ise çıkartılır,
  5. Hava yolunu açmak için bir el kazazedenin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğinin üzerine yerleştirilir,
  6. Çene kemiğinin uzun kenarı yere dik gelecek şekilde alından bastırılıp, çeneden kaldırılarak baş geriye doğru itilerek kazazedeye baş-çene pozisyonu verilir.
  7. Kazazedenin solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye süre ile kontrol edilir.
  • Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
  • Eğilip, kulağını kazazedenin ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir.
  1. Kazazedenin solunumu yok ise, çevrede başka kimse yok ve ilk yardımcı yalnız ise, kendisi 112’yi arar,
  2. Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt yarısına bir elin topuğu yerleştirilir, diğer el bu elin üzerine yerleştirilir ve her iki elin parmakları birbirine kenetlenir
  3. Ellerin parmakları göğüs kafesiyle temas ettirilmeden, dirsekler bükülmeden, göğüs kemiği üzerine vücuda dik olacak şekilde tutulur,
  4. Göğüs kemiği 5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) 30 kalp basısı uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
  5. Baş-çene pozisyonu tekrar verilerek hava yolu açıklığı sağlanır,
  6. Alnın üzerine konulan elin baş ve işaret parmağını kullanarak kazazedenin burnu kapatılır,
  7. Normal bir soluk alınır, baş geri-çene yukarı pozisyonunda iken kazazedenin ağzını içine alacak şekilde ağız yerleştirilir,
  8. Kazazedenin göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniye süren 2 kurtarıcı nefes verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
  9. Kazazedeye 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır,
  10. Temel yaşam desteğine kazazedenin yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.
Çocuklarda Temel Yaşam Desteği
  1. Kendisinin ve çocuğun güvenliğinden emin olunur,
  2. Çocuğun omuzlarına dokunup “iyi misiniz?” diye sorularak bilinci kontrol edilir; eğer bilinci yok ise çevreden yüksek sesle yardım çağrılır, 112 aratılır,
  3. Çocuk sert bir zemin üzerine sırtüstü yatırılır, yanına diz çökülür, boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır,
  4. Ağız içi gözle kontrol edilir; hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim var ise çıkartılır,
  5. Hava yolunu açmak için bir el kazazedenin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğinin üzerine yerleştirilir,
  6. Çene kemiğinin uzun kenarı yere dik gelecek şekilde alından bastırılıp, çeneden kaldırılarak baş geriye doğru itilerek çocuğa baş-çene pozisyonu verilir
  7. Kazazedenin solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye süre ile kontrol edilir.
  •  Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
  • Eğilip, kulağını kazazedenin ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir.
  1. Solunum yok ise; alnın üzerine konulan elin baş ve işaret parmağını kullanarak çocuğun burnu kapatılır,
  2. Baş-çene pozisyonunda iken çocuğun ağzını içine alacak şekilde ağız yerleştirilir, Çocuğun göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniye süren 2 nefes verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
  3. Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt yarısına bir elin topuğu yerleştirilir, (çocuk yetişkin görünümündeyse yetişkinlerde olduğu gibi iki el ile kalp basısı uygulanır),
  4. Elin parmakları göğüs kafesiyle temas ettirilmeden, dirsek bükülmeden, göğüs kemiği üzerine vücuda dik olacak şekilde tutulur,
  5. Göğüs kemiği 5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) 30 kalp basısı uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
  6. Çocuğa 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır,
  7. İlk yardımcı yalnız ise; 30;2 göğüs basısının 5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi arar,
  8. Temel yaşam desteğine çocuğun yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.
Bebeklerde Temel Yaşam Desteği
  • Kendisinin ve bebeğin güvenliğinden emin olunur,
  • Ayak tabanına hafifçe vurarak bilinci kontrol edilir; eğer bilinci yok ise, çevreden yüksek sesle yardım çağrılır, 112 aratılır,
  • Bebek sert bir zemin üzerine sırtüstü yatırılır,
  • İlk yardımcı temel yaşam desteği uygulayacağı pozisyonu alır (yerde uygulama yapacak ise diz çöker, masa vb. yerde uygulama yapacak ise ayakta durur),
  • Bebeğin boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır, Ağız içi gözle kontrol edilir; hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim var ise çıkartılır,
  • Hava yolunu açmak için, bir el bebeğin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğine koyulup baş hafifçe yukarı geri itilerek eğilir, baş-çene pozisyonu verilir.
  • Bebeğin solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye süre ile kontrol edilir
  1. Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
  2. Eğilip, kulağını bebeğin ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir,
  • Solunum yoksa ağız dolusu nefes alınır ve ağız bebeğin ağız ve burnunu içine alacak şekilde yerleştirilir,
  • Bebeğin göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniye süren 2 solunum verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
  • Kalp basısı uygulamak için bebeğin (iki meme başının altındaki hattın ortası göğüs merkezini oluşturur) göğüs merkezi belirlenir,
  • Bir elin orta ve yüzük parmağı bebeğin göğüs merkezine yerleştirilir
  • Göğüs kemiği 4 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) 30 kalp basısı uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
  • Bebeğe 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır,
  • İlk yardımcı yalnız ise; 30;2 göğüs basısının 5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi arar,
  • Temel yaşam desteğine bebeğin yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.

Organ Bağışı: Kişinin hayatta iken serbest iradesiyle, tıbben yaşamı sona erdikten sonra ise ailesinin izniyle “doku ve organlarının” başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesi işlemine doku ve organ bağışı denir.

Sağlam kişiler tarafından yapılan doku ve organ bağışları birçok insana yaşama şansı verebilir. Organ bağışı, görmeyen bir insanın görmesini ya da yaşamını diyaliz cihazına bağlı olarak sürdüren bir böbrek hastasının hayata dönmesini sağlar.

Türkiye’de organ bağışı yapmak isteyen kişiler;

  1. Sağlık Müdürlüklerine,
  2. Hastanelere, Sağlık Ocaklarına
  3. Emniyet Müdürlüklerine (ehliyet alımı sırasında),
  4. Organ Nakli Yapan Merkezlere,
  5. Organ Nakli İle İlgilenen Vakıf, Dernek vb. kuruluşlara başvurarak organ bağışı yapabilirler.

SOLUNUM YOLU TIKANIKLIĞI DURUMUNDA İLK YARDIM

Solunum, fizyolojik bir olaydır ve yaşam için gerekli oksijeni sağlar. Oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde gerçekleşir. Eğer hava yolları tıkanacak olursa oksijen akciğerlere ulaşamaz.

Kazazede nefes alabiliyor ve öksürebiliyorsa öncelikle hiçbir işlem yapılmadan gözlenir. Ancak kişi solunum sıkıntısı içerisinde, konuşamıyor, öksüremiyor, panik halinde ve morarıyorsa hava yollarını açmak için müdahalede bulunulmalıdır.

Solunum sıkıntısı içinde olan kazazedeye bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Daha sonra kazazedenin dolaşımı, hava yolu açıklığı ve solunumu değerlendirilir. Solunumu yoksa veya yetersiz ve düzensiz ise, solunumu kolaylaştırıcı önlemler alınır. Bunun için yapılacak ilk iş hava yolunu açma ve solunumu sağlama uygulamalarıdır. Hava yollarını tıkayan herhangi bir yabancı cisim, kan pıhtısı vb. araştırılmalıdır. Varsa uygun şekilde çıkartılmalı, dikkatli davranılarak parmakla süpürür tarzda ağız içi temizlenmelidir. Hava yollarını tıkayan sebepler arasında en sık rastlananı, bilinci kapanan kişide dilin arkaya gitmesidir. Dilin geriye kaçarak hava yollarını tıkamasını engellemek için başa pozisyon verilmelidir

Solunum Durmasının Nedenleri

  1. Hava yolu tıkanmaları (yabancı cisim, kanama vb.),
  2. Zehirlenmeler (İlaçlar, kimyasal maddeler, zehirli gazlar, zehirli hayvan ısırmaları vb.),
  3. Kalp ve beyin damarlarında tıkanma,
  4. Elektrik veya yıldırım çarpması,
  5. Baş, boyun ve göğüs yaralanmalarıdır.

Solunum Durmasının Belirtileri

  1. Solunum sesi durur, göğüs hareketleri kaybolur,
  2. Oksijensizliğe bağlı olarak kişide öncelikle dudaklar, parmak uçlarında, burun ucunda morarma (siyanoz) görülür,
  3. Oksijensizliğin ilerlemesine bağlı olarak çırpınmalar (havale-konvulsiyon) görülür, göz bebekleri genişler,
  4. Dokuların uzun süre oksijensiz kalması (hipoksi) sonucu bilinç kaybolur, göz bebekleri büyür,
  5. Dokularda oksijen bitince kalp durması ve ölüm meydana gelir.

Solunum Yollarının Yabancı Cisimlerle Tıkanması

Solunum yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde tıkanmasına solunum yolu tıkanıklığı denir. Tıkanma tam tıkanma ya da kısmi tıkanma şeklinde olabilir. Hava geçişi tamamen engellendiğinde tam tıkanma, hava geçişi az da olsa var ise buna kısmi tıkanma denir.

Hava Yolu Tıkanıklığı Belirtileri

Kısmi Tıkanma Belirtileri

  1. Öksürür,
  2. Nefes alabilir,
  3. Konuşabilir.

Bu durumda kazazedeye dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.

Tam Tıkanma Belirtileri

  1. Nefes alamaz,
  2. Acı çeker, ellerini boynuna götürür,
  3. Konuşamaz,
  4. Rengi morarmıştır.

Bu durumda Heimlich (Haymlik) Manevrası yapılır. Yabancı cisim tıkanmalarında hava yolunu açmak için yapılan girişime Heimlich Manevrası (Karına bası uygulama) adı verilir. Bilinçli kişide ve bilinçsiz kişide uygulama farklılığı gösterir.

Bilinci Yerinde Tam Tıkanıklık Olan Kişilerde Heimlich Manevrası

  1. Kazazede ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir,
  2. Kazazedenin yanında veya arkasında durulur,
  3. Bir elle göğsü desteklenerek öne eğilmesi sağlanır,
  4. Diğer elin topuğu ile hızla 5 kez sırtına (kürek kemikleri arasına) süpürür tarzda vurulur,
  5. Tıkanıklığın açılıp açılmadığına bakılır, açıldıysa işlem durdurulur,
  6. Tıkanıklık açılmadıysa heimlich manevrası yapılır
  7. Kazazedenin arkasına geçip sarılarak gövdesi kavranır,
  8. Bir elin başparmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır,
  9. Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır, Bu hareket 5 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır,
  10. Tıkanıklık açılmadıysa tekrar sırtına vurulur,
  11. Bu işlemler 5’er kez olacak şekilde dönüşümlü olarak tekrarlanır,
  12. Kazazedenin bilinci kapanırsa, sert zemin üzerine yatırılır,
  13. Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
  14. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  15. Temel Yaşam Desteği uygulanır.

Bilinci Kapalı Kişilerde Heimlich Manevrası

  1. Kazazede yere yatırılır, yan pozisyonda sırtına 5 kez vurulur,
  2. Tıkanma açılmadığı takdirde hasta düz bir zeminde başı yana çevrilir, Kazazedenin bacakları üzerine ata biner şekilde oturulur,
  3. Bir elin topuğu göbek ile göğüs kemiği arasına yerleştirilir, diğer el üzerine konur,
  4. Göbeğin üzerinden kürek kemiklerine doğru eğik bir baskı uygulanır,
  5. Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
  6. İşleme yabancı cisim çıkıncaya kadar devam edilir,
  7. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  8. Bu harekete 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar ya da yardım gelinceye kadar devam edilir,
  9. Bu tür olgularda hava yolu tıkanıklığından şüphelenildiğinde, Temel Yaşam Desteği uygulamaları yapılmalıdır. Kurtarıcı nefes verdikten sonra hava gitmiyorsa tıkanıklık olduğu düşünülür, ilk yardımcı ağız içinde yabancı cisim olup olmadığını kontrol etmeli, yabancı cisim görüyorsa çıkarmalıdır.

Tam Tıkanıklık Olan Bebeklerde Hava Yolunun Açılması

  1. Bebek ilk yardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,
  2. Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir.
  3. Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,
  4. 5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,
  5. Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir,
  6. Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,
  7. Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak şekilde sırtüstü tutulur,
  8. 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üs kısmına baskı uygulanır,
  9. Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,

BOĞULMALARDA İLK YARDIM

Boğulma, vücuttaki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma meydana gelmesidir. Yaşamın devam edebilmesi için her solunum hareketi ile üst solunum yollarından akciğerin en uç noktalarına kadar oksijen taşınır.

Boğulma Nedenleri

  1. Bayılma ve bilinç kaybı sonucu dilin geriye kayması,
  2. Nefes borusuna sıvı dolması,
  3. Nefes borusuna yabancı cisim kaçması,
  4. Asılma,
  5. Akciğerlerin zedelenmesi,
  6. Gazla zehirlenme,
  7. Suda boğulma.

Boğulmalarda Genel Belirtiler

  1. Nefes almada güçlük,
  2. Gürültülü, hızlı ve derin solunum,
  3. Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme,
  4. Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma,
  5. Genel sıkıntı hali, cevaplarda isabetsizlik ve kararsızlık,
  6. Bayılma.

Boğulmalarda Genel İlk Yardım Uygulamaları

  1. Boğulma nedeni ortadan kaldırılır,
  2. Bilinç kontrolü yapılır,
  3. Kazazedenin yaşamsal bulguları değerlendirilir,
  4. Temel Yaşam Desteği sağlanır,
  5. Derhal 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  6. Yaşam bulguları izlenir.

KANAMALARDA İLK YARDIM

Kazalarda ölüm nedenlerinin başında kanamalar gelmektedir. Kanamaların durdurulması, kaybedilen kanın ambulansta veya hastanede yerine konması birçok kazazedeyi hayata kavuşturur.

Kanama

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına) doğru akmasına kanama denir

Normal bir erişkinin vücut ağırlığının ortalama 1/13’ ünü kan oluşturmaktadır. 70 kg’ lık bir kişide 5-6 lt civarında kan bulunduğu varsayılmaktadır. % 10 oranındaki kan kaybı (ortalama erişkinde 600 ml, çocukta 200-300 ml, bebekte 25-30 ml) oldukça tehlikelidir.

İç Kanamalar

Kanın vücut içine akmasıdır. Kan dışarıdan görülemez. Yüksekten düşme, trafik kazası ve patlamalar veya kronik hastalıklar gibi nedenlerle vücudun iç organlarındaki damarların hasar görmesi sonucunda vücudun iç boşluklarında (kafatası, göğüs ve karın içinde) kanamalar olabilir. Bu kanamalara iç kanama adı verilir.

İç Kanama Nedenleri: İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Her türlü kırılmada kırık çevresinde bir iç kanama meydana gelir. Örneğin uyluk kemiğinin kalça hizasından kırılması en azından 1 litre kan kaybına yol açan iç kanamaya neden olabilir. Dalak gibi bazı organlar bisikletten düşme, otomobilin direksiyonuna çarpma gibi basit darbelerde bile patlayarak cerrahi girişim gerektiren iç kanamalara neden olabilir.

İç Kanama Belirtileri: İç kanamanın vücut dışında en sık görülen belirtileri ezikler ve çürüklerdir. Bu belirtiler yumuşak doku içine kanama olduğunun göstergesidir. İlk yardımı yapan kişiler, kazazedenin iç organlarındaki hasar sonucunda şiddetli ağrısının olması, renginin solması, soğuk soğuk terlemesi ve bilincinin kapanması gibi şok belirtilerine bakarak da iç kanamayı  anlayabilirler. Bu bakımdan kazaya uğrayan kişiler olası iç kanama belirtileri yönünden izlenmelidir.

İç kanaması olan kazazedede aşağıdaki belirtiler görülür:

  1. Nabız zayıf ve süratlidir,
  2. Deri soğuk ve nemlidir (yapışkandır),
  3. Gözler donuk, gözbebekleri genişlemiş ve ışık refleksi zayıftır,
  4. Kazazedede genelde susuzluk hissi ve huzursuzluk vardır,
  5. Baş dönmesi, bulantı, kusma ve halsizlik olabilir

Kanamalarda İlk Yardım

İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır:

  1. Kazazedenin bilinci ve ABC si değerlendirilir,
  2. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  3. Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,
  4. Asla yiyecek ve içecek verilmez,
  5. Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),
  6. Yaşamsal bulguları incelenir,
  7. Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.
Dış Kanamalar

Kanama yaradan vücut dışına doğru olur. Damar tipine göre kanama; atardamar, toplardamar ya da kılcal damar kanaması olabilir. Atardamar kanamaları, kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Toplardamar kanamalarında ise koyu renkteki kan, daha az basınçla devamlı akar. Kılcal damar kanaması sızıntı şeklindedir.

Dış Kanama Nedenleri: Genellikle yaralanmalar sonucu oluşur. Vücudun dış yüzeyinde gözle görülen kanamalardır. Damarların bütünlüğünü bozan kesici ve delici yaralanmalar kanamalara neden olur. Bu kanamalar kesilen, yırtılan, parçalanan veya kopan damarlardan kanın derinin dışına çıkması sonucu oluşur. Vücudun dışından gelen bu tip yaralanmalar, özellikle cildin damardan zengin bölgelerinde olmuşsa, bol miktarda kanama görülebilir ya da derine giden bir delici yaralanma büyük damarların kesilmesine yol açarak yaşamı tehdit eden kanamaya neden olabilir.

Dış Kanama Belirtileri: Dış kanamalar gözle görülebilir ve durdurulma yöntemleri ile kontrol altına alınabilirler. Kanama başlangıçta halsizlik yapar, eğer kontrol
altına alınmazsa şok ve ölüm gelişebilir.

Dış Kanamalarda İlk Yardım

  1. Kazazedenin durumu değerlendirilir (ABC),
  2. 112 Acil Yardım Servisi aranarak tıbbi yardım istenir,
  3. Yara ya da kanama değerlendirilir,
  4. Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır
  5. Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,
  6. Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
  7. Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
  8. Kanayan bölge yukarı kaldırılır
  9. Çok sayıda kazazedenin bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa, kazazede güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa boğucu sargı (turnike) uygulanır,
  10. Şok pozisyonu verilir,
  11. Yaşam bulguları sık aralıklarla (2-3 dakikada bir) değerlendirilir,
  12. Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde kazazedenin üstü örtülür,
  13. Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (boğucu sargı uygulaması gibi) kazazedenin üzerine yazılır,
  14. Hızla sevk edilmesi sağlanır.

KOPAN UZVUN KORUNMASI VE NAKLİ

Vücut uzantılarının vücutla olan bütünlüğünün bozulmasına, organ kopması denir. Organ kopmasına ilk yardımcının müdahalesi iki yönlü ve hızlı olmalıdır. Kanama kontrolü kadar, nakil ve ulaşılacak merkezin bilgilendirilmesi de önemlidir. Diğer ilk yardım uygulamalarından farklı olarak, organ kopmasında, kazazede ve kopmuş organın ulaştırılacağı sağlık merkezinde damar- sinir cerrahisinin bulunması gerekmektedir.

Organ kapmasına müdahale edilmezse;

  • Kanama nedeniyle kazazedenin yaşamı tehlikeye girer,
  • Organın kaybı fiziksel görünüm bozukluğu, işlev kaybı ve ruhsal sorunları mda beraberinde getirir

ŞOKTA İLK YARDIM

Şok, kelime olarak sarsılma demektir. Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan, tansiyon düşüklüğü ile seyreden ve ani gelişen bir dolaşım yetmezliğidir. Kan dolaşımı, hücrelerin besin ve oksijen ihtiyacını karşılamaya yetmez. Şokun seyri, ağrı ve ilk yardımda gecikme nedeniyle ağırlaşabilir. Müdahale edilmezse belirtiler ilerler, kişi ölebilir.

Şok Nedenleri

Kalp krizi, büyük kanamalar, aşırı korku ve heyecan, şiddetli baş ve karın darbeleri, aşırı sıvı kaybına yol açan durumlar (yanıklar, ishal, kusma), zehirlenme ve alerjik durumlardır. Trafik kazalarında şoka en fazla neden olan durum aşırı kanamalardır.

Şok Belirtileri

Kan basıncında düşme, hızlı ve zayıf nabız, hızlı ve yüzeysel solunum, ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik, endişe, huzursuzluk, baş dönmesi, dudak çevresinde solukluk ya da morarma, susuzluk hissi ve bilinç seviyesinde azalma gibi genel belirtiler görülür.

Genellikle bir kaza yerinde sessiz, sakin ve hiçbir yardım istemeden yatan yaralıya ilk yardımda öncelik verilir. Bu kişi şokta olabilir. Hiç hareket etmez. Sorulara cansız cevap verir. Şuuru genellikle vardır. Buna karşın bayılmada şuur kaybı kısada olsa kaybolur.

14.4. Şok Pozisyonu Verilirken İzlenmesi Gereken İşlem Basamakları

  1. Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
  2. Kazazede düz olarak sırtüstü yatırılır,
  3. Baş yana çevrilir ve çene göğüsten uzaklaştırılarak soluk yolu açılır,
  4. Kazazedenin mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
  5. Varsa kanama hemen durdurulur,
  6. Kazazedenin bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacaklarının altına çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb. destek konulur,
  7. Kazazede sıcak tutulur,
  8. Hareket ettirilmez,
  9. 112 Acil Yardım Servisi aranarak hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır,
  10. Kazazedenin endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır.
  11. Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir.
Yara Çeşitleri
  1. Kesik yaralar: Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur. Genellikle basit yaralardır. Kesiğin uzunluğu ve derinliğine göre sinir ve damar zedelenmeleri artar. Derinlikleri kolay belirlenir, kanamalıdır.
  2. Ezikli yaralar: Taş, yumruk ya da sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpması ile oluşan yaralardır. Yara kenarları eziktir. Çok fazla kanama olmaz, ancak doku zedelenmesi ve hassasiyet vardır.
  3. Delici yaralar: Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır. Yüzey üzerinde derinlik hâkimdir. İç kanama ve organın işlevi bakımından tehlikelidir. Aldatıcı olabilir, tetanos tehlikesi vardır.
  4. Parçalı yaralar: Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile meydana gelir. Doku ile ilgili tüm organ veya saçlı deride zarar görebilir.
  5. Kirli (Enfekte) yaralar: Mikrop kapma ihtimali olan yaralardır. Enfeksiyon riski yüksek yaralar şunlardır:
  • Gecikmiş yaralar (6 saatten fazla),
  • Dikişleri ayrılmış yaralar,
  • Kenarları muntazam olmayan yaralar,
  • Çok kirli ve derin yaralar,
  • Ateşli silah yaraları,
  • Isırma ve sokma ile oluşan yaralar.

Ağrı, kanama ve yara kenarının ayrılması yaraların ortak belirtileridir. Ciddi (ağır) yaralanmalar şunlardır:

Kenarları birleşmeyen veya 2-3 cm olan yaralar, kanaması durdurulamayan yaralar, kas veya kemiğin göründüğü yaralar, delici aletlerle oluşan yaralar, yabancı cisim saplanmış olan yaralar, insan veya hayvan ısırıkları ve görünürde iz bırakma ihtimali olan yaralar

Yükleniyor...

Reklam




Reklam